Ana SayfaÖzelVirüsle damgalama

Virüsle damgalama


Altan Sancar


Damgalama, bireyi ya da toplumsal grubu özelliklerinden dolayı itibarını sarsma, küçük düşürme, dışlama olarak tanımlanabilir. Damgalama her ne kadar sosyolojik bir kavram olarak doğsa da tüm bilim dallarında kullanıma girmiştir. Toplumsal olarak damgalanan kişi veya gruplar ‘normal bütünün parçası’ olmaktan çıkarılarak ‘anormal olan, topluma ait olmayan, aykırı davranan’ olarak sınıflandırılır. Kısacası damgalanan kişi veya toplumsal gruplar ile damgalayan ve ‘normal sayılanlar’ arasında net bir toplumsal çizgi çizilmiş olur.

Dünyada ve Türkiye’de birçok birey ve toplumsal grup oluşları, yönelimleri, yaşamları bahane edilerek toplumun diğer ‘normal’ sayılan kesimlerince damgalanıyor. En yaygın örnekleri LGBTİ+’lara, evsizlere, coğrafyaya göre azınlıkta kalan farklı deri renklerine, yüz yapılarına, dillerine ve inançlarına veya ideolojilerine yönelik ortaya çıkarken; tarihsel süreç içinde ortaya çıkan krizlere göre de değişkenlik gösterebilir.

İçinden geçtiğimiz bugünlerde ise ilk olarak Çin’de ortaya çıkan ve pandemi halini alan yeni tip koronavirüs nedeniyle Çinlilerin damgalandığına şahit olduk. Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan veya turist olarak seyahat hakkını kullanan Çinli veya yapısal benzerlikler nedeniyle Doğu Asya kökenli insanlar ırkçı saldırıların hedefi oldu. Virüsün yayılma bölgesinin Çin olması, tedbirler kapsamında Çin’e yönelik seyahat kısıtlamaları kararlarının alınması ile birlikte dünyanın neredeyse birçok bölgesinde koronavirüs ‘Çinli virüsü’olarak nitelenmeye başlandı. Çin Halk Cumhuriyeti’nde yaşayanların yemek alışkanlıklarının dahi ırkçı saldırılara konu olduğu görüldü.

ABD Başkanı Trump’ın Covid-19’u resmi ağızdan birden fazla kez ‘Çinli virüsü’ olarak nitelemesi ise damgalamanın yönetici sınıf tarafından sahiplenerek kullanılmasına dair en bariz örnek oldu. Böylece dünyanın birçok yerinde Çinli ve dahası Doğu Asya kökenli bireyler ‘normal olmayan’ olarak sınıflandırıldı.

Türkiye’de ise söz konusu durumun yaşlılara yönelimi her geçen gün artış gösteriyor. Virüsün ağırlıklı olarak yaşlı ve/veya kronik hastalığı olan bireyleri etkilemesi ve can kayıplarına neden olması ile yetkililerden yapılan ‘kayıplarımız yaşlı’ açıklamalarına 65 yaş ve üzerine getirilen sokağa çıkma kısıtlaması da gelince yaşlılar virüs nedeniyle damgalandı. Uzmanların virüsün esas taşıyıcılarının gençler ve semptom göstermeyenler olduğunu ısrarla vurgulamasına rağmen, yaşlılara yönelik alınan tedbir ve ortaya çıkan söylemler ile birlikte ‘Çinli virüsü’ Türkiye’de ‘yaşlı virüsü’ halini almaya başladı. Kaldı ki bu durumun da ortaya çıkan olumsuz durum nedeniyle toplumsal bir grubun damgalanması olduğunu göz önünde bulundurmak gerekir.

Damgalama egemenler için kullanışlı mı?

Damgalamanın ne olduğunu yukarıda açıkladık. Örnekler de gösteriyor ki damgalama toplumsal süreç içinde gelişirken bunda yalnızca toplumun değil, toplumun üzerinde konumlanan yönetici sınıfın da açık biçimde katkısı oluyor. Damgalama bazen toplum içinde ortaya çıkar ve yönetici erk bunu kullanışlı bularak destekleyici tavır sergiler. Desteklemekle birlikte yönetici sınıf bu durumu daha kullanışlı hale getirmek üzere değiştirme ve dönüştürme rolünü de üstlenebilir. Hak talepleri hızlı yükseliş gösteren ve destek bulan toplumsal gruplar, yönetici erk tarafından mevcut damgalamanın odağı haline getirilerek bu taleplerin geriletilmesi hedeflenebilir.

Yukarıdaki duruma ek olarak devletler karşılaştıkları krizlerde, yönetimsel olarak kendi zaaflarını kabul etmek yerine ortaya çıkan durumu kontrol altında tutmak ve tepkinin erke yönelimini engellemek amacıyla krizi sıklıkla toplumsal gruplar veya bireylere kanalize ederler. Hırsızlık vakalarının artmasına açıklama getirilemeyen yerlerde evsizlerin tehlikenin odağı olarak servis edilmesi, ekonomik krizin derinleştiği ülkelerde baskının odağına mültecilerin alınması bu duruma örnek olarak sunulabilir. Zira toplumlar da yaşanan krizlerin sorumluluğunun güçlü olan yerine güçsüz olanda görülmesinden ‘rahat hesap sorulabilirlik’ adına hoşnut olmaya meyillidirler.

