Ana SayfaGüncelŞenyaşar ailesine saldırı davası: “Heci’yi gözümün önünde hastanede öldürdüler”

Şenyaşar ailesine saldırı davası: “Heci’yi gözümün önünde hastanede öldürdüler”

HABER MERKEZİ – Suruç’ta Şenyaşar ailesinin üç ferdi dahil dört kişinin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin açılan davanın ikinci duruşmasına HDP milletvekilleri alınmadı. Duruşmada tanık olarak konuşan anne Emine Şenyaşar, “Heci’yi gözümün önünde öldürdüler” dedi. Duruşmaya müşteki olarak ifade veren AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız ise ‘vatan, millet için çalıştığını’ ileri sürerek, kendisine komplo kurulduğunu iddia etti. Fadıl Şenyaşar ve Enver Yıldız’ın tutukluluğuna devam kararı veren mahkeme, bir sonraki duruşmayı 2 Ekim’e erteledi.

Urfa’nın Suruç ilçesinde, Haziran 2018’de AKP’nin Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının saldırısı sonucu Şenyaşar ailesinin üç ferdi dahil dört kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin açılan davanın ikinci duruşması, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.

Davayı takip etmek için Malatya Adliyesi’nde bulunan HDP milletvekillerinden Ayşe Sürücü, mahkeme heyetinin, vekilleri duruşma salonuna almadığını duyurdu.

HDP’li vekil Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun da adliye içinde Şenyaşar ailesi ile yapmak istediği canlı yayına müdahale edildiği bildirildi.

Gergerlioğlu, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada “Şenyaşar ailesinin duruşmasına katılmamızı engelleyen mahkeme başkanının kararını adliye adalet komisyonu başkanına şikayet ettik” dedi.

Davanın iki tutuklu sanığı Fadıl Şenyaşar ile Enver Yıldız, Ses Bilişim Görütü Sistem (SEGBIS) üzerinden duruşmaya katılıyor. Diğer 11 sanık ise duruşma salonundaki yerlerini aldı.

Duruşmayı takip edenler arasında Şenyaşar ailesinin yanı sıra HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede, Van, Antep, Diyarbakır ve Urfa barolarına bağlı avukatlar ile ÖHD Diyarbakır Şubesi üyesi avukatlar vardı.

“Vekilin yanındakiler ‘biz bunlara ders mi verelim’ dedi”

Duruşmada ilk sözü yaşamını yitiren Celal Şenyaşar’ın eşi Huriye Şenyaşar, hastanede yaşadıklarını anlattı.

“Ben hastaneye gittiğimde eşim Celal’in yaralı olduğunu gördüm. Celal beni gördü ve bana elini kaldırdı. Daha sonra odaya alındı. Baktım odadan beyaz gömleği kana bulanmış şekilde karşı taraftan birinin çıktığını gördüm. Eşimi bunlar öldürdü.”

Daha sonra saldırıya dair tanıklığını anlatan Mehmet Şenyaşar, saldırı yerine gittiğinde iki kardeşinin de yerde yaralı şekilde uzandığını gördüğünü söyledi.

Şenyaşar, “Benden yardım istediler. Ben şaşkına dönmüştüm. Ambulans çok geç geldi. Ben Adil abimle birlikte ambulansa binip hastaneye gittim. Ambulanstan indikten sonra karşı taraf abime sedye üzerinde saldırarak orada katlettiler” dedi.

Saldırıda yaralı kurtulan müşteki sanık Ferit Şenyaşar, “İlk iş yerimizde konuşmadan sonra vekilin yanındakiler ‘biz bunlara ders mi verelim’ dedi. Ve çıkıp gittiler. Daha sonra telefon geldi. Ben olay yerine gittiğimde abimin üzerindeydiler. Benim de elimde sopa vardı, onlara savurdum dağılmaları için. Bu sefer bana saldırdılar ve benim üstüme çullandılar. Aldığım darbeler sonucu baygınlık geçirdim” dedi.

“Gözümün önünde Heci’yi hastanede öldürdüler”

Fotoğraf: MA

Saldırıya ilişkin tanıklığını anlatan eşi ve iki oğlunu yitiren Emine Şenyaşar, 40 yıldır ailesinin orada esnaflık yaptığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizi örgüt ile ilişkilendiriyorlar. Şayet biz öyleysek asker ve polis kiracılarımız var. Olay esnasında bir tane torunum bana haber verdi. O esnada dükkana doğru giderken mahalledeki kadınlar benim dükkana gitmemi engelleyip bana ‘Çocuklarını öldürdüler’ dediler. Bana ‘gitme senide öldürürler’ dediler.
“Ben iş yerine gitmeye çalıştım, polisler olay yerini sarmıştılar, dükkana geçmeme izin vermediler. Bende yolda geçen bir araca binerek hastaneye gittim. O esnada eşimin birçok yerinden bıçaklandığını gördüm. Ve gözümün önünde Heci’yi hastanede öldürdüler. O esnada yaralı çocuklarımla görüşme fırsatım olmadı.”

