Ana SayfaGüncelYüksekdağ: Dışarısı özgürleşmeden bizim özgürleşmemiz pek olanaklı değil

Yüksekdağ: Dışarısı özgürleşmeden bizim özgürleşmemiz pek olanaklı değil

HABER MERKEZİ – Cezaevi koşullarının son dönemde ağırlaştığını anlatan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, buna rağmen enstrüman çalmaya başladığını belirterek “Sanat konusunda bir iddiam olmasa da, canlı ve akıcı bir hayata dönüşüyor hapishane günlerim” diyor. “Dışarısı özgürleşmeden bizim hapishaneden özgürleşmemiz pek olanaklı görünmüyor” diye belirten Yüksekdağ, son tahlilde doğrudan hareket etmeye kuvvetle ihtiyaç olduğunu sözlerine ekliyor.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski eş genel başkanlarından Figen Yüksekdağ, Kasım 2016’dan beri tutuklu bulunduğu Kandıra Cezevi’nden bianet’ten Evrim Kepenek‘in sorularını yanıtladı.

“Hapishanede üç yıl hızlı geçti. Ama bu durum üç yılın, bilhassa da haksız bir tutukluluk söz konusuyken uzun olduğu gerçeğini değiştirmiyor” diyen Yüksekdağ, son dönemde cezaevindeki koşulların daha da ağırlaştığını söyledi.

“Son dönemde hapishane koşullarının daha ağırlaştığını türlü gerekçelerle tecrit içinde tecrit ve cezalandırma uygulamalarının yoğunluk kazandığını da deneyimliyoruz.
“Siyasetçilere dönük olarak, daha özel saldırı taktikleri de geliştiriliyor. Son Selahattin Demirtaş örneği böyle bir şey.”
Kandıra Cezaevi / Selma Irmak, Çağlar Demirel, Figen Yüksekdağ (soldan sağa)

Cezaevindeki günlük yaşamına da ilişkin bilgiler paylaşan Yüksekdağ, şunları söyledi:

“Sayımdan önce 7:30-8:00 arası kalkıyoruz; kahvaltı, temizlik, günlük işler, gazete ve televizyondan ulaşabildiğimiz kadarıyla haber ve gündem takibi derken zaten günün yarısı gidiyor.
“Ayın üç haftası, haftada iki gün, iki ya da bazen üç grup halinde ortak alana çıkıyoruz. Birbirimizi dönüşümlü olarak ancak bu zamanlarda görüyoruz. Bunun dışında ikili ya da üçlü olarak ayrı kalıyoruz ve doğrudan iletişimimiz yok.
“Öğleden sonra ve akşamları ben daha çok okuma ve çalışma yapıyorum. Kimi zaman röportajlar, istenen yazılı mesajlar ve kimi zaman makaleler üzerinde çalışıyorum. Okuma ve yoğunlaşma zamanlarında süzdüklerimi parça parça yazıp biriktiriyorum bir taraftan da. Düzeni spor yapmasan zaten olmaz. Ortalama bir saat de böyle geçiyor.”

Figen Yüksekdağ, yeni uğraşlara da başladığını belirterek enstrüman çalmaya başladığını dile getirdi.

“Bazen de elişi yapıp paylaşıyoruz. Sanat ve el becerilerini geliştirmek konusunda bir iddiam olmasa da, yaptıklarımın hepsini toplayınca canlı, çok yönlü ve akıcı bir hayata dönüşüyor hapishane günlerim. Zorluklarını tolore etmenin yolu da bu zaten” dedi.

‘Doğrudan hareket etmeye kuvvetle ihtiyaç var’

“Dışarısı özgürleşmeden bizim hapishaneden özgürleşmemiz pek olanaklı görünmüyor” diye sözlerini sürdüren Yüksekdağ, Türkiye’deki son gelişmelere de değinerek sözlerini tamamladı:

“Son seçimler sessiz çoğunluğun değişim istek ve arayışlarının yansıması oldu. Ama uzun ve dalgalı ekonomik krizin, iktidarın bitmeyen savaş politikalarının, adaletsizliğin tavan yaptığı koşulların karşısında, mevcut arayışlar, çıkış girişimleri yeterli olmuyor.
“Ancak bunlara rağmen umutsuzluğa, adalete, durumu normalize etmeye tevessül edilmemeli. Tam da bu koşullar içerisinde faşizmin ve sömürü sisteminin kırılması ve bu kırılmanın güçlü olması mümkündür.
“Halklarımız, kadınlar emekçiler içinse eskiyi her bakımdan aşan bir bilinç ve iradenin gelişmesi yolunda sıçrama yaşanabilir. Bugün siyasal gelişmeleri analizlerin öngörülerin, durum tespitlerinin ötesinde ele alıp, doğrudan pratik sahadan konuşmaya, hareket etmeye kuvvetle ihtiyaç var.”

Söyleşinin tamamını BURADAN okuyabilirsiniz.

Previous post
Kayyum şikayet etti, gazeteci Hikmet Tunç hakkında soruşturma açıldı
Next post
"Yeni havalimanının yeri son kazada da bir olumsuzluk olarak karşımıza çıktı"