ABD Başkanı Trump’ın ‘Çinli virüsü’ tanımlaması gözle görünmeyen tehlike için gözle görünür bir hedef yaratma ve tepkiyi buraya kanalize etme hedefini açık biçimde ortaya sermekte. Türkiye’de Sağlık Bakanı tarafından atılan her tweette ‘Ölenler yaşlı’ ibaresinin geçmesi, İçişleri Bakanlığı’nın yaşlıların sokağa çıkışını kısıtlaması da Trump’ın ‘Çinli virüsü’ hamlesi gibi görülebilir. Böylece krizi yönetmekte atıl kalan yönetici sınıf, toplumsal olarak bir grubu ‘virüs kaynağı ve zaaf yaratıcı’ olarak damgalayarak toplumun önüne atmaktadır. Her iki örnekte de amaç, yönetici sınıfını olası kaos anında hesap sorulan sorumlu konumundan kurtarmaya yarayacak hamlelerdir.

Tüm bunlar, ABD’nin virüsün yeni merkezi haline gelmesi durumunda Trump’ın kameraların karşısına çıkarak ‘Tedbir aldık, ancak Çinliler ve onun devleti yaşananların esas sorumlusudur’ demesi ya da Türkiye Sağlık Bakanı ile İçişleri Bakanı’nın ortak bir toplantıda “Biz uyardık, tedbir aldık; fakat yaşlılar buna uymadı” demesi yaşlı kayıplarında tedbirsizliğin sorumluluğunun yönetici sınıfın üzerinden alınması adına geleceğe yatırım olarak düşünülebilir.

Damgalamanın olası sonuçları

Damgalamanın hedefindeki toplumsal grup veya bireylerin ağırlıklı karşılaştıkları ilk sonuç toplumsal izolasyon olarak ortaya çıkmaktadır. Bireyler veya toplumsal grupların topluma dair aidiyet hisleri damgalama sonrası hızla düşüşe geçer. Damgalananlar bir daha eski toplumsal rollerine dönüşte büyük zorluklar ile karşılaşırlar. Damgalananlar toplumsal alandan kaçış tavırlarına girerek kendilerini koruma altına almaya yönelebilirler. Bu durum ise kısır bir döngüye yol açarak daha fazla damgalanmaya ve geri dönüşü daha imkansız kılmaya yol açar.

Damgalanmaya hedef olan sosyal gruplar değersizleşme hissi ile paralel hissettikleri öfke üzerinden birbirlerine tutunma yoluna gidebilirler. Ancak damgalanma şiddetine göre bu süreç içinde ortaya çıkacak olan sosyal eşitsizliklerle (yaşlıların otobüse alınmaması gibi) mücadele ederken bu tutunma da aidiyet hissinin kaybı ile çözülmeye başlar.

Damgalamada karşılaşılan en önemli sorunlardan biri de damgalamanın içselleştirilmesidir. Bireylerin psikolojik durumlarına göre değişiklik gösteren bu tavır, ağır travmalara neden olmakta, bireyler kendilerini ‘işe yaramaz veya zararlı’ olarak sınıflandırmaktadır. Travmanın etkisi ile ortaya çıkan psikolojik sorunların ortaya çıkardığı en ağır sonuç ise sıklıkla intihar vakalarındaki artışlardır.

Toplum, yönetici sınıf veya her ikisinin birlikte yürüttüğü damgalamanın, toplum içinde yer alan uzmanlar, ayrımcılık karşıtları veya belirli toplumsal gruplar tarafından fark edilmesi ile bu durumla mücadele yolları da ortaya çıkar. Mücadele yolları ise mücadele eden gruplara göre değişiklik gösterebilir. Örneğin bir sosyal hizmet uzmanı grup ya da birey ile çalışma yolları ile mücadele edebilir, toplumsal mücadele bağlamında eğitimler düzenleyebilir. Damgalama daha güçlü bir yerden, yani yönetici sınıfından geliyor veya bu sınıf tarafından da sahipleniliyorsa toplumsal gruplar yönetici sınıfa geri adım attıracak hamlelere girişirken, uzmanlar ise toplumsal hasarı en aza indirmek için çalışmalarına devam edebilir.

Koronavirüs başlı başına hayatları tehdit ederken, krizi yönetemeyen yönetici sınıfın bariz bir hamlesi olarak karşımıza ‘Çinli virüsü’ veya ön yargıların kullanışlı bulunması ile Türkiye’de yönetici sınıf ve toplumun birlikte ortaya çıkardığı ‘yaşlı virüsü’ olgusu gibi toplumsal gruplara yöneltilen damgalamalara karşı dikkatli olmak başta medya organları, gazeteciler, sosyal medya kullanıcılarının en önemli sorumluluğu. Zira yönetici sınıfı kriz derinleştikçe ve kaos büyüdükçe yeni hedefleri toplumun önüne atmaktan ve krizi bu hedeflere kanalize etmekten geri durmayacak.

Previous post
Canlı Blog | Covid-19 pandemisi: Türkiye ve dünyada son durum
Next post
G20 liderleri olağanüstü toplanıyor