Ana SayfaGüncelBüyükada Davası: Dört hak savunucusuna hapis cezası

Büyükada Davası: Dört hak savunucusuna hapis cezası

HABER MERKEZİ – Kamuoyunda “Büyükada Davası” olarak bilinen, 11 insan hakları savunucusunun yargılandığı davada, Taner Kılıç’a 6 yıl 3 ay, Günal Kurşun, İdil Eser ve Özlem Dalkıran’a ise 1’er yıl 13’er ay hapis cezası verildi.

İstanbul Büyükada’da “İnsan Hakları Savunucularının Korunması Dijital Güvenliği” başlıklı toplantı nedeniyle haklarında dava açılan 11 hak savunucusunun yargılandığı davanın karar duruşması yapıldı.

Davada Taner Kılıç, İdil Eser, Özlem Dalkıran, Günal Kurşun, Veli Acu, Ali Garawi, Peter Steudtner, İlknur Üstün, Nalan Erkem, Nejat Taştan ve Şeyhmus Özbekli yargılandığı davanın duruşması İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde  gerçekleştirildi.

Duruşmada konuşan Nejat Taştan, “Bu davada avukatıma gönderdiğim para bile suç olarak gösterilmiştir. Bu asılsız iddialarla yargılamayla boğuşuyoruz. Hüküm ne olursa olsun gerekçenizi merak ediyorum” dedi.

Ardından söz alan Taştan’ın avukatı Ezgi Yalvarıcı, ceza yargılamasının amacının delillerle maddi sonuca ulaşmak olduğunu dile getirdi.

“Mütalaada açıkça maddi dayanakları olmamasına ve delil sayılmamasına rağmen mahkemeye delil olarak sunulan birçok husus var. Mütalaada var olmayan delillerin dosyaya sunulması açıkça bir ihmaldir.
Evrensel hukukta suçlu sayılan kişiyle telefonda görüşmek suç sayılmamıştır. Ancak savcı mütalaasında buna dayanıyor. Hukuk devleti bireyleri ceza yargılamasından da korur. İnsan haklarını savunmak evrensel bir haktır. Bunun soruşturma konusu olması kabul edilemez. Müvekkilimin beraatını istiyorum.”

Ardından söz alan Nalan Erkem’in avukatı Ali Koç, “Toplantı şahıslar tarafından yapılmamıştır, insan hakları örgütleri tarafından yapılmıştır. Savcının şahsi toplantı iddiası dayanaksızdır. Toplantı gizli yapılmamıştır. Bunlar ispatlanmıştır. Nitekim müvekkilim toplantıyı sosyal medyada paylaşmıştır, bunlar dosyaya ibraz edilmiştir” diyerek, müvekkili hakkında beraat istedi.

Diğer sanık avukatları da, delillerin önceki duruşmalarda çürütüldüğüne dikkat çekerek, beraat talebinde bulundu.

Mahkeme, savunmaların ardından duruşmaya bir saat ara verdi.

Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme

Taner Kılıç hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 6 yıl 3 ay, Günal Kurşun, İdil Eser ve Özlem Dalkıran hakkında ise “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” iddiasıyla 1’er yıl 13’er ay hapis cezası verdi. Mahkeme, 7 kişi hakkında ise beraat kararı verdi.

Mahkeme üyelerinden birisi, Taner Kılıç, Günal Kurşun, İdil Eser ve Özlem Dalkıran’ın işledikleri suçun sabit olmadığını, ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerektiğine işaret ederek, verilen karara “iştirak” etmediğini kaydetti.

“Beraat verilmezse karar siyasidir”

Kılıç’ın avukatı Murat Dinçer duruşma öncesi BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, davadan beraat kararının çıkmasını beklediğini söylemişti.

Dosyanın ‘baskı, telkin ya da talimat altında değil de hukuki kriterlere göre değerlendirilmesi durumunda kesinlikle beraat beklediklerini’ ifade eden Kılıç, “Eğer beraat verilmezse bunun hukuki bir açıklaması yok, bilin ki siyasi bir mülazaha verilmiştir” demişti.

Dava öncesi Avrupa’dan çağrılar

Karar duruşması öncesi Avrupa Parlamentosu’ndan hak savunucuları için çağrı yapılmıştı.

Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor ve AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkanı Sergey Lagodinsky, Türkiye hükümetine Avrupa Birliği standartlarına uyma çağrısında bulunmuştu.

Yapılan açıklamada, “İnsan hakları savunucuları yargılanmak yerine korumaya alınmalı” denilmişti.

Almanya hükümetinin İnsan Hakları Sorumlusu Bärbel Kofler ile Fransa Dışişleri Bakanlığı İnsan Hakları Sorumlusu François Croquette de ortak bir açıklama yapmıştı.

Bu açıklamada da, “İnsan hakları için meşru girişimlerde bulunmak hiçbir yerde bir suça konu olamaz. Özgür ve dinamik bir sivil toplumun ve yargı bağımsızlığının açık demokrasinin önemli sütunlarını oluşturduğunu hatırlatmak istiyoruz” denilmişti.

Dava hakkında

İnsan Hakları Ortak Platformu’nu oluşturan sivil toplum kuruluşlarının kararıyla ve bilgisi dahilinde 2–7 Temmuz 2017 tarihleri arasında İstanbul’da Büyükada’da sivil toplum kuruluşları için bir eğitim çalıştayı düzenlendi.

Bu çalıştayın dördüncü gününde (5 Temmuz 2017) Adalar Başsavcılığı’nın talimatıyla çalıştay polis tarafından basıldı ve 10 hak savunucusu gözaltına alındı.

Önce 7 gün olan gözaltı süresinin 14 güne uzatılması sonucu ancak 17 Temmuz 2017 tarihinde Savcılığa çıkarılan hak savunucularının “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek”, “silahlı terör örgütüne üyelik” suçlamasıyla tutuklanması talep edildi.

18 Temmuz 2017 tarihinde savcılığa çıkarılan hak savunucularından İdil Eser (Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü), Özlem Dalkıran (Helsinki Yurttaşlık Derneği), Günal Kurşun (İnsan Hakları Gündemi Derneği), Veli Acu (İnsan Hakları Gündemi Derneği), Ali Garawi (İsveç vatandaşı – insan hakları eğitimcisi), Peter Steudtner (Almanya vatandaşı – insan hakları eğitimcisi) tutuklanırken; Nalan Erkem (Helsinki Yurttaşlık Derneği), Şeyhmus Özbekli (Hak İnisiyatifi), İlknur Üstün (Kadın Koalisyonu) ve Nejat Taştan (Eşit Haklar İçin İzleme Derneği) adli kontrol ve yurtdışı yasağıyla serbest bırakıldı.

21 Temmuz 2017 tarihinde 4 hak savunucusu hakkında, serbest bırakılmalarına yapılan savcı itirazı sonucu yakalama kararı çıkarıldı. Evlerinden gözaltına alınan Nalan Erkem ve İlknur Üstün tutuklandı. Nejat Taştan ve Şeyhmus Özbekli ise haftada iki gün adli kontrol şartı ve yurtdışı yasağıyla bir kez daha serbest kaldı.

Yaklaşık üç ay sonra, 4 Ekim 2017 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan ve hak savunucularının “Silahlı terör örgütüne üye olma” ve “Silahlı terör örgütlerine yardım etme” suçlarından yargılanmalarını isteyen iddianameye, 9 Haziran 2017 tarihinden beri “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklu olan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Av. Taner Kılıç da şüpheli olarak eklendi.

İlk duruşmada Taner Kılıç dışındaki hak savunucularının 113 gün süren tutukluluğun ardından tahliyelerine karar verildi. Ayrıca bu duruşma sonucunda Taner Kılıç’ın İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosyası Büyükada dosyasıyla birleştirildi.

Taner Kılıç 31 Ocak 2018 tarihli 3. duruşmada tahliye edildi ancak savcı itirazıyla 1 Şubat 2018 tarihinde yeniden tutuklandı.  21 Haziran 2018’de gerçekleşen 4. duruşmada da Kılıç’ın tutukluluğunun devamına karar verildi.

Taner Kılıç ancak 14 ayı aşkın tutukluluğun ardından, 15 Ağustos 2018 tarihinde tutukluğuna yapılan itiraz sonucu serbest bırakıldı.

Previous post
Meclis önünde gözaltına alınan gazeteci Hürtaş serbest
Next post
Baro başkanları Adliye'de: Daha çok olmaya devam edeceğiz, biat etmeyeceğiz