Ana SayfaKültür-SanatKarınca’dan kısasıyla uzunuyla KuirFest seçkisi

Karınca’dan kısasıyla uzunuyla KuirFest seçkisi

HABER MERKEZİ – #DönerizElbet hashtagiyle Ankara’dan İstanbul’a bin bir uğraş ile taşınan Pembe Hayat KuirFest bu sene kısasıyla uzunuyla, yerlisiyle yersiziyle birçok kuir hikayeyi bir araya getirdi. 23-26 Ocak tarihleri arasında 78 filmin gösteriminin yapılacağı festivalden sizler için bir seçki hazırladık.


Haber: Evrim Şaşmaz


9’uncu Pembe Hayat KuirFest, #DönerizElbet hashtagiyle Ankara’dan İstanbul’a yola çıkıyor.

İki parti, üç atölye ve yedi söyleşinin yapılacağı, 78 filmin gösterileceği festival 23 Ocak Perşembe günü başlıyor.

İkisi uluslararası film festivallerinden olmak üzere toplam 11 seçkiyi bir araya getiren KuirFest’e İstanbul’da ev sahipliği yapacak mekanlar şöyle: Institut français, Vault24, Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi, Altyazı Sinema Derneği, The Circle, Salt Galata, Feminist Mekan, SPoD, Babylon ve Anahit Sahne.

26 Ocak Pazar gününe dek sürecek festivalden sizler için ikisi kısa film seçkisi olmak üzere toplam 10 film gösterimini zevkle öneriyoruz. Gösterimler de ücretsiz.

TRANSONSUZ (TRANSFINITE, 2019)

Neelu Bhuman imzalı film, parça parça trans hikâyelerinden oluşuyor. Kuir mistik kurgu üzerine bir film olarak sinemaseverlerin karşısına çıkan film, trans hallerin günlük hayatta karşı karşıya kaldığı tüm olumsuzluklara karşı izleyiciyi lubunyanın ahıyla biçimlendirilmiş mistik bir gezintiye çıkarıyor ve lubunyanın gücünü evrenin farklı bir kurgusuyla birleştirerek izleyiciye fantastik bir mücadele alanı sağlıyor.

Filmin yönetmeni Bhuman da KuirFest için İstanbul’da olacak ve filmin 25 Ocak tarihindeki gösteriminin ardından gerçekleşecek soru-cevap etkinliğinde izleyicilerle söyleşecek.

Greta (2019)

Armando Praça’nın yönetmen koltuğunda oturduğu film, toplumun ‘yaşlı’ dediği, ancak aşkla tazelenerek yaş almaya devam eden Greta’nın hikâyesine odaklanıyor.

Film, yoldaşı olan bir lubunyaya yardım ederken hayatının aşkını imkânsızlıklarıyla beraber tazelenerek yaşayan karakterinin öyküsü üzerinden lubunyaların dostluğunun hayatta ne gibi pencereler açtığını gösteriyor.

Karanlıkta Parlayan (Tinta Bruta, 2018)

Filipe Matzembacher ve Marcio Reolon ikilisinin imzasını taşıyan film, Türkiye prömiyerini KuirFest’te yapacak.

Filmde, Brezilya’nın “tekinsiz bir şehrinde” yaşayan ve yalnızca sohbet odalarında vücuduna sürdüğü neon boyalarla şov yaparken kabuğundan dışarı çıkabilen, sosyal olarak bastırılmış bir gencin hikâyesi izleyiciye sunuluyor.

Geçiş/Uyum (Transitioning, 2016)

Roser Oliver ve Lluís Montserrat’nın yönetmen koltuğunda oturduğu film, güncel tartışmalara translar cephesinden verilen bir cevap niteliği taşıyor.

Trans varoluşun hayatın hangi aşamalarından geçtiğini, trans hallerin kendini gerçekleştirmesi için ne gibi imkânların ortaya konması gerektiğini, karşı karşıya kalınan fobinin dili, dini ve ırkı olmadığını; bir transın kendini inşasının ve yine bu süreçte karşı karşıya kaldığı engellerle mücadelesinin ne kadar çok ortak yönü olduğunu bizlere farklı bakış açılarıyla sunuyor.

Film, Türkiye lubunya hareketine de yeni bir tartışma alanı açıyor.

Lemebel (2019)

Türkiye prömiyerinin KuirFest’te yapacak olan belgesel film, Latin Amerika’nın en önemli kuir aktivistlerinden şair ve çağdaş sanatçı Pedro Lemebel’in hayat hikâyesine odaklanıyor.

Lemebel’in sanata ve hayata bakışını, lubunyalığını ve tarihsel önemini anlatan Joanna Reposi Garibaldi imzalı yapım, Türkiye lubunya hareketine karşılaştırmalı bir örnek sunarak aktivistleri güçlendirecek ve yoldaşlık duygusunu pekiştirecek şiirsel bir anlatım sunuyor.

