Ana SayfaGüncelÖlüm orucundaki İbrahim Gökçek’e tahliye yok, duruşma Mart’a ertelendi

Ölüm orucundaki İbrahim Gökçek’e tahliye yok, duruşma Mart’a ertelendi

HABER MERKEZİ – Grup Yorum üyelerinin ölüm orucu eylemi devam ediyor. Grup üyelerinden İbrahim Gökçek’in de aralarında bulunduğu yedi kişi bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Avukatların reddi hakim talebi kabul edilmezken, duruşmada savunma yapan Gökçek “Bir halk sanatçısı olarak yaşamak istiyorum” dedi ve Grup Yorum’un üzerindeki baskıların kaldırılmasını istedi. Bunun son konuşması olabileceğini söyleyen Gökçek’in tutukluluğuna devam kararı verildi. Bir sonraki duruşma 26-27 Mart’ta Silivri’de yapılacak.

Grup Yorum üyelerinin açlık grevini ölüm orucuna dönüştürdükleri eylemleri devam ediyor.

İbrahim Gökçek, tutuklu bulunduğu cezaevinde 241 gündür, Helin Bölek ise 239 gündür eylemde.

Grup Yorum’un gitaristi Gökçek’in de aralarında bulunduğu yedi kişi bugün İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmada hakim karşısına çıktı.

Adliyeye ambulansla getirilme talebi reddedilen Gökçek, duruşmanın yapıldığı Çağlayan Adliyesi’ne ayrı bir araçla getirildi.

Duruşmanın başında söz alan avukat Yaprak Türkmen, reddi hakim talebinde bulundu:

“ÇHD avukatlarına yapılan yargılamada mahkemenizce sergilenen pratik tarafsızlığınızı gölgeledi, tarafsız olmadığınızı düşünüyoruz. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine heyet olarak, avukatların tahliyesinin ardından tekrar tutuklanmaları üzerine atandınız.
“Bu sırada tanıklardan biriyle ilgili haber yapan Canan Coşkun’a da dava açıldı, yine Akın Gürlek bu mahkemede de başkanlık yaptı. Tanık B.E.’nin bu mahkemede verdiği ifadeyle ilgili daha sonra 26. Ağır Ceza Mahkemesinde, bu ifadenin yalan olduğunu söylemiş, kabul etmediğini beyan etmişti.
“Bu mahkemenin skandal kararlarından biri de Atilla Taş, diğeri Selahattin Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder’e hapis cezasına hükmedilmesiydi. Yine birçok akademisyen Akın Gürlek’in başkanlığını yaptığı mahkemelerde ceza almıştır.”

Mahkeme Başkanı Akın Gürlek ise talebin “kötü niyetli ve yargılamayı uzatmaya dönük olduğu” gerekçesiyle reddetti.

Avukat Sinan Zincir bu kararı da reddettiklerini ve heyetin esasa ilişkin işlem yapamaması gerektiğini ifade etti ancak bu talep de reddedildi.

“Bu, son konuşmam olabilir”

Avukatların açıklamasının ardından İbrahim Gökçek’in savunma yapabilmesi için sandalye getirildi ve konuşmasını oturarak yapabildi.

Gökçek’in beyanları özetle şöyle:

“Bir halk sanatçısı olarak yaşamak istiyorum, Grup Yorum önündeki bütün engellerin kaldırılmasını istiyorum.
“Dava dosyası bize Salı günü geldi ve 1000 sayfadan fazlaydı, inceleme fırsatımız olmadı. Asıl savunmamı yapmak için süre istiyorum. Ancak bugün buraya geldim ama bu salona bir kez daha gelebilir miyim, izlemeye gelenler tekrar beni görebilir mi bunu bilmiyorum. Ölebilirim sakat kalabilirim hafızamı kaybedebilirim. Her şey olabilir. O nedenle söylemek istediklerimi söylemek istiyorum.
“Ben kimim? Halil İbrahim Gökçek. 15 yıllık Grup Yorum emekçisiyim. Mahsuni Şerif, Pir Sultan nasıl sanat yaptılarsa aynısını yapmaya çalıştık. Saray soytarısı olmadık. Besteler yaptım, bas gitar sanatçısıyım. Onlarca konserde yüzbinlerce insana konser verdim. 2016’daki OHAL’e kadar böyle devam etti.
“2017 yılında Grup Yorum’a büyük bir siyasi linç başladı. FETÖ’nün darbesini fırsat bilen AKP iktidarı, ülkedeki tüm muhalefet güçlerine saldırmaya başladı. Mükellefi olduğum İdil Kültür Merkezi 12 defa basıldı, piyano tuşları tek tek parçalandı, gitarlarımız kırıldı. Bu düşmanlık için ne yaptık biz? Tüm bunları türküler söylemeye devam ettiğimiz için yaşadık. Türkülerimizin susturulmasını konserlerimizin yasaklanmasını kabul etmiyorum.
“Kendini kurtarmaya çabalayan iftiracıların tanıklığıyla sayfalarca iddianame yazıldı. İnanın, bu süreç geçtiğinde ilk satacakları siz olacaksınız.
“Ben adalet istiyorum. Kültür merkezimiz basılmasın, Grup Yorum üyeleri serbest bırakılsın istiyorum. Biz bu ülkenin medarı iftaharıyız. Diğerleri gibi iktidara belediyelere kapaklanıp milyonları cebimize atmadık. Bir konserden en fazla 10, 15 bin lira alırız. Fazlasını almayız.
“Böyle bir grubu yargılıyorlar, işkence yapıyorlar, küfür ediyorlar…
“21. Yüzyıldayız konser yasaklanıyor. Listelere konuluyoruz. Ne yaptık? Elimize silah mı aldık, insan mı öldürdük, katliam emri mi verdik? Çocuklara müzik eğitimi verdik, ücretsiz orkestra kurduk. Suç mu?”

