Ana SayfaGüncelNotabene’den iki yeni öykü kitabı

Notabene’den iki yeni öykü kitabı

HABER MERKEZİ – Notabene Yayınları’ndan iki yeni öykü kitabı raflarda. Emre Nazım Mert, “Bitmesi Gerektiği Gibi” kitabında absürt, gerçekçi ve fantastik öyküleriyle hayata ve insanlara muhtelif yerlerden mercek tutuyor. Esmehan Devran İnci ise “Suyun Şarkısı”nda yitirdikleriyle yüzleşip yola devam etmeye çabalayan insanların yaşamlarına eğiliyor. Arka kapak yazılarıyla iki kitabın tanıtımını paylaşıyoruz.

Bitmesi Gerektiği Gibi

Emre Nazım Mert, “Herkes ilgilensin. Ortalık pislik içinde, kimsenin umurunda değil!” diye sesleniyor okura.

Düzenin kıyısına köşesine itelenmiş pisliği, Kafkaesk bir anlatıyla gözler önüne seriyor yazar. Kiri, pisliği ısrarla görmezden gelenlerin adalet anlayışı lince dönüşüyor.

Sonra kenar mahallelere, şehrin görmek istemediği yaşamlara iniyoruz. Nesiller değişse de yaşantıların değişmediği, kaderin yapışkan olduğu yerlere.

Ardından önyargı bombaları patlıyor. Ölümden kaçmak için ülkesini bırakıp gelmiş çocukların üstüne düşüyor anlayışsız bakışlar.

Bir köye gidiyoruz sonra. Masala açılıyor kapılar. Masalın ve köyün sahibinin saltanatı devriliyor. Sanki bir laneti atıyoruz sırtımızdan…

“Bitmesi Gerektiği Gibi”, Emre Nazım Mert’in ilk öykü kitabı. Mert, dil, biçim ve tema olarak birbirinden farklı beş öyküyle çıkıyor karşımıza. Başka başka hayatları, dilleri, kimseleri seslendiriyor. Absürt, gerçekçi ve fantastik öyküleriyle hayata ve insanlara muhtelif yerlerden mercek tutuyor.

Suyun Şarkısı

Esmahan Devran İnci, “Suyun Şarkısı”nda yitirdikleriyle yüzleşip yola devam etmeye çabalayan insanların yaşamlarına eğiliyor.

Öykülerde, toplumun her kesiminden erkekler ve kadınlar var. Her şeye rağmen umudu yaşatmaya çalışan insanlar…  Umut ya mücadele azmine dönüşüyor ya da bir mum alevi gibi yanıp duruyor. Hiç sönmüyor…

Kişiler bazen doğaya sığınır ve ona gerçeküstü anlamlar yüklerken, bazen de yeniden ayağa kalkmaya çabalayarak bir rüyayı, bir şarkıyı ya da bir resmi rehber ediniyorlar kendilerine. Mutlaka bir anlam buluyorlar tutunmak için. Bizse bu kişileri hayata döndürüyoruz okurken.

“Suyun Şarkısı”, kötü bir hastalık gibi her yanımızı örten umutsuzluğa, özlediğimiz ilham duygusuna sarılarak kafa tutuyor.

Previous post
Irkçı saldırı: Şirin Tosun'u öldüren Zafer Aşık'a müebbet hapis istemi
Next post
50 kişi hakkında ‘deprem' soruşturması