Ana SayfaGüncel“Gazetecilik tutuklamalarla duracak bir şey değil”

“Gazetecilik tutuklamalarla duracak bir şey değil”

HABER MERKEZİ – Önceki gün tahliye olan Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik ve gazetenin Sorumlu Yazıişleri Müdürü Aydın Keser, tutuklanma süreçleri ile tutukluluk hallerini anlattılar. Yayın çizgilerinden rahatsız olunduğu için tutuklandıklarını belirten gazeteciler, yazmaya devam edeceklerini söylediler.


Haber: Erdoğan Alayumat & Sadiye Eser


Libya’da ölen MİT mensubunun cenaze törenine ilişkin yapılan haberler gerekçe gösterilerek tutuklanan Yeni Yaşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Çelik ile gazetenin Sorumlu Yazıişleri Müdürü Aydın Keser, Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu, Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, muhabiri Hülya Kılınç ve Yeniçağ yazarı Murat Ağırel 4 ay sonra hakim karşısına çıktı.

İstanbul 34’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada gazeteciler Ferhat Çelik, Aydın Keser ve Barış Terkoğlu adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Barış Pehlivan, Hülya Kılınç ve Murat Ağırel’in tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

Serbest bırakılan Ferhat Çelik ve Aydın Keser, gazetecilerin ağır baskı sürecinden geçtiği bir dönemde mesleklerini sürdürmenin kendileri için onur olduğunu söyledi.

Tutuklanmalarına gerekçe gösterilen olayın ilk olarak AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan tarafından “Libya’da birkaç tane şehidimiz var” sözleriyle duyurulduğunu anımsatan Çelik, bu açıklamanın ardından herkesin Libya’da yaşamını yitirenlerin kim olduğunu merak ettiğini ifade etti.

Bunun üzerine bazı basın kuruluşlarının konuyla ilgili haber yaptıklarını kaydeden Çelik, kendilerinin de yapılan haberleri kaynak göstererek haber yaptıklarını söyledi.

Haberde kaynak göstermelerine rağmen hakkında soruşturma başlatıldığına dikkat çeken Çelik, tutuklanma sürecini şöyle anlattı:

“Haberi savcılığa nerden aldığımızı tane tane anlattık. Buna rağmen tutuklama talebiyle İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildik. Hakimlik bizi serbest bıraktı. Bir gün sonra savcı itiraz etti. Avukatım ile emniyette gittik. Oradan İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldık. Hakim 5 dakika da 3 kez ara verdi mahkemeye. Son ara verdiğinde telefon ile konuştu ve hakkımızda tutuklama kararı verdi. Yani dosyaya bile bakmadan tutuklama kararı verdi.”

“Cezaevleri ile bize bedel ödetemezler”

23-24 Şubat’ta konuya ilişkin haberlerin yayınlandığını, ancak 3-4 Mart tarihlerinde haklarında suç duyurusu yapıldığını ifade eden Çelik, “Devletin güvenliği, gereken bilgileri yayınlandıktan 13 gün sonra mı aklınıza geldi” diye sordu.

Çelik, “Açık kaynak göstererek haber yapmamıza rağmen bizi ‘casusluk’ ile suçluyorsunuz. Bütün gazeteciler şunu bilmeli ki şayet bu davadan bize ceza verilirse yapılan her haber sonrası o haberi yapan gazetecinin cezaevine girmemesinin garantisi yok” dedi.

MİT Kanunu’nun değişmesinin ardından Anadolu Ajansı ve Sabah Gazetesi gibi iktidara yakın olan yayın kuruluşlarının MİT mensuplarının adını açıktan kullanarak defalarca haber yaptığını anımsatan Çelik, bunlar hakkında hiçbir soruşturma açılmadığına dikkati çekti.

Yaptıkları bu haberden dolayı tutuklanmadıklarını kaydeden Çelik, “Bizim yayın çizgimizden rahatsız oldukları için bir suç yarattılar, bunu da bahane ettiler. Bizi tutuklayanlar ‘bir iddianame hazırlarız en az 3-4 ay içeri atarız. Bundan sonrada hiç bir gazeteci çıkıp haber yapmaz ya da yaparken iki üç defa düşünür. Libya ile haber yaparsa kırk defa düşünür’ mesajını vermek istediler. Bu kapsamda biz ibreti alem olalım diye tutuklandık” dedi.

Cezaevleriyle, kapatmalarla, engellemelerle yılmayacaklarının altını çizen Çelik, şöyle devam etti:

“Yüzde 95’lik iktidar medyasına rağmen yüzde 5 kalan bir avuç, gerçekten kelle koltukta gazetecilik yapanlar büyük işler başarıyorlar. O yüzde 5 bugün ülkenin çoğunluğuna sesini duyurabilir ve bir şeyler değiştirebilir.

“Biz bu işe başlarken Apê Musalardan, Gurbeteli Ersözlerden feyz aldık. Apê Musa’nın küçük generalleri olan o küçük yüreklerden feyz aldık. O anlamıyla gazetecilik tutuklamalarla duracak bir şey değil. Cezaevleri ile bize bedel ödetemezler.

“13 yıldır bir şekilde bu işin içindeyim. 13 yıldır ilk defa 4 ay dinlendim. Bu büyük bir ‘lüks’. Böyle bir ‘lüks’ daha önce elime geçmedi. Ama artık yeter, tekrar yazmaya başlamalıyım.”

“Yazmaya devam edeceğiz”

Yeni Yaşam Gazetesi Sorumlu Yazı işleri Müdürü Aydın Keser ise tutuklu kaldığı süre içinde cezaevinde yaşadığı hak ihlallerine dikkati çekerek, 120 gün boyunca hiçbir talebinin karşılanmadığını söyledi.

Cezaevinde ilk olarak birlikte tutuklandığı Ferhat Çelik ile aynı odaya geçmek istediğini, ancak bu talebinin karşılanmadığını dile getiren Keser, buna ilişkin 4 kere dilekçe yazdığını ancak dilekçelerin hiçbirine cevap verilmediğini dile getirdi.

Yeni Yaşam gazetesini istemelerine rağmen kendilerine verilmediğini belirten Keser, bu konuda muhatap bulamadıklarını söyledi.

Yeni Yaşam gazetesinin köklü bir geleneğe sahip olduğunu ifade eden Keser, “Evrensel bir gazetecilik geleneğimiz var. Yayın çizgimiz gayet sağlam ve uydurma haberler yoktur. Gazetemiz her ne kadar baskı altında olsa da hep yayınına devam etti. 4 ay boyunca tutuklu kaldık ama bundan sonra yazmaya devam edeceğiz” diye konuştu.


Mezopotamya Ajansı
Previous post
Michal Ajvaz’ın felsefi romanı "Altın Çağ" Türkçede
Next post
İşsizlik ve kısa çalışma ödemeleri erkene çekildi