Ana SayfaKitapAlbert Cossery’nin ‘Dilenciler ve Kibirliler’i Türkçede

Albert Cossery’nin ‘Dilenciler ve Kibirliler’i Türkçede

HABER MERKEZİ – Batı kültürünün son gerçek anarşist yazarı olarak kabul edilen Albert Cossery’nin “Dilenciler ve Kibirliler” adlı romanı Türkçeye çevrildi. Kolektif Kitap’tan çıkan roman, ‘adaletsiz toplumların düzenini bozan’ hırsızlar, züppeler, dilenciler ve yersiz yurtsuzlardan oluşuyor.

Mısır doğumlu Fransalı yazar Albert Cossery’nin ilk kez bir romanı Türkçede.

Cossery, insan ilişkilerine ve topluma getirdiği nüktedan ve kışkırtıcı bakışla Batı kültürünün son gerçek anarşist yazarı kabul ediliyor.

Döneminin avangard yazarlarının aksine hikâye anlatıcılığında can sıkıntısı ve muğlaklıklardan uzak duran Cossery’nin Dilenciler ve Kibirliler adlı romanı, ‘adaletsiz toplumların düzenini bozan’ hırsızlar, züppeler, dilenciler ve yersiz yurtsuzlardan oluşuyor.

Eski felsefe hocası ve dilenci Gohar, uyuşturucu satıcısı ve şair Yeghen, otoriter ve eşcinsel polis amiri Nur El Dine, Kahire sokaklarında bir araya geliyor.

Peki, toplumsal norm ve heveslere karşı çıkarken iç huzuru nasıl koruyorlar? Fakirliğin ortasında, usanmaz devlet güçlerinin durduramadığı yaşam enerjisini nasıl muhafaza ediyorlar?

İşte, yukarıdaki soruların cevabı Cossery’nin Kolektif Kitap’tan çıkan kitabında saklı.

Dilenciler ve Kibirliler, Servet Ugan tarafından Fransızca aslından çevrildi.

Albert Cossery hakkında

1913 yılında Mısır’da doğan yazar, 17 yaşındayken hukuk eğitimini bitirmek için gittiği Fransa’nın başkenti Paris’te okulu bitiremedi ve bütün yaşamını yazıya adadı.

Eserlerinin tamamına yakınını Fransızca yazmasına, hayatının son altmış yılını Paris’te küçük bir otel odasında geçirmesine rağmen tüm romanları ya Mısır’da ya da diğer Arap ülkelerinde geçer.

2008 yılında Paris’te yaşama veda eden Cossery, hayatı boyunca sekiz roman yazdı.

İlk öykü kitabı Les hommes oubliés de Dieu (Tanrının Unuttuğu İnsanlar, Kanat Kitap, 2004) 27 yaşındayken yayımlandı, ardından Henry Miller’ın desteğiyle ABD’de İngilizce çevirisi çıktı.

1990’da Fransız Akademisi tarafından verilen Grand Prix de La Francophonie ve 2005’te Grand Prix Poncetton’na layık görüldü.

Yazar, Henry Miller tarafından “Karakterlerinin içinden geçtiği dinmeyen hüzne ve beyhudeliğe rağmen, Cossery her eserinde boyunduruğa karşı insanlardaki inatçı inancın gücünü göstermeye devam ediyor” şeklinde nitelendiriliyor.

Previous post
Bursa’da selde kaybolan Derya Bilen’in cansız bedeni bulundu
Next post
Robert Pattinson ve Johnny Depp’li “Barbarları Beklerken”den ilk fragman