Ana SayfaToplumsal Cinsiyet‘İntihar değil cinayet’: Ceylan Akpolat’ın boynunda 3 ayrı ip ve darp izi var

‘İntihar değil cinayet’: Ceylan Akpolat’ın boynunda 3 ayrı ip ve darp izi var

HABER MERKEZİ – Ağrı Hamur’da, evli olduğu erkeğin ailesi tarafından şiddete maruz bırakıldığı için emniyete başvuran ancak evine geri gönderildikten 3 gün sonra ölü bulunan Ceylan Akpolat’un ailesi, kızlarının öldürüldüğünü söyledi. Aile, Ceylan’ın boynunda 3 ayrı ip izi olduğunu söyledi.

Ağrı’nın Hamur ilçesi Süleyman Kümbet köyüne bağlı Aşağı Yurt mezrasında yaşayan Ceylan Akpolat, 5 Mayıs’ta İlçe Jandarma Karakolu’na başvurarak, aile içi şiddete maruz bırakıldığını söylemişti.

Şikayet üzerine gözaltına alınan kadının evli olduğu erkek ile onun babası ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılmış, Ceylan ise 8 Mayıs’ta evinde asılı halde bulunmuştu.

25 yaşındaki Ceylan’ın annesi Zozan Kaya ve ağabeyi Kasım Kaya, kızlarının 7 yıllık evlilik süresince evli olduğu Fecri Akpolat’ın anne ve babası tarafından şiddete maruz bırakıldığını anlattı.

Ceylan’ın defalarca darp raporuyla karakola başvurmasına rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını vurguladı.

Mezopotamya Ajansı’ndan Özlem Yayan’a konuşan Kazım Kaya, kardeşinin ölümüne intihar süsü verildiğini ancak bunun cinayet olduğunu söyledi.

Kaya, “Eşi Fecri Akpolat ile aralarında çok büyük bir sorun yoktu. Kardeşimi öldüren Fecri Akpolat’ın annesi Afiye Akpolat ve babası Kasım Akpolat’tır. Kardeşimin 3 çocuğu var ve bir kızı ise 3 aylık” dedi.

Ceylan’ın sistematik şiddet nedeniyle defalarca evden ayrıldığını belirten Kaya, öldürülmeden önceki birkaç günü ise şöyle anlattı:

“Kardeşim bu sefer bir şekilde onlardan kaçıp, jandarmaya haber verdi. Onu karakola, ondan sonra da hastaneye götürdüler. Doktor darp raporu verdi. Bir de Fecri Akpolat’ın ailesine 3 bin TL para cezası verdi. Aslında devlet orda çok büyük yanlış yapıyor. Para cezası yerine koruma vermesi gerekiyordu. Zaten darp raporu verildikten sonra araya 4 gün girmeden kardeşim hayatını kaybediyor.”

‘Boynunda 3 ayrı ip izi’

Kaya, Fecri Akpolat ve ailesinin kardeşinin cenazesini hastane önüne bırakıp kaçmaya çalıştığını belirterek, “Eğer siz bir insan öldürmediyseniz, getirip cenazenizi hastaneye bırakıp kaçmazsınız. Ceylan’ın cenazesini getirip hastane önüne bırakıp kaçmaya çalıştılar” diye konuştu.

Ceylan’ın boynunda 3 ayrı ip izinin olduğunu söyleyen Kaya, şu ifadeleri kullandı:

“Biz kardeşimi öldürenlerden aynı gün içerisinde hemen şikayetçi olduk. 30 yaşındayım, kendini boğan insanları gördüm. Bir insan kendini boğmaya kalktığında, boynuna o ipi geçirdiğinde pişman olur. O ipten kurtulmaya çalışırken bir şekilde tırnakları boynunu çizer. Ama kardeşimde öyle bir şey yoktu. Kardeşimi gördüm, boynunda 3 tane ipin izi vardı. İki tane ip boynunu hafif çizmişti. Ama diğer ip ise kardeşimin boynunda çok büyük bir yara izi bırakmıştı.”

‘Vücudunda darp izleri var’

Zozan Kaya da kızının vücudunda darp izleri olduğunu belirterek bunun bir cinayet olduğunu dile getirdi.

“Vücudunun birçok yerinde çürükler, darp izleri vardı. Sırtında izler vardı. Yerde sürüklemişler büyük ihtimalle; çünkü sırtının tamamı soyulmuş durumdaydı. Yüzü, sırtı, elleri ve ayak topuğu, neredeyse vücudunun tamamı mosmor olmuş şekildeydi. Vücudunda sağlam yeri kalmamıştı.”

‘Kızım için adalet istiyoruz’

Kızının 7 yıldır sistematik şiddete maruz kaldığını yineleyen anne Kaya, tek isteğinin adalet olduğunu kaydetti.

“Tek isteğimiz bu olayın üstünün kapatılmaması. Kızım için adalet istiyoruz. Biz sadece kızımı öldürenlerin ve çocuklarının öksüz kalmasına sebep olanların cezalarını çekmesini istiyoruz. Yaşadığımız bu acının başka kimsenin başına gelmesini istemiyoruz. 3 aylık kızı şimdi annesiz ne yapacak? Bir insan 3 aylık çocuğunu bırakıp intihar etmez. Kızım evlendiğinden beri sürekli şiddete maruz kaldı. Bir insanın evladına böyle işkence edilmez. Kızımın acısını bana yaşatanların cezalarını çekmelerini istiyorum. Tek isteğim bize yardımcı olunması. Sesimizi duysunlar.”
Previous post
Çiftçiler Günü'nde çağrı: Tarımda dışa bağımlılık sona erdirilmeli
Next post
"Tarımsal üretim tasfiye edilerek, çiftçi ve toplum açlığa mahkum edildi"