Ana SayfaCezaevleri“İnfaz düzenlemesi siyasi tutuklular için ‘ölüm fermanı’ demek”

“İnfaz düzenlemesi siyasi tutuklular için ‘ölüm fermanı’ demek”

HABER MERKEZİ – Corona virüsü salgının cezaevlerine sıçradığına dikkat çeken insan hakları ve hukuk örgütleri, AYM’nin infaz yasasının iptali yönündeki başvuruyu “yaşam hakkı” önceliğini gözeterek acilen karara bağlaması gerektiğini ifade etti.

Yeni tip Corona virüsünün yol açtığı Covid-19 salgını nedeniyle en çok risk altında bulunan tutuklular için Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gibi birçok uluslararası kurum ve kuruluş salgının daha ilk günlerinde hükümetlere cezaevleri için acil önlemler alma çağrısında bulunmuştu.

Pek çok ülkede bu kapsamda tutukluları cezaevlerinden tahliye etmeye başlamıştı. Türkiye’de ise yürürlüğe konulan infaz düzenlemesi siyasi tutukluları kapsam dışında bıraktı.

Bu düzenlemeye tepkiler gelmeye devam ederken, cezaevinde virüsten kaynaklı ölümler de başladı.

Cumhuriyet Halk Partisi (AKP), yasanın “af düzenlemesi” olduğu gerekçesiyle “şekil yönünden” iptal edilmesi için geçtiğimiz günlerde Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuruda bulundu.

Cezaevlerinin karşı karşıya bulunduğu virüs tehlikesine dikkat çeken hukuk ve insan hakları örgütleri temsilcileri, Anayasa Mahkemesi’nin yaşam hakkını gözeterek başvuruyu öncelikli incelemesini talep ediyor.

‘Tutukluların yaşam hakkı riske atılıyor’

Mezopotamya Ajansı’ndan Naci Kaya ile Erdoğan Alayumat’a konuşan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ümit Biçer, hasta tutuklular başta olmak üzere cezaevinde bulunan tutukluların yaşam hakkının riske atıldığını söyledi.

“Mevcut ceza infaz yasasında hiçbir suçun karşılığı ölüm değil ama gerekli önlemler almadığında gayri resmi olarak tutuklular ölüm cezası ile karşı kaşıya bırakılıyor. Yaşam hakkı risk altında bulunan tutukluları, infaz yasasına ilişkilendirmek ve infaz yasasının tartışmalarının içine boğmak büyük bir sıkıntı. Halen infaz yasasından ayrı olarak cezaevlerinde tutulan insanların pandemi nedeniyle karşı karşıya kalacakları ölüm riskine yönelik Adalet Bakanlığı’nın acil adımlar atmasını bekliyoruz.”

Buca Kapalı Cezaevi’nde 64 tutuklunun test sonuçlarının pozitif çıktığını hatırlatan Biçer, Hükümet ve Adalet Bakanlığı’na “İnsanın en öncelikli hakkı, yaşam hakkıdır. İnsanların ölümüne yol açacak uygulamalardan kaçının” çağrısında bulundu.

Acil tahliye çağrısı

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Yönetim Kurulu üyesi Berivan Korkut da, yapılan tahliyelere rağmen cezaevlerinin hala kapasitenin üstünde olduğunu belirtti.

“Cezaevlerine salgının yayılmasını ne sağlık hizmeti ne de cezaevi idaresi kaldırabilir” diyen Korkut, infaz yasasına dair AYM süreci beklenilmeden risk grubunda olan tutukluların acilen tahliye edilmeleri gerektiğini kaydetti.

‘Tutuklu ve hükümlüler arasında ayrım yapıldı’

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şube Eşbaşkanı Arzu Eylem Kayaoğlu ise infaz düzenlemesiyle tutuklu ve hükümlüler arasında ayrım yapıldığını ifade etti.

Kayaoğlu, masumiyet karinesinin gözetilmeden düzenlemenin tutukluları kapsamını hatırlatarak, “Tutukluların yaşam haklarının güvende olduğuna ilişkin yapılan açıklamaların artık doğruluğu kalmamıştır” dedi.

“Siyasi tutuklular için ‘ölüm fermanı’ demek”

İnfaz düzenlemesi için “örtülü af” yorumunu yapan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri de, düzenlemenin siyasi tutuklular için “ölüm fermanı” anlamına geldiğini ifade etti.

Düzenlemenin iptal istemiyle AYM götürülmesi konusunda muhalefet partileri ile görüşmeler yaptıklarını belirten Yoleri, “AYM düzenlemeyi değerlendirirken, salgından kaynaklı görüşmeyi öne alır mı, bu onun takdirindedir. Ancak biz özellikle yaşam hakkının korunması söz konusu olduğu durumlarda AYM’nin bu tür dosyaları öne çekebileceğini biliyoruz” dedi.

‘İktidar muhalifleri ölümle karşı karşıya bırakıyor’

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şube Başkanı Gökmen Yeşil ise infaz yasasının sadece ‘eşitlik ilkesi’ ile tartışılmasının doğru olmadığını ifade etti.

İktidarın bu yasa düzenlemesiyle kendisine muhalif kesimleri düşman olarak gördüğünü ve özel olarak cezalandırmayı amaçladığını söyledi.

“İktidar, infaz yasasıyla kendisine muhalifleri cezaevlerinde ölümle karşı karşıya bıraktığını söylememiz gerekiyor. Dolayısıyla bu düzenlemenin AYM tarafından iptal edilmesi gerekiyor. AYM yaşam hakkı öncelliğini dikkate alarak, elindeki tüm dosyaları mümkünse bir kenara bırakarak, başvuru dosyasını incelemeye almalı ve acilen dosya karara bağlanmalı. Çünkü söz konusu yaşam hakkı.”
Previous post
Karınca'dan karantina sürecinde kısa film seçkisi
Next post
Çernobil nükleer felaketinin ardından 34 yıl