25 Ocak’ta Institut français’ta düzenlenecek gösterimin ardından film üzerine bir de söyleşi gerçekleştirilecek.

Ne Havva’dan Ne Adem’den: Bir İnterseks Hikayesi (No Box for Me. An Intersex Story, 2018)

Floriane Devigne’nin belgesel türündeki filmi, intersekslerin kendi yaşamlarından hareketle yan yana gelerek birbirlerinin dertlerine derman oluşlarının hikâyesini sunuyor.

Filmde, ikili cinsiyet anlayışı ile interseks çocuklara zorlanan, hem fiziksel hem de psikolojik zararı dokunan gereksiz tıbbi tedavilerin yanlışlığına dikkat çekiyor.

Ben Moshanty. Beni seviyor musun? (I’m Moshanty. Do you love me? 2019)

Papua Yeni Gine’nin ilk ve tek LGBTİ+ filmi olarak karşımıza çıkıyor.

Kadınlar açısından dünyanın en tehlikeli ülkelerinden biri olan Papua Yeni Gine’de trans kadın olmayı, Moshanty’nin hikâyesiyle gözler önüne seriyor.

Her şeye rağmen yaşama ısrarını konu alan yapım, seyircinin içinden güçlenerek çıkacağı bir tecrübe vaat ediyor.

Festivalin ikinci günü olan 25 Ocak’ta, Institut français’ta düzenlenecek olan gösterimin ardından seyirciler yönetmen Tim Wolff ile soru-cevap etkinliğinde buluşacak.

Benim Şugar Çamaşırhanem (My Beautiful Laundrette, 1985)

KuirFest her yıl olduğu gibi bu yıl da kuir film tarihinin kült yapımlarını takipçileriyle buluşturuyor. Bunlardan biri de “Benim Şugar Çamaşırhanem”.

Britanya sinema tarihinde özel bir yere sahip olan film, yazar Hanif Kureishi’nin kaleme aldığı aynı adlı kitaptan uyarlama.

Film, Pakistanlı bir genç olan Omar ile çocukluk arkadaşı Johnny’nin sonunda aşka dönüşen tanıdık öyküsü üzerinden hırs, rekabet, hayatta kalma, şehrin ötekisi olma ve tüm bunların beyazlıkla çarpışmasını seyircinin gözleri önüne seriyor.

Bir dönem filmi olan bu yapım, lubunyalığın dününden bugününe bir perspektif sunarak hala çözülememiş sorunları ve ne kadar yol aldığımızı bizlere hatırlatıyor.

Filmin 26 Ocak’taki gösteriminin ardından İskoçyalı Kuir Uluslararası Film Festivali ekibinden Marc David Jacobs izleyicilerle film üzerine soru-cevap tadında bir söyleşi gerçekleştirecek.

Türkiye’den Kuir Kısalar Seçkisi

  • Kardelen Eren’in “Örtünün Altı” (Under The Blanket, 2019)

  • Özgür Can Taşcı’nın “Yıkımın Üstünde Dans” (Dancing On The Ruins, 2019)

  • Kübra Bekmez’in “Öteki” (The Other, 2019)

  • Harun Güler’in “2740 Nolu Oda” (Room 2740 – Shot on iPhone, 2019)

  • Volkan Güleryüz’ün “Iris” (İris, 2019)

  • Gizem Aksu’nun “SOULSOLESOURCE” (SOULSOLESOURCE, 2019)

  • Ömer Tevfik Erten’in “Misafir*hane-Bir Vardım Bir Yoktum” (Guest*house-Twice Upon a Time, 2019)

  • Gökçe Onur’un “Akışkan” (Fluid, 2019)

  • Nicolas Jakubiak’ın “Barbo” (Barbo, 2019)

  • Şeyhmus Altun’un “Zerreler” (Fragments, 2019)

IQMF Amsterdam Kısalar Seçkisi

  • “Gri Alanlar” (Las Zones Grises, 2018) / Yön. Daniel Mateo Vallejo

  • “Kromofobi” (Chromophobia, 2019) / Yön. Bassem Ben Brahim

  • “Diş İpi” (Floss, 2019) / Yön. Popo Fan

  • “Hayali Gacıvari” (The Imaginary Woman, 2019) / Yön. Laura Benavides

  • “Ruj” (Lipstick, 2019) / Yön. Etsen Chen

  • “Deniz Damarlarımdan Geçiyor” (The Sea Runs Thru my Veins, 2018)

  • “Janus” (Janus, 2019) / Yön. Moise Kambongo


Festivalle ilgili ayrıntılı bilgiye BURADAN ulaşabilirsiniz.
Previous post
Karakolda kadın avukatı darp eden komisere hapis cezası
Next post
İGDAŞ'tan doğalgaz faturalarına taksit kampanyası