Ana SayfaÖzelKadın iradesine yönelik saldırılara cevap: ‘Kadın Mücadelesi Her Yerde’

Kadın iradesine yönelik saldırılara cevap: ‘Kadın Mücadelesi Her Yerde’

HABER MERKEZİ – HDP Kadın Meclisi öncülüğünde başlatılan, dört hafta boyunca kesintisiz sürecek olan ‘Kadın Mücadelesi Her Yerde’ kampanyasını SKM Sözcüsü Deniz Aktaş ve Kadınların Kurtuluşu’ndan Burcugül Çubuk ile konuştuk. Kampanyanın kadın iradesine yönelik saldırılara bir cevap niteliğinde olduğu belirten kadınlara göre, ‘Kadınların biriken öfkesinin mutlaka karşılığı olacak’.


Haber: Pelin Özkaptan


Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Leyla Güven ile Musa Farisoğulları’nın vekillikleri düşürülmüş, ardından da tutuklanmışlardı. Sonrasında Güven tahliye edilirken, Farisoğulları hala cezaevinde. Bununla birilikte kayyum atamaları da devam etmekte.

HDP başta olmak üzere pek çok devrimci, demokratik kurumun ‘irade gaspı’ olarak nitelendirdiği bu uygulamalara tepkiler ve eylemler sürüyor.

HDP Kadın Meclisi öncülüğünde de bir araya gelen çok sayıda kadın hakları örgütü, hem son gelişmelere hem de cinsel istismar affı tartışmalarına ve giderek artan erkek şiddetine karşı bir kampanya başlattı.

Geçtiğimiz hafta startı verilen ‘Kadın Mücadelesi Her Yerde’ kampanyası kapsamında kadınlar, pek çok ilde sokaklara çıkarken, erkek egemenliğine ve baskılara karşı mücadeleyi yükseltme çağrısında bulundu.

Biz de içinde bulundukları bu kampanyayı ve kolektif kadın mücadelesinin önemini Kadınların Kurtuluşu Merkezi Koordinasyon üyesi Burcugül Çubuk ve Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Genel Sözcüsü Deniz Aktaş ile konuştuk.

Burcugül Çubuk

HDP’ye ve Leyla Güven şahsında kadın mücadelesine yönelik baskılara değinen Burcugül Çubuk, “Leyla Güven’in Kürt kadınlar, Ortadoğu’daki kadınlar için özel bir önemi var. Bir kadın olarak mücadelenin her aşamasında hiç geri durmadan kendini ortaya koyan, erkek devletin bütün saldırıları karşısında dimdik duran ve bunu kadınlarla birlikte kolektif bir şekilde yapan bir imge. Kendisine sürekli yönelen devlet saldırısı da buna yönelik” ifadelerini kullandı.

Çubuk, Güven’in tutuklanmasının ardından İstanbul Beşiktaş’ta eylem yaptıkları sırada kendilerine yönelik polis müdahalesini de şöyle anlattı:

“Kartal heykelinin önü her zaman bildiri dağıtıp, açıklama yaptığımız bir yerdi. Ancak bu kez engellenmeye çalıştık. Polise burada her zaman eylem yaptığımızı söylediğimizde aldığımız yanıt ise ‘Bu kez gündeminiz farklı ama’ oldu.”

‘Kadınların biriken öfkesinin mutlaka karşılığı olacak’

‘Kadın Mücadelesi Her Yerde’ kampanyası başta olmak üzere, birlikte bir mücadele hattı örmenin önemine dikkat çeken Çubuk, “Biz kadınlar olarak işgalci, sömürgeci militarist devlet politikalarına, bunu sokakta uygulayan erkeklere karşı eşitlik ve özgürlük mücadelesini ancak birlikte vererek kazanabiliriz” dedi ve ekledi:

“Kadın dayanışmasının derinlikli anlamını yeniden kavrayarak ve geliştirerek verebiliriz. Zaten hali hazırda bir dayanışma var. Bunu sokaklarda, mahallelerde, evlerde daha da güçlendirerek hem faşizmi yenebileceğimizi görebiliyoruz hem de erkek devlet politikalarını ve patriarkanın uygulayıcısı erkekleri bu anlamda gerileteceğimizi biliyoruz.”

