Ana SayfaDünyaABD’de isyan devam ediyor, eylemler birçok ülkeye sıçradı

ABD’de isyan devam ediyor, eylemler birçok ülkeye sıçradı

HABER MERKEZİ – ABD’de George Floyd’un polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan ırkçılık karşıtı protestolar, Trump’ın orduyu görevlendirme tehdidine rağmen hız kesmiyor. New York’ta tüm hafta boyunca akşamları saat 20.00’den sonra sokağa çıkma yasağı kararı alındı, ülkenin başkentinde askeri araçlar tekrar sokaklarda görüldü. Öte yandan Minneapolis’teki cinayet Paris’ten Sydney’e dünyanın dört bir yanında protesto edildi.

George Floyd cinayetinin ardından ABD’nin Minneapolis kentinde başlayan ve ülke geneline yayılan isyan sürüyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın “gerekirse orduyu görevlendiririm” tehdidine rağmen ırkçılık karşıtları sokakları terk etmiyor.

Başta Washington olmak üzere birçok eyalette on binlerce Ulusal Muhafız görevlendirilse de, takviye güç olarak geri planda bırakıldı.

Ancak başkent Washington DC’de dün Trump’ın konuşması öncesinde görünen askeri araçlar bugün de sokaklara çıktı.

Ülke genelindeki eylemlerde çok sayıda eylemci ve gazeteci yaralanırken, binlerce protestocu da gözaltına alındı.

Minneapolis (Fotoğraf: AFP)

Atlanta’da polisler hakkında suçlama

Bu arada Atlanta kentinde, araç içerisinde eylemden dönen iki kişiye elektroşok tabancasıyla aşırı güç kullandıkları görüntüleri basına yansıyan altı polise savcılık tarafından suçlama yöneltildi.

Cumartesi gecesi yaşanan şiddet vakasının ardından görevden alınan polisler “ağır fiili saldırı” suçlamasıyla mahkemeye çıkarılacak.

New York’ta gece sokağa çıkma yasağı tüm hafta uygulanacak

Bununla birlikte ülkenin birçok bölgesinde kısmi sokağa çıkma yasakları uygulanıyor.

New York kentinde Pazartesi gecesi 23.00 ile sabah 5.00 arası uygulanacağı duyurulan sokağa çıkma yasağı, Pazar gününe kadar uzatıldı. Saatleri de genişletilerek yasak her akşam 20.00’de başlayacak.

Pazartesi gecesi Manhattan, Brooklyn, Queens, Staten Island ve Bronx’u kapsayan New York kentinde yaklaşık 700 kişi gözaltına alınmıştı.

Trump, tüm hafta boyunca sokağa çıkma yasağı kararı alınan New York’ta da Ulusal Muhafız birliklerinin görevlendirilmesi için Twitter’dan çağrıda bulundu.

New York Valisi Andrew Cuomo ve kardeşi CNN sunucusu Chris Cuomo’yu hedef alan Trump, “Dün Cuomo kardeşler için çok kötü bir gündü. New York, yağmacılara, eşkiyalara, radikal solculara ve diğer serserilere teslim edildi. Vali Ulusal Muhafızları görevlendirme önerimi kabul etmedi. New York paramparça oldu, tıpkı Fredo’nun (Fredo Cuomo) reytinglerinin % 50 düşmesi gibi” ifadelerini kullandı.

Obama: Protestolar gerçek bir dönüm noktası olabilir

Kasım ayındaki seçimlerde Donald Trump’a karşı Demokratların adayı olarak yarışacak olan Joe Biden, rakibini eleştirerek Trump’ın ‘toplumu böldüğünü’ ve ‘ülkeyi bir savaş alanına çevirdiğini’ savundu. Biden, seçildiği takdirde “sivil haklar reformu” yasası çıkaracağını söyledi.

George Floyd’un ailesinin avukatı Benjamin Crump, Joe Biden’ın Teksas eyaletinin Houston şehrinde 9 Haziran’da yapılacak cenaze törenine katılacağını duyurdu.

