Ana SayfaEğitimDİERG’den çağrı: Corona virüsüne karşı öğrenciler güçlendirilmeli

DİERG’den çağrı: Corona virüsüne karşı öğrenciler güçlendirilmeli

HABER MERKEZİ – DİERG bir açıklama yaparak ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerinin Corona virüsüne karşı bilimsel düşünüş ve tutumu edinebilmesi için ebeveyn ve öğretmenlerin işbirliği yapması gerektiğine dikkat çekti, bunun yaşamsal bir öneme sahip olduğunu belirtti. Virüs ile ilgili çeşitli kentlerdeki okullarda bilgilendirilme çalışması yapılsa da Diyarbakır’daki bazı okullarda herhangi bir bilgilendirme çalışması yapılmadığı vurgulandı.


Haber: Kenan Tekeş


Tüm dünyayı etkileyen yeni tip Corona virüsü (Covid-19) salgını nedeniyle Türkiye’de de can kayıpları yaşanıyor ve vaka sayısı gittikçe artıyor.

Virüsün etkili olmasıyla ilk ve ortaokullar ile liseler 16 Mart’tan itibaren bir hafta tatil edildi, 23 Mart itibariyle de uzaktan eğitim başlayacak.

Üç hafta eğitime ara verilen üniversitelerde ise uzaktan eğitim sürecine geçilecek.

Yaşanan bu gelişmeler üzerine Diyarbakır Eğitimi İzleme ve Reform Girişimi (DİERG) yaptığı açıklamada eksikliklere yer verdi, tespit ve önerilerde bulundu.

Veli-öğretmen işbirliği

Açıklamada, öğrencilerin Corona virüsüne karşı bilimsel düşünüş ve tutumu edinebilmesi için ebeveyn ve öğretmenlerin işbirliği yapması gerektiğine dikkat çekilerek, bunun yaşamsal bir öneme sahip olduğu ifade edildi.

Tehdidin küresel olduğu durumlarda tehdide karşı bilginin de, önlemin de, işbirliğinin de kaçınılmaz olarak küresel olması gerektiği vurgulanan DİERG açıklamasında, “Öğrencilerimiz dayanışmacı ve paylaşımcı yerel ve küresel kültürü bu süreçte pekiştirebilir” denilerek, burada birinci derecede görevin veli ve öğretmenlerin işbirliğine dayandığına dikkat çekildi.

“Bilimsel bulgu ve önerilerin bireyi pasif değil aktif kılması beklenir. Bu aktiflik, bilimsel yaklaşımın toplumsallaşmasını da sağlayacaktır” denilen açıklamada Corona virüsünün yayılmasını ve vereceği olumsuz etkileri en aza indirmenin yolunun bilimsel bulguların tek ölçüt olarak dikkate alınması ve önerilere uyulması ile mümkün olabileceği belirtildi.

Öğrencilerin okullarda bilimsel bilgiye nasıl erişeceklerini öğrenmekle birlikte, hangi bilginin doğru olduğunu ayırt etme konusunda da öğretmenlerin kılavuzluğuna ihtiyaç duyulduğuna değinen DİERG, “Teknolojik gelişim bilgiye ulaşımı hızlandırıp kolaylaştırmakla birlikte yanlış ve kirli bilgilerin de artmasını beraberinde getirmektedir” diye belirtti.

Öneriler

DİERG açıklamasında öneriler ve tespitlerde de bulunuldu.

  • Öğrencilerin bilimsel yaklaşımı edinmesi, ısrarla yayması, uygulaması, deneyimlemesi için ebeveynler ve öğretmenler öğrencileri cesaretlendirmeli.
  • Ebeveynler çocuklarının kişisel hijyenlerinin çocukları tarafından düşünülmesi ve yapılması için olanak sağlamalı. Bu bilgilendirme ve uygulamaların başlama noktası ve yeri kuşkusuz ev ortamı ve ebeveynlerdir.
  • Okul ve yakın, uzak çevreler bunu disipline etmede, pekiştirmede ve sürdürmede en etkili alanlar olarak ifade edilmekte.
  • Öğrenciler virüs, mutasyon, kişisel hijyen, sosyal izolasyon ve karantina kavramları hakkında bilgilenmeli.
  • Bu bilgilenmeler gerçek dışı, kurgusal ve yanlış yönlendirici bilgi kirliliğinin olduğu alanlar ve ortamlar yerine; günlük raporların, verilerin de yer aldığı bilgilere Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Eğitim Bilişimleri Ağı, Türk Tabipler Birliği (TBB), Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği, Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti, Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği, Dünya Sağlık Örgütü, Centers for Disease Control and Preventien gibi kuruluşların birinci elden bilgilendirmelerine ve açıklamalarına ulaşılmalı.
  • Milli Eğitim Bakanlığı tatil esnasında da web sitesinde güncellenmiş yazı ve videolara daha sık yer verebilmeli, SMS yoluyla bilgilendirmeler yapabilmeli.

Diyarbakır’da bilgilendirme yapılmamış

Diğer yandan açıklamaya göre bazı kentlerdeki okullarda bilgilendirme çalışması yapıldığı, ancak bazı okullarda herhangi bir bilgilendirme çalışmasının yapılmadığı bildirildi.