Kadınlar Birlikte Güçlü ile de kolektif bir mücadele yarattıklarını söyleyen Çubuk, salgın sürecinin de etkisiyle son dönemlerde giderek biriken kadın öfkesine dikkat çekip, “Mutlaka karşılığı olacak” dedi.

“Pandemi sürecinde kadınların şiddet nedeniyle yaptığı başvurular yüzde 100 artmış durumda. Kadınların mücadelesi sonucu getirilen uygulamalar salgın bahanesiyle gevşetildi, sığınma evleri kapatıldı, şikayet için karakola giden kadınlar geri gönderildi, şiddet hatları yanıt vermedi…
“Bunlar yaşamı sürekli tehlike altında olan kadınlarda daha büyük bir öfkeyi biriktirdi. Bu öfkenin mutlaka bir karşılığı olacak. Keza ABD başta olmak üzere tüm dünyada ırkçılığa karşı sokağa çıkanlara baktığımızda kadınların tavrının çok net olduğunu görüyoruz. Çünkü şiddet de onunla mücadele de kadınlar için çok tanıdık.”
Deniz Aktaş

Deniz Aktaş ise HDP’nin kadın iradesini öne çıkaran yanını vurgulayarak, “HDP bugüne kadarki burjuva erkek egemen siyasetini alaşağı eden, kadının sesini, iradesini Meclis’e ve her yere taşıyan siyasetteki kadın iradesini yarattı. Bu açıdan HDP’deki kadınların rol ve misyonunun önemini görmek gerekiyor. Saldırıların da en önemli kısmının kadınlara gelmesi tesadüf değil. Saldırıların temelinde kadın özgürlük mücadelesi ve Kürt Özgürlük mücadelesi var” diye konuştu.

Aktaş, HDP Kadın Meclisi öncülüğünde başlattıkları ‘Kadın Mücadelesi Her Yerde’ kampanyasını nasıl hayata geçirdiklerini de şöyle anlattı:

“HDP Kadın olarak ve bileşenlerle birlikte bu kampanyadan önce de toplantılar yapmış, salgın sürecinde kadın haklarına yönelik saldırılara karşı bir şeyler yapmamız gerektiğini önümüze koymuştuk. Ve bu süreçte tüm haklarımızı kazandığımız yerde; sokakta olmamız gerektiğini de tartışmıştık.
“Ve salgın süreci sonrasında ilk sokağa çıkanlar yine kadınlar oldu. ‘Kadın Mücadelesi Her Yerde’ ismini seçmemizin nedeni de sokakların, evlerin, iş yerlerinin yani bulunduğumuz her yerin bizim erkek egemenliğe karşı muharebe alanımız olması.”

‘Bu kampanya kadın iradesine yönelik saldırılara bir cevap’

Kampanyanın dört hafta süreceğini ve her hafta belirli konuları gündemleştireceklerini belirten Aktaş, “İlk önce Meclis’e getirilmeye çalışılan ‘cinsel istismar faillerine af’ tasarısına karşı hem Meclis’te hem mahallelerde kadın kürsüleriyle hem de bulunduğumuz her alanda mücadele yürütüyoruz” dedi

“Diğer yandan bu süreçte siyasi tutukluları dışarıda bırakıp, çetecileri, kadına karşı suç işleyenleri serbest bırakan infaz yasası geçirildi. Buna karşı her yerde eylemde olacağız” diyen Aktaş, sözlerini şöyle noktaladı:

“İkinci haftada kayyumlara karşı, eşbaşkanlık sistemini, buradaki kazanımları anlatacağımız bir süreç işleteceğiz. Son hafta da kadına yönelik şiddete dikkat çektiğimiz kitlesel yürüyüşler, açıklamalarla her yeri miting alanına çevireceğiz. Ortadoğu’daki kadın kazanımlarına, kadın iradesine yönelik saldırılara cevap verdiğimiz bir mücadele zemini yaratacağız.”
Previous post
Bir jeolog gibi düşünerek dünyayı kurtarabilir miyiz?
Next post
Bu kez Atlanta: Polis, bir siyahı daha öldürdü