Ana SayfaGüncelÖlüm orucundaki Bölek’in annesi: Mahkeme ‘çıkabilirler’ dedi, polis izin vermedi

Ölüm orucundaki Bölek’in annesi: Mahkeme ‘çıkabilirler’ dedi, polis izin vermedi

HABER MERKEZİ – Ölüm orucundaki Grup Yorum üyesi Helin Bölek’in annesi Aygül Bilgi, kızı ve İbrahim Gökçek’in zorla hastaneye kaldırılıp, 6 gün orada tutulmasının kanunlara aykırı olduğunu söyledi. Bilgi, mahkemenin hastaneden çıkmaları yönünde karar verdiğini ancak polislerin uzun süre çıkmalarına müsade etmediğini belirtti.

Grup Yorum üyelerinin ölüm orucu eylemlerini sürdürdükleri İstanbul Sarıyer Küçük Armutlu’daki Direniş Evi 11 Mart gecesi basılmış, İbrahim Gökçek ve Helin Bölek zorla Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülmüştü.

Burada zorla müdahale ile tehdit edilerek 6 gün tutulan Bölek ile Gökçek, 16 Mart’ta hastaneden çıkarak Direniş Evi’ne geri dönmüştü.

Hastane sürecinde yaşananları Mezopotamya Ajansı’na anlatan Bölek’in annesi Aygül Bilgi, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin polis tarafından karakola çevrildiğini ve hastane koridorlarına bariyerlerin yerleştirildiğini söyledi.

Gökçek ve Bölek’in ayrı odalara alınmak istendiğini ancak buna izin vermediklerini dile getiren Bilgi, ardından Gökçek’in yoğun bakıma alınmak istendiğini anlattı.

“Kapının önünde destek verenler vardı. Bir arbede yaşandı, önce kapının önündekileri hastanenin önüne kadar çıkardılar. İbrahim bu esnada sürekli ‘Ben tedaviyi kabul etmiyorum. Ben direnişçiyim. Beni katletmeye çalışıyorsunuz. Zorla müdahale cinayettir’ sözlerini tekrarladı.
Helin’le biz odada kaldık. Durumu anlatan bir video çekecekken, yine güvenlik ve polisten oluşan bir grup beni odadan sürükleyerek çıkardı. Helin’i yalnız bırakmak için planlı yapılmıştı. İradi olarak onları ayıramayacaklarını anladıklarında böyle bir şey yaptılar.”

‘Psikolojik şiddet vardı’

Kızı Bölek’in yoğun bakıma alınmadığını ancak tecrit altında tutulduğunu belirten Bilgi, “Yanında ailesi, refakatçisi yok. Hiç tanımadığı hemşireyi karşısına oturttular. Onun her hareketini izliyordu. Psikolojik bir baskıydı bu yapılanlar” dedi.

Bu süre zarfında sürekli psikolojik şiddete maruz bırakıldıklarını kaydeden Bilgi, yapılanları şöyle anlattı:

“Ziyaret saatlerini kaldırdılar ama keyfi bir şekilde kapıyı açıp içeri girip bakıp çıkıyorlardı. Ben 5 dakika görüşmek için girdiğimde, polis bir anda kapıyı açıp bakıyordu. ‘Ne oldu?’ dediğimde ise ‘güvenlik için bakıyorum’ cevabı veriyordu. ‘Neyin güvenliği, sen zaten her yerde bariyer kurmuşsun, kapının önünde polis var’ dedim. Amaç burada taciz etmekti.
Tam uykuya girecekken aniden kapı açıp bakıyorlar. Sağlık personeli girip ‘tedaviyi kabul ediyor musun?’ diye soruyor. Bu duruma itiraz edince de ‘ben doktorum, bana söyleneni yaparım. Siz hastasınız. Biz söylemek zorundayız’ diyorlar. Uygulananlar resmen psikolojik bir işkenceydi.”

Mahkeme karar verdi, polis çıkarmadı

Bilgi, avukatlar aracılığıyla zorla yatış kararına itiraz ettiklerini ve mahkemenin zorla yatış kararını kaldırdığını ancak buna rağmen taburcu edilmediklerini ifade etti.

Polis tarafından hastanede tutulduklarını belirten Bilgi, ardından da mahkemenin kararına İçişleri Bakanlığı’nın itiraz ettiğini öğrendiklerini söyledi.

“Düşünün bir mahkeme taburcu edilmesine karar veriyor, hastane taburcu işlemlerini tamamlıyor ama polis taburcu olamazsınız diyor. O kendini hem mahkemenin hem de hastanenin üzerine koyuyor.”

‘Ne biz ne halkımız onlardan vazgeçti’

Sonunda çocuklarını aldıklarını ve Direniş Evi’ne geri döndüklerini belirten Bilgi, bu süreçte Bölek ile Gökçek’in tüm düzenlerinin bozulduğuna dikkat çekti.

“6 gün orada rehin kaldık. Bütün düzenleri bozuldu. Biz onlara özenerek bakıyorduk. Uyku saatleri, aldıkları sıvılar, yedikleri şekerler ve vitamin haplarını düzenli olarak hesaplıyorduk. 6 gün içerisinde çocukların bünyelerini alt üst ettiler. Uyku düzenleri bozuldu, sıvı alımları düştü. Böyle zorlu bir süreç geçirdiler, baya bir yıpranma oldu. Eğer virüs ya da hastalık varsa onu aldılar. Yani bu yapılanlar bir kötülük, iyilik değil. Hem onlara hem bizlere işkencenin her türlü boyutunu uyguladılar. Ama ne biz onlardan vazgeçtik bıraktık ne de halkımız vazgeçip bıraktı.”
Previous post
'Corona'ya karşı Zapatistaların çağrısı
Next post
Fotoğraflarla dünden bugüne Newroz