MEB’in ve rektörlüklerin okulların zorunlu tatilinden önce bazı kentlerde Covid-19 hakkında öğrencilere e-maillerle ya da yüz yüze anlatım, video, broşür, afişlerle bilgilendirici ve önleyici eğitim vermiş olmasının yerinde bir uygulama olduğu belirten DİERG, ancak her okulda (Siverek ve Diyarbakır’daki gibi) bilgilendirme çalışmasının yapılmadığı, Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı videonun izletilmediği, yine okullarda panolara afiş asılmadığı ve broşür dağıtılmadığına dikkat çekildi.

Bakanlığın sergilediği doğru zamanlama ve ciddiyete rağmen, denetim ve geri-bildirim eksikliğinden kaynaklı bu gibi olumsuzluklara rastlandığı belirtilen açıklamada, “Okullar açıldığında da bilgilendirmenin alanında uzman kişilerce tüm okullarda devam ettirilmesi yerinde bir uygulama olacaktır” denildi.

“Öğrenciler organize olmalı”

Öğrencilerin yaşadığı çevrede kişisel önlemlerini aldıktan sonra bu önlemleri diğer insanlara da duyurması için organize olması gerektiğine dikkat çeken DİERG, “Bu amaçla sosyal medyayı ve diğer iletişim araçlarının fonksiyonel kullanımı tekrar değerlendirebilir” dedi.

Ebeveynlerin bu süreçte çocuklarının bilimsel bilgi, düşünüş ve yöntemleri edinebilmeleri ve uygulayabilmeleri için gerekli desteği kontrollü şekilde verebilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, öğretmenlerin öğrencilerin süreci gerekli bilgi ve deneyimi edinerek atlatabilmesi için kriz yönetimini öğrencilerin içselleştirmesine yardımcı olması gerektiği ifade edildi.

Tehdide inanmayarak yok sayma, küçümseme, ciddiyetsizlik ya da paniğin zararın artmasına neden olan etkenler olduğu vurgulanarak, “Ebeveynlerin ve öğretmenlerimizin Covid-19’a karşı bilimsel yaklaşım ve tutumu öğrencilerimizde içselleştirmeleri, sonraki kriz durumlarında da önleyici ve iyileştirici tutumun daha hızlı sergilenmesini sağlayacaktır” denildi.

“Bu tür salgınlara her alanda hazırlıklı olmalıyız”

Tüm kademelerdeki öğrencilerin okula devam etmedikleri bu süreci en verimli şekilde değerlendirmelerine yönelik tüm paydaşların (öğrenci, veli, öğretmen, yönetici) düşüncelerinin alınması gerektiği, yapılacak eğitim etkinliklerinin ve uygulamalarının katkı verici şekilde düzenlenmesi esas olması gerektiğini kaydeden DİERG, açıklamasını şöyle sonlandırdı:

“Ortaya çıkan pandemik salgının olumsuz etkilerini tartışmak ve bunun bilançosunu çıkarmak dışında; hatta daha da çok zaman ayrılarak bundan sonraki bu tür salgınlara her alanda (sağlık, eğitim, ekonomi, çevre ve sosyal yaşam) hazırlıklı olmak herkes açısında geçerli ve gerekli bir duruma dönüşmelidir. Özellikle de öğrencilerimizin bu yeterlikleri kazanması önceliğimiz olmalıdır.”

“Okul personelinin de eksikliği olabilir”

Diyarbakır ve Urfa’nın Siverek ilçesindeki bazı okullarda Corona virüsü bilgilendirmesi yapılmamasıyla ilgili DİERG Direktörü Prof. Dr. Aziz Yağan, bakanlığın, öğrencilerin virüse karşı bilgilendirilmesine dair yazıları okullara birkaç kez gönderdiğini ancak broşürlerin gönderilmediğini söyledi.

Bilgilendirmedeki eksikliğin bazı okullardaki personelden kaynaklanabileceğini ifade eden Yağan, “Bazı okullarda ise idareci ve öğretmenler tanıdıkları hekimler aracılığıyla da öğrencileri bilgilendirmeye çalıştı, edindiği broşürleri öğrencilerine dağıttı. Öğrencilerden önce okullardaki her bir personele sunu, video, broşür yoluyla eğitim verilse daha etkili olurdu” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın da bu tür süreçlerden daha güçlü ve dikkatli çıkmaya çalışacağını umduklarını belirten DİERG Direktörü Yağan, “Sonraki olası benzer durumlarda şimdi edinilen deneyimler sorunun daha az zararla ve hızlı atlatılmasını sağlar. Hızlı olmak çok önemli” diye vurguladı.

Bunun toplumsal bir mücadele olduğunu belirten Yağan son olarak, “Bilimsel bilgiye, kişisel hijyene, sosyal uzaklaşmaya, bilimsel önlemlere hatta olası sokağa çıkma yasağına uyan her birey kendini koruyarak toplumu ve dünyadaki diğer insanları koruyor” şeklinde konuştu.

Previous post
Mülteciler salgına terk ediliyor: Ne kalacak evleri ne koruyacak mesafeleri var
Next post
Sivas Valiliği: İdlib’de iki asker hayatını kaybetti