Ana SayfaDünyaHong Kong için yeni “güvenlik yasası” Çin parlamentosundan geçti

Hong Kong için yeni “güvenlik yasası” Çin parlamentosundan geçti

HABER MERKEZİ – Hong Kong’da “dış müdahale ve ayrılıkçı girişimlere karşı önlemler” şeklinde adlandırılan yeni ‘ulusal güvenlik yasası’ Çin parlamentosundan geçti. Bunun yanı sıra ulusal marşla ilgili bir diğer yasa tasarısını da protesto eden Hong Kong halkı polis şiddetine maruz kaldı, yüzlerce kişi gözaltına alındı.

Hong Kong’daki Pekin karşıtı protestoları kontrol altına almak için yeni bir ulusal güvenlik yasa tasarısı Çin Ulusal Halk Kongresi’ne sunulmuştu.

Yasa tasarısı bugün Çin parlamentosu tarafından onaylandı.

Bir karşı ve bir de çekimser oyun kullanıldığı oylamada tasarı 2 bin 878 oyla kabul edildi.

Söz konusu yasa, Hong Kong’da “ayrılıkçılık, hükümeti yıkma, terör ve dış müdahale” olarak adlandırılan fiilleri yasaklıyor.

Yasa, özerk statülü Hong Kong’un kendi yasalarını da baypas ediyor, “ulusal güvenliği tehdit ettiği ve devlet gücünü zayıflatma amacı güttüğü değerlendirilen eylemlerin doğrudan cezalandırılmasını” öngörüyor.

Yasanın Eylül ayı öncesinde yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Britanya, Avustralya, Kanada ve ABD’den ortak tepki

Tasarı Çin parlamentosunda oylanmadan önce bir açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Hong Kong’un artık Çin’den üst seviyede özerkliği bulunan bir bölge olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Pompeo, ABD’nin Hong Kong’a tanıdığı özel hukuki statünün iptal edildiğini de açıkladı.

ABD’nin ticari ilişkilerde tanıdığı özel statü, Hong Kong’a düşük gümrük vergileri gibi bazı ayrıcalıklar tanıyordu.

Tasarının Çin parlamentosundan geçmesinin ardından ise Britanya, Avustralya, Kanada ve ABD dışişleri bakanları ortak yazılı açıklama yaptı.

“Bu adımın Hong Kong toplumundaki mevcut derin bölünmeleri daha da kötüleştirmesinden son derece endişe ediyoruz” denilen açıklamada, yeni ‘güvenlik yasası’nın Hong Kong halkının özgürlüklerini kısıtlayacağı savunuldu.

“İnsan hakları hiçe sayılıyor”

Bu gelişmenin yanı sıra Hong Kong’da meclis üyelerinin ulusal marşla ilgili yasa tasarısını görüşmesi üzerine binlerce protestocu sokaklara çıktı.

Çarşamba gününden bu yana yüzlerce kişi alıkonuldu veya gözaltına alındı.

Bu yasa ise, Çin’in ulusal marşına ‘hakaret etmeyi’ veya marşı ‘kötüye kullanmayı’ suç haline getirerek, bu suçları işleyenleri 50 bin Hong Kong Doları (6 bin 400 Amerikan Doları) para cezası ile 3 yıla kadar hapis cezasına mahkum etmeyi öngörüyor.

2015’ten bu yana Hong Kong futbol takımının taraftarları birçok kez maçlarda çalan Çin ulusal marşını yuhaladı veya marş okunurken sırtını döndü. Yeni yasa, buna benzer davranışları cezai suç haline getirebilir.

Protestoculara yönelik polis şiddeti üzerine bir açıklama yayımlayan Uluslararası Af Örgütü de “Bugün polisin protestocuları dağıtmak için aşırı ve gelişigüzel güç kullanması, yetkililerin Hong Kong sokaklarında insan haklarını hiçe saydığını bir kez daha ortaya koyuyor” ifadesini kullandı.

Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

“Hong Kong’da özgürlükler, Çin’in dayattığı ulusal güvenlik yasasıyla büyük ölçüde sınırlandırılabilir. Böyle bir durumda, ulusal marşla ilgili yasa tasarısının kabul edilmesi, kentte ifade özgürlüğüne yönelik bir diğer ciddi tehdittir.
“Her iki yasaya yönelik protestoların gelecek haftalarda, hatta daha uzun bir süre devam edeceği düşünülürse, polisin şimdiye kadarki sert müdahalesi, Hong Kong’da bu yazın da baskı dolu geçeceğinin kaygı verici bir işaretidir.”

Hong Kong hakkında

Hong Kong, 1997 yılında Britanya tarafından Çin Halk Cumhuriyeti’ne iade edilmesinden bu yana, özel idare adı altında özerk bir konuma sahip.

Yaklaşık 7 milyon insanın yaşadığı bu özerk bölge, Britanya’nın 1842’de başlayan sömürge yönetimi sonrası 1 Temmuz 1997’de yeniden Çin’in hakimiyeti altına girdi ancak Hong Kong halkının kendi yasaları ve sivil özgürlükleri bulunuyor.

Söz konusu özerk statü ise “tek ülke, iki sistem” prensibi üzerine kurulu.

Previous post
MEB'den YKS'ye hazırlanan öğrenciler için çevrimiçi deneme sınavları
Next post
Nijerya'da saldırı: En az 60 kişi hayatını kaybetti