Ana SayfaYazarlarMehmet Nuri ÖzdemirYeni bir yol bulmak şart

Yeni bir yol bulmak şart


Mehmet Nuri Özdemir*


Türkiye siyasetinde büyük bir tıkanma yaşanıyor. Missillemeci, intikamcı ve rövanşist söylemler toplumda yeni bilimsel icatlardan ya da tersinden bakarsak teolojik söylemlerden daha hızlı karşılık buluyor.

Kan sızmasıyla oluşan öfke seansları toplumsal bünyeye büyük tahribatlar vermeye başladı. Toplumun içinde yükselen ateş şimdilik “intiharlar” şeklinde sirayet ediyor. Fakat toplumsal bünyenin bu yüksek ateşi atlatması için ne siyasette ne de toplumda sağduyulu bir yaklaşım gelişmiyor.

Bunun en büyük nedeni 7 Haziran’dan beri “istisnai durumlar” bahane edilerek toplumun rahat nefes alabilmesinin tüm yollarının kapatılmasıdır. Protesto hakkı ve düşünce özgürlüğü gibi temel evrensel ve demokratik haklar askıya alınmış. Fiili OHAL devam ediyor ve en ufak muhalefette insanlar hemen gözaltına alınıyor.

İktidarda olmak yetmiyor

Her siyaset öncelikle kendi çağının sorunlarına cevap olmalıdır. Toplum, hem sağ hem sol siyasetler açısından sürekli geleceğe havale edilen özgürlük, eşitlik, barış ve demokrasi talebinin sadece propaganda ya da ajitasyonla sınırlı kalmasından sıkıldı. Toplumsal sorunlar her an çözüm ister. Bu sorunlara kanlı canlı cevap olabilmek gerekiyor.

Sorunları çözemez hale gelen iktidar hem içerde hem dışarıda hata üstüne hata yapmaya devam ediyor. Ancak iktidarın yaşadığı bu zayıflığa karşı muhalefet gerekli hamleyi yapamıyor.

Bu anlamda bazen bir toplumu yönetmek için sadece iktidarda olmanın yetmediğinin en güzel örneğidir AKP. Bazen bütün sandıklar size çalışsa da toplumsal sorunları çözmeye gücünüz yetmez. Çünkü siyaset kurumlar, ilkeler ve zeminler üzerinden yapılan bir iştir. Gelinen aşamada bunların kaybedildiğini rahatlıkla görebiliyoruz.

Ayrıca askeri sanayiye yüklenerek, güvenlik paradigmalarının güzellemesi yapılarak politik krizler bir yere kadar aşılabilir. Ancak eninde sonunda sorunları konuşmak, tartışmak ve çözmek zorundasınız. İster sağcı ister solcu olun, eğer toplumsal sorunları çözemezseniz aşılır, tarihin çöplüğüne gidersiniz.

Siyasal bütünlüğü gören bir perspektifle sorunlara bakmak

İktidara nasıl kısık bir sesle eleştiri getiriliyorsa muhalefete de aynı şekilde bir yaklaşım söz konusu. İktidarın otoritesinden, mevcut muhalefeti de tamamen kaybetmekten korkuyoruz. Aslında ikisi de yanlış. Her ikisini de eleştirmemek mevcut düzenin gidişatından memnun olmaktan başka bir şey değildir.

İktidar yürütür, muhalefet ise yürütülen işleri gözden geçirir ve toplumsal fayda ya da zararı ölçerek ona göre tavır belirler. Bu durumda iktidar ve muhalefet birbirinden bağımsız olan mekanizmalar değildir.

Dolayısıyla siyasal sorunların hem tespitinin hem çözümünün sağlıklı yapılmasının ön koşulu siyasal bütünlüğü gören bir perspektif ile meseleye yaklaşabilmektir. Bu perspektif çelişkili gibi görünse de belli dönemlerde toplumun buna ihtiyacı var. Riskin herkesi bağladığı dönemler bunu zorunlu kılar.

Sadece iktidarın hata yapmasını bekleyen ve tüm beklentilerini bunun üzerine kuran bir muhalefet toplum dostu olamaz. Muhalefetin en önemli rolü iktidarın olağanüstü hatalar yapmaması için onu uyarmak, doğruya çekmek ve hatayı önlemektir.

Eğer bunu başarabilirse daha meşru ve haklı bir iktidarı da hak etmiş olacaktır. Yoksa hatalar önlenmeden ve sorunların çözümüne ortak olmadan iktidarın el değiştirmesinin bir anlamı olmayacaktır. Bu noktada müzakereci siyaset tarzına ihtiyaç olduğu açıktır.

“Biz söyledik ama dinletemedik” gibi siyaseten karşılığı olmayan muhalefet dili inandırıcı değildir. Mesela muhalefetin Suriye teskeresine önce onay verip sonra da olumsuz sonuçlar gelişince eleştirmeye başlaması iyi bir muhalefet değildir. Önce Suriye Kürtlerinin yerleşim birimlerine yapılan saldırılar karşısında sessiz kalmak, sonra da Kürt halkından oy istemek iyi bir muhalefet değildir. Türkiye yakın zaman önce havadan Kürtlere saldırıyordu. Şimdi ise o izni veren devletlerin uçakları Türkleri havadan vuruyor. O zaman sessiz kalan muhalefet şimdi de sessiz.

Muhalefet büyük felaketleri önlemekle sorumludur

Ortadoğu’da her zaman olduğu gibi şimdi de toplumlar ve halklar üzerinde hegemonyanın bilinçli bir gerilim ve sıkıştırma politikası var. Bunun karşısında “Ey Amerika, ey Rusya!” dönemleri bitmiştir. Türkiye şimdi iki ateş arasında kalmış durumda. Bir tarafa yöneldiğinde kuyruğunu, diğerine yöneldiğinde burnunu sıkıştırıyor.

Devletler savaş halindeyken muhalefet hala kem küm ediyor. Radikal eleştiriler geliştireceğine hala mecliste gizli oturumlar peşinde. Belki de AKP’nin Suriye bataklığında erimesini hayal etmektedir.

Oysa Suriye savaşında İktidarın akıl dışı politikaları muhalefetin miyopluğuyla birleşince sadece AKP değil bir bütün olarak tüm ülke topluca bataklığa sürüklenmektedir. Muhalefetin bir an önce bu gerçekle yüzleşmesi gerekiyor.

Yapılacak rasyonel iş, bir an önce askeri operasyonları durdurmak ve Suriye’de demokratik çözümden yana bir politikayı izlemektir.

Eş zamanlı olarak içerde de yeni bir demokratik anayasa çalışması başlatarak bir an önce normalleşmeye başlamak gerekiyor.

Bu adımlar, muhalefetin radikal bir politika ile iktidarı durdurmasına bağlıdır.


*İhraç Kürt öğretmen
Previous post
Nevada'da kazanan Sanders: Trump'ı Teksas'ta da yeneceğiz
Next post
Afyon Cezaevi'ndeki tutuklular: Can güvenliğimiz kalmadı, her şeye hazırlıklı olun