Ana SayfaGüncelEfil efil esen yele merhaba – DİB

Efil efil esen yele merhaba – DİB

HABER MERKEZİ – Bağımsız bir platform olan Demokrasi İçin Birlik (DİB), HDP’nin ‘demokrasi yürüyüşü’ ile Baro başkanlarının “Savunma yürüyor” şiarıyla Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya yaptıkları yürüyüşe dair bir açıklama yaptı. Yürüyüşlerin, sokağın meşruluğunu bir kez daha hatırlattığını vurgulayan DİB, “demokrasi güçleri önlerine kurulan barikatları aşmak, toplumsal itirazın görünür ve etkili olabileceği meşru mecraları yaratmak zorunda” diye belirtti. Açıklamayı paylaşıyoruz.


Demokrasi İçin Birlik


Halk desteği giderek zayıflayan iktidarın baskı ve polis şiddetiyle, anayasayı ihlal ederek muhalefete yasaklamak istediği sokaklar hareketleniyor.

Taze bir rüzgâr esiyor. Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) “Darbeye karşı demokrasi” yürüyüşünden sonra, 80 baronun ortak kararıyla, sayıları 60’ı bulan baro başkanı “Savunma Yürüyor” sloganıyla kendi illerinden Ankara’ya yürüdü. İktidarın hukuk dışı engellemelerine ve zorbalıklarına rağmen yapılan yürüyüşler, demokratik hak arama mekânı olarak sokağın meşruluğunu bir kez daha hatırlatırken, anayasadaki hak ve özgürlüklerin ancak kullanırlarsa, var olduklarını da işaret ediyor.

Anayasanın 11. Maddesinde yazıldığı gibi herkes düşüncelerini, fikirlerini, itirazlarını sokakta ifade edebilir. Barışçı olduğu sürece devlet bu hakkın kullanılmasını engelleyemez, Devlet bugün yapılanın tam aksine, yurttaşların toplantı ve gösteri hakkını güvenli biçimde kullanmasını sağlamakla yükümlüdür. Hukuk ve demokrasi dışı uygulamalarla ayakta kalmaya çalışan iktidarın demokratik taleplerini sokakta dile getirmek isteyenlere yanıtı ise, anayasada yazılı olanların bir anlam taşımadığıdır.

Baro başkanlarının önüne kurulan barikatın anlattığı bu.

Fotoğraf: Sendika.org

Baro başkanlarının önünde 30 saat bekledikleri barikat, yalnızca onların Ankara’ya girişini engellemek için kurulmadı, barikat, demokratik haklarını kullanarak sokağa çıkmak, hak ve özgürlük taleplerini sokakta dillendirmek isteyen bütün toplumsal muhalefetin önüne kuruldu.

Barikatın amacı, toplumun demokratik haklarını kullanmasını engellemek, göz dağı vermek. Kamu yararını gözetmeleri iktidarda rahatsızlık uyandıran meslek örgütleridir, kıdem tazminatı hakkını korumak için mücadeleye hazırlanan işçilerdir önüne barikat kurulanlar; doğa talanına karşı çıkan köylüler, hak, hukuk, adalet mücadelesi verenlerdir…

İktidar barikat kuruyor, çünkü muhalefetin kitlesel olarak sokağa çıkmasından, toplumun artan hak ve özgürlük taleplerini sokakta dillendirmesinden korkuyor.

Önümüzdeki dönem, barolar üzerinden başlayan yargı bağımsızlığı mücadelesine, kıdem tazminatı hakkını korumak isteyen emekçilerin itirazlarına, etkisizleştirilmeye çalışılan meslek örgütlerinin direnişlerine sahne olacak. Bütün bu karşı çıkışlar, halkın katılımına dayalı bir demokrasi ve özgürlük mücadelesinin parçası haline gelmelidir.

Meclisteki ve meclis dışındaki demokrasi güçleri önlerine kurulan barikatları aşmak, toplumsal itirazın görünür ve etkili olabileceği meşru mecraları yaratmak zorunda.

Bu itirazın gürül gürül akacağı yer tarihin her anında, dünyanın her yerinde sokaklardır. Hak ve özgürlüklere, demokratik birikimlerimize sahip çıkmanın yolu, demokrasi güçlerinin halkın katılımına dayalı ortak bir mücadeleyi sokakta, işyerlerinde, mahallelerde ilmek ilmek örmeyi başarabilmesinden geçiyor.

Previous post
Halkın yargıya katılma gücü: Savunmaya özgürlük – Tennur Koyuncuoğlu
Next post
Fransa'daki yerel seçimlerde 'yeşil dalga' ve kadınların zaferi