Ana SayfaGüncelMülteciler salgınla birlikte işsizlik ve açlıkla karşı karşıya

Mülteciler salgınla birlikte işsizlik ve açlıkla karşı karşıya

HABER MERKEZİ – Covid-19 salgınıyla baş başa bırakılan mültecilerin durumuna dikkat çeken Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Üstün Reinart, alınan hiçbir tedbirin mültecileri kapsamadığını belirtti. Reinart, salgınla birlikte işsiz kalan mültecilerin “şimdi de açlık ve barınma gibi hayati sorunlarla boğuştuklarını” dile getirdi.

Mülteciler, yeni tip Corona virüsünün yol açtığı Covid-19 salgınıyla baş başa bırakılmış durumda.

Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Üstün Reinart, salgına karşı alınan ekonomik tedbirlerin mültecileri kapsamadığını söylüyor. Hükümetin ve yerel yönetimlerin yardımlarından faydalanamadıklarını da sözlerine ekliyor.

Mültecilerin genellikle kayıtsız, düşük gelirle günlük işlerde çalıştırıldığını ve salgınla birlikte işsiz kalan mülteci sayısının arttığını belirten Reinart, “Şimdi açlık ve barınma gibi hayati sorunlarla boğuşuyorlar” diyor.

Mezopotamya Ajansı’ndan Sevda Aydın’a konuşan Reinart, “Kendilerini yalnız ve çaresiz hissediyorlar. Bizim sahaya çıkamadığımız bu dönemde iletişim ağları kurarak, yardımlar götürmeye çalışıyoruz. Ama elbette çok yetersiz kalıyor” diye belirtiyor.

Yurtlarını geride bırakıp Türkiye’ye gelenlerin statülerine göre sağlık hizmetlerine erişebildiklerini hatırlatan Reinart, Türkiye genelinde 29 şehirde 180 Göçmen Sağlığı Merkezi olduğunu vurgulayarak şu sorunlara dikkat çekiyor:

“Mülteciler bulundukları illerdeki göçmen sağlık merkezilerine ya da aile hekimlerine başvurabiliyorlar. Burada şöyle bir şart var ancak kayıtlı oldukları illerde bu haklara sahipler. Mültecilerin çoğu kayıtlı olduğu ilde özellikle işsiz kaldığından iş bulabilmek için büyük şehirlere göç etmek zorunda kalıyor. Bakanlık göç eden mültecinin kaydı ne yazık ki değiştirdiği şehre almamak gibi bir uygulama dayatıyor. Bu da mültecilerin sağlık hakkına erişiminde sorunlar doğruyor.”

Mültecilere ücretsiz maske sağlanmadığına da dikkat çeken Reinart, bakanlığın “düzensiz göçmen” diye adlandırdığı mültecilerin 2019 Aralık ayına kadar sağlık hizmetlerine erişimi haklarının olduğunu ancak yeni bir yasal düzenlemeyle Türkiye’de 1 yılını doldurduktan sonra bu haktan yararlanamadığını belirtiyor.

Mültecilerin bu durumda sağlık hakkı için ücret ödediğini, çalışmıyorsa bunu kanıtlaması gerektiğini aktaran Reinart, bu noktada bazı belirsizliklerin olduğunu bazı hastanelerin bu hastaları kabul etmediğini bazılarının ise kolluk gücüne teslim ettiğini söylüyor.

‘İşlerini kaybetmemek için hastaneye gitmiyorlar’

Kayıtlı mültecilerin de sürekli damgalanma ve şiddet hali nedeniyle korku içinde yaşadıklarını ifade eden Reinart, “Bu durumda olan mültecilerin, salgın döneminde hastaneye gitmesinde çekinmelerine neden olunuyor. Çalışan mülteciler ise işlerini kaybetmemek için salgını taşıdıklarını düşünseler bile gizlemeye çalışıyorlar ve hastaneye gitmiyorlar” diye ekliyor.

“Salgın günlerinde mültecilerin başta sağlık olmak üzere barınma, gelir güvenliği, eğitimi sağlanmalı ve şiddetten koruyacak bir yapı oluşturulmalı” diyen Reinart, artan nefret söylemlerine karşı dayanışma çağrısında bulunuyor.

Previous post
Sınır-Aşırı Feminist Manifesto: Pandemiden hep birlikte çıkmak
Next post
Filistin, İsrail ve ABD ile yapılan tüm anlaşmalardan çekildi