Ana SayfaGüncel“Yeni havalimanının yeri son kazada da bir olumsuzluk olarak karşımıza çıktı”

“Yeni havalimanının yeri son kazada da bir olumsuzluk olarak karşımıza çıktı”

HABER MERKEZİ – Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yaşanan ve üç kişinin ölümüne neden olan kazaya dair değerlendirmede bulunan kaptan pilot Bahadır Altan, yeni havalimanının yerinin son kazada da bir olumsuzluk olarak karşımıza çıktığını söyledi. Altan, “Böyle bir rüzgârda kulenin yapacağı ilk iş pist yönünü değiştirmektir, ama İstanbul Havalimanı’ndaki trafik akışı nedeniyle pist yönü değişemiyor. Tabii bu pilot üzerinde bir baskı oluşturuyor, pilotların tereddüt etmesine yol açıyor. Yine de her koşulda pilotun pas geçmesi gereklidir” dedi.

İstanbul’daki Sabiha Gökçen Havalimanı’nda pistten çıkan yolcu uçağının parçalara ayrılması sonucu, son bilgilere göre, üç kişi yaşamını yitirdi, 180 kişi yaralandı.

Kazanın nedenine ve nasılına dair tartışmalar sürerken, konuya dair dün CNN Türk canlı yayınına bağlanan kaptan pilot Bahadır Altan olan biteni değerlendirirken yayından alındı.

Altan bu yayında kazanın tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirterek, bütüne odaklanmak gerektiğinin altını çiziyor ve İstanbul Havalimanı gibi projelerin bu kazaların önünü açtığına işaret ediyordu.

Bahadır Altan

CNN Türk’te sözü kesilen Altan, 1+1 Forum’a yaptığı değerlendirmede bunu detaylarıyla anlattı.

Kaza yapan uçağın henüz iniş ânında rapor edilen rüzgârın 270 dereceden 22 knot, hamlesinin de 37 knot olduğunu, bunun da 37 deniz mili saatte 68 kilometre hıza ulaşan bir rüzgâr anlamına geldiğini belirten Altan, yeni havalimanın yaşananlar üzerindeki etkisine dikkat çekti:

“Kule bunu rapor ediyor pilota. Bu nedenle öbür iki uçak pas geçmiş. Bu durumda yapılacak şey öncelikle kulenin iniş istikametini değiştirmesi, ama buna kendisi karar veremiyor. İstanbul Havalimanı Yaklaşma Kontrolü her iki meydanın da yaklaşmasından sorumlu, dolayısıyla yetki onlarda.
“Tabii ne olursa olsun, limit dışı bir arka rüzgârda pilotun kesinlikle pas geçmesi gerek. Uçakta rüzgârı gösteren sistemler var, belki de limit içine, yani 15 knot ve altına düşmüş de olabilir. Yakıt durumu, trafiğin sıkışıklığı vb. etkenler de kaptanın kararına etki etmiş olabilir.
“Yaklaşma Kontrolü’nün iniş yönünü neden değiştirmediği ise İstanbul Havalimanı’yla aynı yönde yaklaştırma çabasından olduğu anlaşılıyor. Yani yeni hava limanının yeri burada da bir olumsuzluk olarak karşımıza çıkıyor.”

Pist yönünün değiştirilememesinin başlı başına bir sorun olduğunu vurgulayan Altan, “Böyle bir rüzgârda kulenin yapacağı ilk iş pist yönünü değiştirmektir, ama İstanbul Havalimanı’ndaki trafik akışı nedeniyle pist yönü değişemiyor” diye yineledi.

Bunun pilotlar üzerinde baskı oluşturduğunu ve onların tereddüt etmesine yol açtığını söyleyen Altan, yine de her koşulda pilotun pas geçmesi gerektiğini belirtti.

Kazanın ana tetikleyicisinin, neredeyse tropikal bölgelerdeki boyutlarda meteorolojik hadiselerin artık Türkiye’de de görülmeye başlanması olduğunu da hatırlatan Altan, küresel ısınma kaynaklı bu duruma karşı önlem alınmadığından yakındı.

“Biz böyle hadiselere karşı alternatifleri yaratmak yerine var olanı kapattık. “Üçüncü Havalimanı” diyerek üçüncü bir havalimanı yaptık, fakat birinciyi (Atatürk Havalimanı) kapatarak bu olanağı kullanılmaz hale getirdik. Yani üç tane havalimanı yok. Çünkü öbürü diğerinin kapatılmasını zorunlu kılacak bir yere yapıldı. Yer böyle seçildi. Kulaklar tıkandı tüm uyarılara.”

https://twitter.com/YolTV/status/1225132811327344642?s=20

“Tek başına bir kazaya odaklanmak yerine bütünü görmemiz gerek” diyen Altan, hükümetin projelerini eleştirerek kazaya getirdiği değerlendirmeye CNN Türk yayınında izin verilmemesine de değindi.

Altan, “Beni konuşturmadılar bile. Çünkü onlara bütünün fotoğrafını anlattım. ‘Ülke gerçekten de freni patlamış kamyon gibi. İstanbul depremine hazırlanmamız gerekirken kanal peşindeyiz. Bir duralım artık. Nedir bu hırs! Proje üstüne proje yerine eksiklikleri, altyapıyı düşünmek, tamamlamak gerekir’ diye söyleyince bitirdiler yayını” diye anlattı yayında olanları.

Kaza söz konusu olduğunda tek başına firmayı suçlamanın yanlışlığına da işaret eden Altan, Pegasus dışındaki firmaların da kaza yaptığını hatırlatarak, “Bu kazalara sivil havacılığımızın kazalarıdır diye bakmak gerek. Bir bütündür çünkü” diye konuştu.

Previous post
Yüksekdağ: Dışarısı özgürleşmeden bizim özgürleşmemiz pek olanaklı değil
Next post
Elazığ ve Malatya'da yarı yıl tatili uzadı