Ana SayfaYazarlarİbrahim Aslan‘Tabi bu arada’ rezaletin ustalık dönemindeyiz

‘Tabi bu arada’ rezaletin ustalık dönemindeyiz


İbrahim Aslan


AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırıkkale’de konuşuyor. Tarih 5 Şubat 2020. AKP iktidarının icraatlarını anlatıyor…

Mesele AKP’nin icraatları olunca yapmadıkları şey yok! Hepimizin bildiği gibi. Duble yollar, TOKİ konutları, dolarla geçilen köprüler, uçan dış politika, hastaneler, her kente yapılan havalimanları, üniversiteler…

Erdoğan, AKP iktidarının bitmez tükenmez(!) icraatlarını anlatırken, senkronize bir şekilde tam takım canlı yayında olan Goebbels artığı havuz medyamız, ekranlarını ikiye bölmüş durumda; iki yerden görüntü geçiyor.

Ekranın bir yanında AKP iktidarının her dönem tek mimarı olan Erdoğan, diğer yanında Van’ın Bahçesaray ilçesine giden yolda çığ altında kalmış, kurtarılmaya çalışılan, cenazesi veya yaralı olarak çıkarılan insanlar.

Bu görüntüler eşliğinde Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “…İşte modern Türkiye bu. Biz bunu yaptık. Tabi bu arada, çığdan yeni bir haber daha geldi. Çığ altında kalanların sayısı 33. Allah rahmet eylesin. Maalesef çığ, heyelan bütün bunlar, hep tehditler. Ve TOKİ vasıtasıyla bugüne kadar 4 bin 794 konut yaptık…”

AKP iktidarının ülkeyi getirdiği noktanın özü yukarıda aktarmaya çalıştığım görüntüde kristalize olmuş vaziyettedir.

‘Ustalık dönemindeyiz’ diyen Erdoğan, çığ altında kalan insanların cenazeleri taşınırken, bu vahim durumu vaat verir gibi anlatıyor. Sonra TOKİ propagandasıyla devam ediyor. Ve Goebbels artığı havuz medyası da bu rezaleti hiç utanmadan canhıraş bir şekilde canlı yayında veriyor.

Sadece yaşanan Bahçesaray’daki çığ felaketi mi? Tabi ki değil.

Bahçesaray’da sözde yetkili olanlar kaç kişinin çığ altında kaldığını dahi açıklayamazken, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda da aynı gün bir uçak pistten çıkıyor. Yolcuların çoğu kendi imkanlarıyla uçaktan çıkmaya çalışıyor. Yaralılar ise otobüslerle hastanelere taşınıyor.

AKP iktidarının ‘Ustalık Dönemi’nin ustası Erdoğan’ın, her dönem sağlık alanındaki icraatları ile övündüğünü akıldan çıkarmayın: “Devasa şehir hastaneleri, yok sıra bekleyen kimse kalmadı, herkes sağlıktan faydalanıyor” şeklindeki ifadelerin ardı arkası kesilmiyor. Ancak bir uçak kazasında ölümle burun buruna olan insanlar, havalimanı servisleriyle kaza alanından çıkarılıp hastanelere taşınıyor.

Hastaneye otobüsle taşınan kan revan içerisindeki yaralı yurttaşın cep telefonuyla çektiği görüntüler ve söylediği şu sözlerini de bir tarafa not edelim:

“Durum bu. Kaza bir saat önce oldu, hala biz burada sürtüyoruz. Çok kötüyüz ama bizi otobüsle götürüyorlar. Rezillik bu kadar. Rezillik…”

Bahçesaray’dan Sabiha Gökçen Havalimanı’na kadar olan görüntüler, ülkenin gerçek fotoğrafıdır.

Lafla peynir gemisi yürümüyor.

AKP iktidarı, 18 yılın sonunda gerek iç politika gerekse de dış politikada dibe vurmuş durumda. Rezaletin boyutu öyle bir halde ki, artık bunu kapatacak yama bulunamıyor.

İdlib’den Libya’ya, Elazığ’dan Van Bahçesaray’a, Bahçesaray’dan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na dek bir çöküş süreci yaşıyor iktidar.

Havuz medyası, iktidarın bu çöküşünü örtmeye çalışırken, iktidarın içerisine düştüğü aczin teşhirini yapıyor.

Fazla söze de gerek yok. Egemenler, rezaletin ustalık döneminde olan bir iktidar ile yönetmeye çalışıyorlar.

Öyle gözüküyor ki bu ısrar, rezaleti daha da derinleştirecek ve bedelini her yerde insanlarımız ödemeye devam edecektir.

Previous post
Hatay'da yangın: 4 yaşındaki çocuk yaşamını yitirdi
Next post
Silahsızlandırma çalışmaları