Ana SayfaCezaevleriİlaçlamalar yüzeysel, tutuklulara dezenfektan verilmiyor: ‘Ama’sız tahliyeler sağlanmalı’

İlaçlamalar yüzeysel, tutuklulara dezenfektan verilmiyor: ‘Ama’sız tahliyeler sağlanmalı’

HABER MERKEZİ – MED TUHAD-FED ve ÖHD, Kürt illerinde bulunan 12 cezaevine ilişkin hazırladığı raporda, tutuklulara maske ve dezenfektan verilmediği, koğuşlardaki ilaçlama işlemlerinin yüzeysel yapıldığı kaydedildi. İnfaz yasası düzenlemesindeki tutuklular arasındaki ayrımcılığa dikkat çekilen raporda, “Risk gruplarının “amasız” bir şekilde tahliyesi sağlanmalıdır” denildi.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu’ndan (MED TUHAD-FED) avukatları, Kürt illerindeki 12 cezaevinde Corona virüsüne dair önlem alınıp alınmadığına dair gözlemlerini raporlaştırdı.

Elazığ Kadın Kapalı, Elazığ 1 No’lu, Elazığ 2 No’lu, Diyarbakır Kadın Kapalı, Diyarbakır D Tipi, Van T Tipi, Van Yüksek Güvenlikli, Van F Tipi, Antep H ve L Tipi, Oltu T Tipi ve Patnos L Tipi Cezaevlerini ziyaret eden avukatlar, buralardaki eksikliklere dikkat çekti.

Raporda, Elazığ Kadın Kapalı, 1 ve 2 Nolu Yüksek Güvenlikli cezaevlerinde sağlık çalışanlarının tüm uyarılarının aksine gardiyan ve askerlerin gruplar halinde hareket ettiği belirtildi.

Gardiyanların eldiven taktığı ancak maske takmadığının gözlemlendiği belirtilen raporda, avukatlara ateş ölçümü yapıldığı, cezaevi koridorlarında dezenfektanların asılı olduğu, cezaevinin 18 Mart’ta ilaçlandığı ve ilaçlama etkisinin 20 gün olduğu bilgisi paylaşıldı.

Tutuklu ve hükümlülerle kapalı görüş yapıldığı belirtilen raporda “Görüşmeye gelen tutukluların eldiven ya da maske kullanmadığı gözlemlenmiş ancak görüşe getiren personelin maske ve eldiven taktığı görülmüştür” denildi.

Dezenfektan taleplerine ret

Raporda, Elazığ Cezaevi’nde tutuklu ve hükümlülerin dezanfektan taleplerinin idarece reddedildiği vurgulandı.

Tutuklulara idare tarafından sıvı sabun verildiği, sıcak su sorunu yaşanmadığı, temizlik malzemelerinin kantinden temin edildiği, koğuşlarda yapılan ilaçlamaların yüzeysel yapıldığı, tutukluların rutin olarak temizlik yaptıkları ve gardiyanların koğuşlara zaman zaman maske ve eldiven takmadan girdiği ifade edildi.

Raporda tutukluların, “Aile görüşlerinin olmaması nedeniyle kendilerine haftada ikinci telefon hakkının ücreti karşılığında tanındığı” bilgisine de yer verildi.

Diyarbakır Kampüs Cezaevi’nde ise askerler tarafından avukatlara yurt dışına çıkıp çıkılmadığının sorulduğu, ateş ölçümü yapıldığı ancak arama ve kayıt yerlerinde bulunan çoğu gardiyanın eldiven ve maske takmadığı gözlemi paylaşıldı.

Görüşmeye gelen tutukların eldiven ve maskesinin olmadığı, gardiyanların ise her ikisini de taktığı bildirildi.

‘İlaçlama yapılırken asker de arama yapıyor’

Koğuşlarda tek seferlik ilaçlama yapıldığı, ilaçlama yapıldığı gün askerlerle birlikte aylık aramanın da yapıldığı, kolonya ve dezenfektanın kantine getirileceği ve zaman zaman koğuşlara giren gardiyanların maske ve eldiven takma kuralına uymadıkları ifade edildi.

Raporda cezaevindeki aile görüşlerinin kaldırılması nedeniyle haftada ikinci telefon hakkının ilk telefon hakkıyla birleştirilerek 20 dakikalık uzatılarak kullandırılırken, disiplin cezası bulunanların bundan yararlanamadığı kaydedildi.

Raporda Antep H ve L Tipi Cezaevi’nde gardiyan ve askerlerin gruplar şeklinde hareket ettikleri, kayıt işlemi yapan personelin maske ve eldiven takmadığı ayrıca koridor ve odalarda dezanfektan bulunmadığı belirtildi.

Burada da diğer cezaevlerinde olduğu gibi koğuşların ilaçlanma işleminin yüzeysel yapıldığı ve tedbirlerin yetersiz olduğu vurgulandı.

Avukatların Van T, F ve Yüksek Güvenlikli ile Patnos L Tipi Cezaevi’nde yaptıkları görüşmelere dair raporda, cezaevlerinde tutuklulara dezenfektan, maske, eldiven ve temizlik malzemesi verilmediği, elektrik ve su kullanımlarının, temel gıda ihtiyaçlarının ücretsiz sağlanmadığı, aile görüşlerinde ve sosyal faaliyetlerinin salgın nedeniyle kısıtlandığı, telefon görüş haklarının 2 katına çıkarıldığı, gardiyanların maske takmasının zorunlu kılındığı ancak hapishanede görev yapan tüm personelin yan yana ve temas halinde olduğu, koğuşların dezenfekte edilmediğine vurgu yapıldı.

‘Amasız tahliye’

Raporda ayrıca şu öneriler yer aldı:

  • Bugün yeni infaz sistemindeki değişiklikler gündemde iken bilhassa hasta mahpuslar, 60 yaş üstü mahpuslar, çocuk mahpuslar, çocukları ile kalan anneler açısından ciddi riskler barındırdığını söylemek mümkündür. Mevcut hapishane koşullarının, uzun süreli özgürlüğünden yoksun bırakma hallerinde sağlık problemlerinin ortaya çıktığını gözlemlerken hali hazırda böylesi ciddi bir tehdit oluşturan salgının kapatılma mekanlarında yayılması halinde önlenemez sonuçlar doğuracağı kesindir. Bu nedenle; güncel olarak da tartışılan yeni infaz yasasında düzenlemeler yapılırken, mahpusların yasal durumları nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulmaksızın ülkedeki sağlık hizmetlerinden yararlanma imkanına sahip olmalı ve risk gruplarının “amasız” bir şekilde tahliyesi sağlanmalıdır.
  • Tutuklu olarak yargılamalarına devam edilen kişilere yönelik adli kontrol hükümlerinin öncelikli olarak düşünülmeli ve tahliyeleri sağlanmalıdır.
  • Tutuklu/ hükümlülerin özgürlüğünden alıkonulduğu süre boyunca hijyen koşullarına dikkat edilmeli, kişisel koruyucu malzemeler ile temizlik malzemelerinin kantinden ücreti karşılığında değil, ücretsiz erişimi sağlanmalıdır.
  • Açık görüşlerin iptal edilmesi de göz önünde bulundurularak mahpusların telefon görüş haklarının arttırılması ve bu uygulamanın ücretsiz olması gerekmektedir.
  • Hapishanelerin belli rutinlerde dezenfektesi sağlanmalıdır.
Previous post
HDP'nin sekiz belediyesine daha kayyum
Next post
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den 17 acil talep