Ana SayfaGüncelSancar: Suruç Katliamı kanlı boğma planının ilk önemli adımıydı

Sancar: Suruç Katliamı kanlı boğma planının ilk önemli adımıydı

HABER MERKEZİ – Suruç Katliamı ve Ceylanpınar cinayetlerine dikkat çeken HDP Eş Genel Başkanı Sancar, “Suruç Katliamı kanlı boğma planının ilk önemli adımıydı” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, partisinin Meclis grup toplantısında, IŞİD’in canlı bombalı saldırısı sonucu 33 kişinin yaşamını yitirdiği Suruç Katliamı’na ilişkin açıklamalarda bulundu.

20 Temmuz 2015 tarihinde gerçekleşen katliamın bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Sancar, bu sürecin üzerinin örtülmeye çalışıldığına dikkat çekti.

“Hakikatin üstü örtülmeye çalışıldı” diyen Sancar, Suruç Katliamı Davası’nın bir kara mizah örneğine dönüştüğünü belirterek, “Bugüne kadar toplam 14 duruşma görüldü. Ama olayı aydınlatmaya ve sorumluları ortaya çıkarmayı öngören herhangi bir gelişme bugüne kadar yaşanmadı, sağlanmadı maalesef” diye belirtti.

Yaşamını yitirenleri anma eylemlerine yönelik polis müdahalelerini de kınayan Sancar, “Ama ne düş yolcularının umutları yok edilebilir ne o miras herhangi bir şekilde kirletilebilir. Biz o mirasın sahipleriyiz, o gençlerin düşlerini emanet aldık ve sözümüz var o düşleri mutlaka gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

Sancar, sözlerini Suruç Katliamı’ndan iki gün sonra yaşanan ve “müzakereleri sona erdiren olay” olarak anılan Ceylanpınar’da iki polisin şüpheli bir biçimde öldürülmesine değinerek sürdürdü.

“Bu olay bahane edilerek savaş politikalarına dönüş ilan edildi iktidar tarafından. Bu kanlı cinayetlerin de üstünü örtmek istiyor iktidar” diyen HDP’li Sancar, özetle şöyle devam etti:

“Bugüne kadar hakikati aydınlatmak için yapılan tüm girişimleri engelledi, sonuçsuz bıraktı bu iktidar. Bakın sanık avukatlarından Hüseyin Atay’ın açıklamaları ibret verici bir belge olarak karşımızda duruyor. Bir polis memur delillerle oynadıklarını itiraf etti.
“Ceylanpınar’da gerçekleşen bu cinayetler devlet ve iktidarın karanlık bir senaryosudur. Bu senaryo ile Türkiye’de Kürt sorununun yeniden savaş politikalarına dönülmek istendi ve demokrasi umutları yıkılmak istendi.
“Aradan geçen 5 yılda iktidar Ceylanpınar olayını konuşmak istemedi. Biz meclis grubu olarak defalarca araştırma önergesi vermemize rağmen bunların hiçbir kabul edilmedi tamamı iktidar blokunun oylarıyla reddedildi.”

“Hakikatin konuşulma ihtimalinden bile korkuyorlar” diyerek iktidara yönelik eleştirilerini sürdüren Sancar, “O nedenle olayın aydınlatılmasını sağlayacak hiçbir adıma izin vermiyorlar. Bugün Ceylanpınar’da o cinayetlere ilgili dava çökmüş durumda. Böylece savaş politikalarına gerekçe yapılan o olay da ellerinden kaçmış gitmiş durumda” diye belirtti.

HDP Eş Genel Başkanı, “Bu ülkede tam o yıllarda o günlerde heyecan verici olaylar da umut verici gelişmeler ortaya çıkıyordu” dedi ve 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde partisinin kazandığı başarıyı örnek gösterdi:

“Böylece özgürlük çoğulculuk ve demokrasi yolunda umutların yeşermesi mümkün olmuştu. Tıpkı Suriye’de IŞİD’in yenilmesini baharı müjdelemesi gibi, Türkiye’de de 7 Haziran seçim sonuçları bir bahar müjdesi gibi gelmişti.”

“Ama iktidarın bugünkü ortakları kararlarını ta 8 Haziran günü vermişlerdi. Bu baharı boğacaklardı” diyen Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Suruç Katliamı o kanlı boğma planının ilk önemli adımıydı. Amaç umudun boğulmasıydı, mücadelenin çökertilmesiydi, hakların buluşmasını önüne kanlı duvarların örülmesiydi. Çünkü 7 Haziran halkların buluşmasının bir zaferiydi. Kobani direnişi de halkların buluşmasının güzel bir örneği ve parlak bir zaferiydi.”

Öte yandan Mithat Sancar, “Biz mücadelede kararlı, gücümüze inançlı olduğumuz sürece bu rejimin dikiş tutması mümkün değil” dedi ve ekledi: “İlk seçimlerde hem bu iktidarı göndereceğiz hem de yeni hayatı inşa edecek toplumsal gücü ortaya çıkaracağız.”


PAYLAŞ:
    WhatsApp'da Paylaş!   Telegram'da Paylaş!     Yazdır   E-Posta Gönder

Önceki Haber
Antalya'da Berk Karan, annesi Seher Fak'ı öldürdü
Sonraki Haber
İstanbul'daki Suruç anmasında gözaltına alınan 48 kişinin gözaltı süresi uzatıldı