Ana SayfaManşet‘Kuşlar yasına gider’… Ya biz?

‘Kuşlar yasına gider’… Ya biz?


Reyhan Hacıoğlu


“Bazı canlıları yara öldürmüyor, muhatapsız kalmak öldürüyor” der yazar adam.

Engerekler, çıyanlar, akrepler ve bir de kandan beslenenler…

Elma şekeri, rengârenk balonlar, yemyeşil ovalar ve bir de özgürce şarkı söyleyemeyenler…

Yalılar, villalar, ejder meyveleri, maden kolonyası ve bir de ‘yine iyisin’ler…

Maskesizler, eldivensizler, parasızlar, açlar ve öfkeliler…

Maskeli dörtler, kuyruklu yalanlar, gökten para yağanlar ve evlerine sığanlar…

Sokakta kalanlar, evde öldürülenler, işte sömürülenler ve bir de virüs bulaşanlar…

Göz yumanlar, bile bile izleyenler, diri diri yakanlar ve soyup soğana çevirenler…

‘Güzel bir dünya’ diyenler, uğruna ölümü göze alanlar, yıllarca yatanlar ve bir daha sevdiklerini görmeyenler…

Emekli olanlar, kredi ödeyenler, öğrenci okutanlar ve bir de eve ekmek götürenler…

Çil çil altını olanlar, paraya isim bulanlar, ‘evde kal’ diyenler ve bir de kulak tıkayanlar…

Ki var dahası, en fenası her gün utanmayı unutmaları. Önce doktorun ölümüne göz yumarlar sonra gözyaşı döküp adını hastaneye verirler!

Aylarca ses etmeyen ölüme iki kala, ‘bir bakarız’ diyen, bunlar musallada tabuta siyaset döşeyen, hastalıkta dua, kolonya getirenlerdir…

İyiler ve kötüler var anlayacağın ama sen iyileri UNUTMA, kötüleri ise iyi tanı; onlar demirin de tuncun da “itin” de uğursuzun da… Tüm boşluklarına beleşinden sığanlardır. Ve iyi tanı ki onları, bir halk yangınında ilk yanacak odunlardır, bil.

Previous post
İKSV'den Leyla Gencer anısına bir belgesel
Next post
Pippa Bacca'nın mücadelesi beyazperdede: 'Barış Gelini'