Ana SayfaManşetTKDF’nin ihbar hattına salgın döneminde 2 bin 125 kadın başvurdu

TKDF’nin ihbar hattına salgın döneminde 2 bin 125 kadın başvurdu

HABER MERKEZİ – Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu acil yardım hattını son 3 ayda 2 bin 125 kadın aradı. Verileri değerlendiren TKDF Başkanı Canan Güllü, salgınla birlikte kadına yönelik şiddetin arttığını söylerken, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin had safhaya ulaştığına dikkat çekti.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF), acil yardım hattına gelen kadına yönelik şiddet çağrılarının son 3 aylık verilerini paylaştı.

Bu verilere göre, acil yardım hattına Mart ayında toplam 904 çağrı geldi. Yapılan bu çağrılarda fiziksel şiddet 578, psikolojik şiddet mağduru 80, komşu ihbarı 113, acil vaka 48, sığınma evi talebi 60, hukuki destek talebi 25 oldu.

Nisan ayında da toplam 730 çağrı geldi; bunlardan fiziksel şiddet 651, acil vaka sayısı 45, komşu ihbarı 34 olarak yansıdı.

Mayıs ayında gelen 491 aramanın ise aile içi şiddetle ilgili kayıt açılan vaka sayısı 274, aile içi şiddetle ilgili başvuran kişi sayısı 182,  acil komşu ihbar hattı 35 olarak izledi.

Kadın Meclisleri de Türkiye’de Covid-19 salgının başladığı 11 Mart ile 20 Mayıs tarihleri arasında 51 kadının katledildiğini geçtiğimiz günlerde açıklamıştı.

Kadınlar devlet kurumlarına ulaşamadı

Son TKDF verilerini MA’dan Semra Turan’a değerlendiren TKDF Başkanı Canan Güllü, salgının ilk ayında kadınların devletin bünyesindeki acil yardım hatlarına başvurduğunu ancak bir cevap alamadıklarını söyleyerek, bundan kaynaklı kadın örgütlerine başvuruların çoğaldığını aktardı.

Salgının ilk ayında ciddi sıkıntı ve zorlukların yaşandığına dile getiren Güllü, Nisan ayında ihbar hatlarına yansıyan verilere bakıldığında şiddetin devam ettiğini, Mayıs ayında ise özellikle fiziksel ve psikolojik şiddetin yoğunluğunu koruduğuna dikkat çekti.

Yaklaşık üç aydır cinsel istismara dair herhangi bir ihbar almadıklarını paylaşan Güllü, neden olarak, bu vakaların üstünün örtülmesini gösterdi.

Salgın sürecinde kadınların devletin kurumlarına ulaşamadığını, ulaşınca da cevap alamadığını söyleyen Güllü, devletin bu süreçte kadınlara dair yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açtığına dikkat çekti.

Güllü, “İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamış bir iktidar olsaydı, bugün bunların birçoğunu konuşmamıza gerek kalmayacaktı” dedi.

Verilerin, Türkiye’de kadınların bir meta olduğunu gösterdiğini, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin had safhada olduğuna işaret ettiğini belirten Güllü, “Kadın politikasının yürütülmesi için devletin adım atması gerekir. Türkiye kadına yönelik şiddetin önlenmesi için imzacısı olduğu yasaları uygulasın” diye konuştu.

Previous post
'İşten çıkarma yasağı' ile zorunlu ücretsiz izin uzatılabilir
Next post
HDP'lilerin yürüyüşüne polis engeli, vekillere saldırı