Ana SayfaÇalışma YaşamıKESK: Kadınların yüzde 92’si işyerinde mobbinge veya tacize maruz kalıyor

KESK: Kadınların yüzde 92’si işyerinde mobbinge veya tacize maruz kalıyor

HABER MERKEZİ – KESK’in düzenlediği “İşyerinde Kadın Emekçilerin Temel Sorunları Araştırması”na katılan kadınların yüzde 92’si işyerlerinde mobbing, taciz veya ayrımcılığa maruz bırakıldığını ifade etti.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında kamuda çalışan kadınların yaşadığı sorunların belirlenmesi için gerçekleştirdikleri “İşyerinde Kadın Emekçilerin Temel Sorunları Araştırması” sonuçlarını açıkladı.

KESK Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında sendikanın 8 Mart kapsamında yapacağı eylem ve etkinlik programı da paylaşıldı.

Burada konuşan KESK Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy, kadına yönelik şiddetin boyutlanarak arttığı bir dönemde 8 Mart’a gidildiğini belirtti.

“Savaşların, militarizmin, gericiliğin, şiddetin, yoksulluğun, güvencesizliğin kadınların yaşamını esir almaya çalıştığı, kazanımlarımıza dönük saldırıların hız kesmeden devam ettiği bir süreç” diyen Atasoy tüm bunlara karşı 8 Mart’ta alanlarda olacaklarını söyledi.

“Değersizleştirilen ve yok sayılan kadın kimliğimize sahip çıkarak ‘doğa benim, üreten benim, emek benim, yaşam benim, ben kadınım’ diyerek çıkacağız alanlara.”

8 Mart programı

Atasoy, 8 Mart kapsamında gerçekleştirecekleri eylem ve etkinlik programını şöyle sıraladı:

  • İşyerlerinde kadınları ziyaret ederek, kadın buluşmaları düzenleyerek, iş yeri önlerinde basın açıklamaları yaparak bu 8 Mart’ta öne çıkardığımız talepleri kadın emekçilerle buluşturacağız.
  • 4 Mart Çarşamba günü tüm illerde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri önlerinde olacağız. Kadınların yaşamsal sorunlarına karşı duyarsız kalan, daha da vahim olanı kadınları yok sayan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na seslenerek neden Kadın ve Eşitlik Bakanlığı istediğimizi bir kez daha açıklayacağız.
  • 7 ve 8 Mart günlerinde tüm illerde kadın örgütleriyle, emek meslek örgütlerinden, siyasi partilerden ve söyleyecek sözü olan tüm kadınlarla, miting alanlarında buluşacağız.

İşyerindeki kadınların sorunları

Atasoy, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nden bu yana “Eşit ve Özgür Yaşamak İstiyoruz” kampanyasını sürdürdüklerini hatırlatarak, KESK olarak “İşyerinde Kadın Emekçilerin Temel Sorunları Araştırması” kapsamında 25 Aralık 2019 – 15 Şubat 2020 tarihleri arasında web tabanlı bir anket çalışması düzenlediklerini belirtti.

Ankete 62 ilden, 84 farklı meslek grubundan bin 792 kadın katılımcının katıldığını kaydeden Atasoy, araştırmaya katılan kadınların yüzde 48′ inin işyerlerinde cinsiyetlerinden dolayı ayrımcılığa maruz kaldıklarını düşündüklerini ifade etti.

Sonuçlara göre iş güvencesi daha az olanlar arasında işyerinde ayrımcılığa uğrayan kadınlar daha fazla.

Eğitim düzeyi arttıkça, ayrımcılığa uğradığını düşünen kamu çalışanı sayısının artış gösterdiği belirtilen çalışmada, “Başka bir ifade ile eğitim düzeyi arttıkça ayrımcılık konusundaki farkındalık da artmaktadır” denildi.

Kadınların yüzde 92’si ayrımcılığa maruz bırakılıyor

Araştırma kapsamında katılımcılara ‘mobbing, fiziki-cinsel-sözlü taciz, yasal hakların kullanımının engellenmesi ve kariyer/yükselmede ayrımcılık’ durumlarına maruz kalıp kalmadıkları soruldu.

Birden fazla şıkkın işaretlenebildiği bu soruda katılımcıların yüzde 92’sinin en az birini işaretlediği belirtildi.

Kamu çalışanı kadınların yüzde 59’u işyerinde mobbinge uğradığını düşünüyor. Mobbing ile izin, örgütlenme vb. gibi yasal haklarını kullanırken engellenme noktasında karşılaşan kadınların oranı ise yüzde 39.

Kadınlar işyerinde kreş istiyor

Araştırma kapsamında kadın çalışanlara, çalıştıkları işyerlerinde kreş olup olmadığı, yoksa kreş talep edip etmedikleri de soruldu.

Bu kapsamda kamu işyerlerinin yüzde 89’unde uygun bir kreş olmadığı, sadece yüzde 11’inde bu imkanın bulunduğu ifade edildi.

Yüzde 5’lik oranla işçi statüsünde çalışan kadınlar kreş hizmetinden en az faydalanan grup içerisinde yer alıyor.

Eğitim durumuna göre bakıldığında, lisansüstü eğitim almış kamu çalışanı kadınların işyerlerinde, diğer kamu çalışanı kadınları göre biraz daha yüksek oranda kreş bulunduğu belirtildi.

Her yaş, statü ve meslek grubundan kamu çalışanı kadınların yüzde 94’ü işyerlerinde kreş açılmasını talep ediyor.

Doğum izni

Yine araştırmaya göre kadınların birçoğu doğum izinlerinin yetersiz olduğunu vurguladı.

Araştırmaya katılan kadınların yüzde 51’i ücretli doğum izninin 32-44 hafta arasında olması gerektiğini, yüzde 28’i, 16-31 hafta arasında olması gerektiğini, yüzde 21’i ise 45 hafta ve üzerinde olması gerektiğini ifade etti.

‘8 Mart tatil olsun’

Araştırma kapsamında katılımcı kadınların yüzde 86’sının, 33 ülkede resmi tatil olan 8 Mart’ın Türkiye’de de tatil ilan edilmesini ve günün kadınların eşitlik ve özgürlük taleplerinin dillendirileceği etkinliklerle doldurulmasını talep ettiği kaydedildi.

‘Sonuçlar mücadelemizin haklılığını ortaya çıkardı’

Sonuçları açıkladıktan sonra bunları değerlendiren Gülistan Aatsoy, kadınların, her biri yaşamsal değerde yığınla sorunla baş etmek durumunda kaldığının bir kez daha ortaya çıktığını söyledi.

“Çok daha kapsamlı bir araştırma yapılması durumunda yaşanan sorunları daha derinlikli ve boyutlu ortaya çıkarmak mümkündür. Bu çalışma aynı zamanda KESK olarak yıllardır dile getirdiğimiz sorunların, taleplerimizin, çözüm önerilerimizin ve yürüttüğümüz mücadelenin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Ortaya çıkan tespitlerden hareketle önümüzdeki dönem haklı mücadelemizi, kazanıncaya kadar ısrarla sürdüreceğimizi bir kez daha ifade etmek isteriz.”

Mezopotamya Ajansı’ndan derledik.
Previous post
THY "önlem alıyoruz" diyor ama İtalya biletlerini iptal etmiyor
Next post
Danimarkalı gazeteci Sultan Çoban’a 1 yıl 3 ay hapis cezası