Eski ABD Başkanı Barack Obama da ırkçılık karşıtı protestoların, polis teşkilatında reform yapılması için yürütülen mücadelede “gerçek bir dönüm noktası” olabileceğini söyledi.

Obama, eylemlerin “ABD’de polis uygulamalarında ve ceza adalet sisteminde on yıllardır reform yapılamaması nedeniyle gerçek ve haklı bir öfkenin yansıması olduğunu” ifade etti.

AB’den ‘aşırı güç’ uyarısı

Avrupa Birliği (AB) ise George Floyd’un polisin aşırı güç kullanması sebebiyle ölümünden dolayı “şoke olduğunu” belirterek, ABD’li yetkilileri “aşırı güç kullanımından” uzak durmaya çağırdı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell yaptığı açıklamada, “George Floyd’un ölümü, ABD halkı gibi bizi de şoke edip dehşete düşürdü” dedi.

Fotoğraf: AFP

Öte yandan George Floyd’un polis tarafından öldürülmesi sonrası başlayan eylemler birçok ülkeye sıçradı.

Fransa’nın başkenti Paris’ten Avustralya’nın en büyük kenti Sydney’e dünyanın dört bir yanında protestolar düzenlendi.

Sydney’de toplanan yaklaşık binlerce kişi, “Nefes alamıyorum” ve “Siyahların hayatı değerlidir” sloganları atarak, iki saat süren bir yürüyüş gerçekleştirdi.

2016 yılında gözaltında hayatını kaybeden Adama Traoré adlı siyah gencin ailesinin de çağrısıyla Paris’te sokağa çıkan on binlerce eylemci “Adalet yoksa barış da yok”, “Polis her yerde, adalet hiçbir yerde” ve “Siyahların hayatı değerlidir” gibi sloganlar attı.

Sarı Yelekliler’in de destek verdiği eylemlerde polisin müdahalesi sonucu çatışmalar çıktı.

“Adama İçin Adalet Kolektifi” tarafından çağrı yapmasının nedeni ise Traoré’nin gözaltında ölümüyle ilgili yeni bir rapor çıkması. Raporda, siyah gencin polisin müdahalesi sonucu boğularak öldüğü belirtildi. Daha önceki raporlarda polisler aklanmıştı.

Adama Traoré, 19 Temmuz 2016’da kimlik kontrolü sırasında yaşanan gerilim sonrası karakola götürülmek üzere bindirildiği polis aracında hayatını kaybetmişti.

Ne oluyor?

ABD’nin Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde, 44 yaşındaki Derek Chauvin isimli beyaz bir polis, gözaltına alarak yere yatırdığı 46 yaşındaki George Floyd isimli siyahı 8 dakika 46 saniye boyunca boynuna diziyle bastırarak öldürdü.

Sosyal medyada yayılan video görüntülerinde Floyd’un “Nefes alamıyorum” sözlerine rağmen polisin şiddetini sürdürmesi infiale yol açtı.

Floyd’u öldüren Chauvin ile gözaltı işlemi sırasında yanında bulunan Thomas Lane, Tou Thao ve Alexander Kueng isimli polisler görevden alındı.

Floyd’un gözaltındayken ölümüne neden olan ve görevine son verilen dört polisten biri olan Derek Chauvin tutuklandı. Chauvin’in ‘üçüncü derece cinayet’ ve ‘taksirle insan öldürmek’ ile suçlandığı açıklandı.

Görevden alınan diğer üç polise yönelik suçlama getirilip getirilmeyeceği henüz bilinmiyor.

Bağımsız otopsi raporunda “nefes alamadığı” için öldüğü ortaya çıkan Floyd’u öldüren Chauvin’in yargılanacağı dava 8 Haziran’da.

‘Kasıtsız olarak insan öldürmekle’ suçlansa da Floyd’un avukatları ve ailesi “kasten insan öldürmek” ile suçlanması gerektiğini belirtiyor.


Karınca, DW, BBC, VOA, NTV, Euronews, Guardian
Previous post
Güneş'te son üç yılın en güçlü patlaması meydana geldi
Next post
Diyarbakır emniyetindeki işkenceye ilişkin komisyon kuruldu