Mahkeme Başkanı Akın Gürlek ise Gökçek’in birkaç kez sözünü keserek savunmasını kısa tutmasını istedi.

“Neden sözümü kesiyorsunuz? Bu düşmanlık neden? Bu anlattıklarımı yaptığımız için buradayız” diyen Gökçek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Grup Yorum kurulduğunda 5 yaşındaydım, hala devam ediyor. Kaç iktidar geldi geçti, devam ediyor. Grup Yorum böyle susmaz. Sanatını yapmak için ölümü göze almış insanlar varken susmaz. Helin Bölek’le ben varız. Bugünün Türkiyesi’nde sanat yapmak için ölümü göze aldık.
“Ben yaşamak istiyorum, gitar çalmak istiyorum, konser vermek, sevdiklerimi görmek istiyorum. Ama bunun koşullarının sağlanması lazım. Sanatımızın karşısına ağır silahlarla ağır cezalarla çıkılmasın.”

Mahkemeye “Bizim katilimiz olmayın” diye seslenen İbrahim Gökçek, “Biz sizler için bile direniyoruz, sizden öncekilerin yaşadığı adaletsizlikleri yaşamayın diye. Biz böyle insanlarız” dedi.

Gökçek’ten sonra sırasıyla Emel Yeşilırmak, Ümit İlter, Sadık Eroğlu ve Barış Yüksel savunmalarını yaptı.

Savunmaların ardından duruşmaya öğle arası verildi. Duruşma, öğle arasının ardından avukatların beyanlarıyla devam etti.

Gökçek’e tahliye yok, dava Silivri’ye taşındı

Daha sonra mahkeme kararını açıklayarak, sadece sanıklardan Barış Yüksel’i ‘adli kontrol’ şartıyla tahliye etti.

Ölüm orucundaki İbrahim Gökçek dahil diğer tüm tutuklu sanıkların tutukluluğuna devam kararı verildi.

Mahkeme ayrıca, Gökçek’in “hapishanede kalıp kalamayacağına dair” sağlık raporu alınması için Adli Tıp Kurumu’nda muayene edilmesine hükmetti.

Dava Silivri’ye taşınırken, bir sonraki duruşma 26-27 Mart tarihlerinde yapılacak.

Duruşma öncesi ailelerden açıklama

Duruşma öncesi adliye önünde bir araya gelen Grup Yorum üyeleri ve aileleri “Grup Yorum’a Özgürlük” pankartı açarak açıklama yaptı.

Açıklamada konuşan Grup yorum üyesi Çoşkun Karadağ, şunları söyledi:

“Arkadaşlarım hiçbir delil olmadan terör listelerine eklendi. Vur emri ile arandı. Konserlerimiz gerekçesiz yasaklandı. Neredeyse hepimiz tutuklandık ve hakkımızda birden fazla dosya açıldı. Yine de vazgeçmedik. Çünkü bu günün Türkiye’sinde misyonumuzu biliyoruz. Biz yalnız müzik yapmıyoruz. Yalnız müzisyen olmayı reddediyoruz. Kavgadan geri durmuyor ölüm orucuyla direniyoruz. Göstermelik delilerle hukuksuzluklarla arkadaşlarımız tutsak edildi. Tüm bu hukuksuzluklara karşı direniyoruz.”

İddianamede ne var?

159 sayfalık iddianame, 30 Mart 1972’deki Kızıldere Katliamı’ndan başlıyor.

İddianamede, 2005 yılından itibaren tutulmuş olan Terörle Mücadele Şubesi (TEM) kayıtları, dokuz ayrı tanık ifadesi ve Gökçek’in gözaltında bulunduğu sürede kendisine ikram edilen yemeği yememesi “örgütsel tavır” olarak gösteriliyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nin kayıtları, 2004-2005 yıllarından başlarken, fişleme kayıtları ise 2005 yılına uzanıyor.

Kayıtlarda, dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi’nce (DGM) verilen 2003 tarihli bir karar da var.

Kayıtların hiçbirinde Gökçek hakkında bir suçlama yer almazken, hakkındaki UYAP kayıtlarında ise İçişleri Bakanlığı’nın ‘Terör Arananlar Listesinde’ de ‘GRİ kategoride’ yer aldığı belirtiliyor ancak bunun nedeni ise açıklanmıyor.

“Örgütsel tavır”a gerekçe ise, “Gözaltında bulunduğu süre içerisinde görevlilere mukavemette bulunduğu, slogan attığı görevli personeli tehdit ettiği, kendisine verilen yiyecekleri kabul etmeyerek açlık grevine gittiği, avukat görüşme tutanağına imza atmamış, kendisine ikram edilen yiyecekleri kabul etmeyerek açlık grevine gittiği” gösteriliyor.

Talepler

Ölüm orucu eylemindeki Grup Yorum üyelerinin talepleri ise şöyle:

  • Grubun çalışmalarını yürüttüğü İdil Kültür Merkezi basılmasın.
  • Grup Yorum üyeleri “arananlar” listelerinden çıkarılsın.
  • Konser yasakları kaldırılsın.
  • Grup Yorum üyeleri haklarında açılan davalar düşürülsün.
  • Tutuklu müzisyenler serbest bırakılsın.

Karınca, bianet, Mezopotamya Ajansı
Previous post
“After Life”ın ikinci sezon yayın tarihi belli oldu
Next post
Özgür Gündem Ana Davası: Üç isme beraat, altı kişinin dosyası ayrıldı