Daha sonra tutuklu sanıklardan Elazığ Kapalı Cezaevi’nde 2 yıldır tek kişilik oda da tutulan Fadıl Şenyaşar’ın Ses Görüntülü Bilişim Sistem (SEGBİS) üzerinden ifadesi alındı.

Şenyaşar, saldırı gününe dair savunmasında şunları söyledi:

“Kendi dükkanımda 25 yıldır esnaflık yapıyorum. Seçim zamanıydı, AKP vekili İbrahim Halil Yıldız ve beraberindekiler iş yerime geldiler. Bende o esnada vekile sizin akrabalarınız hırsızlık yapıyorlar. Siz önce bu problemi çözün dedim. Vekil bana ‘Sen nasıl bana böyle dersin’ dedi.
“Daha sonra bunlar bizim diğer dükkana gitmişler. Bilmediğim bir numara beni aradı ve kardeşlerimin vurulduğunu söyledi. Ben ve kardeşim Ferit benim elimde silah Ferit’inde elinde sopa ile dükkana gittik. Dükkandaki manzarayı görünce gözüm karardı. Elimdeki silahla 3 el ateş ettim. Ateş ederken kimseyi hedef alarak ya da öldürmek amacıyla sıkmadım.
“İddianamede 8 el ateş edildi deniliyor. Ben sadece 3 el ateş ettim. Daha sonra Yıldız’ın akrabaları bana saldırarak beni etkisiz hale getirdiler. Silahımda elimden aldılar. Ben kesinlikle Mehmet Şah Yıldız’ı öldürmedim; tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum.”

Yıldız: Vatan, millet için çalıştım

AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız da müşteki olarak dinlendi.

Yıldız, vatan, millet için çalıştığını, olayın siyasete dönüştürülmeye çalışıldığını ileri sürdü.

AKP vekili olduğu için kendisine komplo kurulmak istendiğini iddia eden Yıldız’a, Şenyaşar ailesinin avukatları müdahalede bulundu.

AKP’li Yıldız ve avukatlarının olayda yaşamını yitiren Hacı Esvet Şenyaşar için daha önceki siyasi duruşmalarını dile getirip “örgütle bağlantı” kurma arayışını ise, mahkeme başkanı, “biz burada ölen bir insanı yargılamıyoruz” diyerek tepki gösterdi ve devam etmelerine izin vermedi.

“İddianame Yıldız ailesini korumaya yönelik”

Duruşmaya verilen aranın ardından söz alan Şenyaşarların avukatı Bülent Turan, hazırlanan iddianamenin Yıldız ailesini korumaya yönelik olduğunu ve yürütülen soruşturmanın hukuka aykırı olduğunu söyledi.

Tüm görüntü kayıtları ve delillerin Yıldız ailesinin lehine olduğunu belirterek, “İşlenen cinayet kamufle ediliyor. Görüntüler tek taraflı olarak Yıldız ailesini korumaya yöneliktir” dedi.

Olay mahallinde birden fazla tanık olduğunu ve bunların dinlenmesini talep ettiklerini söyleyen Turan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Olay esnasında orada olan tanıklara ulaşılmamış. Yürütülen soruşturmada tanıklara ulaşılmayarak, soruşturma farklı bir yöne çekilmiştir. Savcılığın yapmadığı soruşturmayı mahkemeden talep ediyoruz. Mahkeme tanıklara ulaşmalı, yine görüntülerdeki kişilerin hangi eylemin yaptığını tarafsız bir şekilde araştırmalıdır.
“Müvekkilimi Fadıl yine diğer müvekkillerimizin planladığı bir durum yoktur. Müvekkillerimiz saldırıya maruz kalmıştır. Bunu müvekkillerimizin saldırısı var olan saldırıyı bertaraf etmeye yöneliktir. Biz bunun hukuka uygunluğunu talep ediyoruz.
“Yine tanıkların araştırılmasını talep ediyoruz. Yine hastanedeki saldırı ile iş yerindeki saldırılar bir birinden ayrılamaz. Çünkü dükkanda başlayıp hastanede davam eden bir süreçtir. Biz iki soruşturmanın birleştirilmesi ile hakkaniyete ulaşacağına inanıyoruz.”

Verilen aradan sonra mahkeme heyeti Fadıl Şenyaşar ve Enver Yıldız’ın tutukluluğuna devam kararı vererek, bir sonraki duruşmayı 2 Ekim tarihine erteledi.

İddianameden

Saldırıyla ilgili iddianame olaydan 18 ay sonra hazırlanırken, ikisi tutuklu toplam 13 kişi sanık konumunda bulunuyor.

Tutuklu Fadıl Şenyaşar’ın yanı sıra Ferit Şenyaşar ile Kenan, Abdurrahman, Mustafa, Nihat ve Süleyman Yıldız’ın müşteki şüpheli olarak yer aldığı iddianamede, Enver, Ali, Mehmet ve İbrahim Yıldız ile İbrahim Halil ve Mehmet Şimşek’in isimleri ise şüpheli olarak geçiyor.

Hayatını kaybeden baba Esvet Şenyaşar’ın ölümünün nasıl gerçekleştiğine yer verilmezken, Adil ve Celal Şenyaşar kardeşler ile AKP’li Yıldız’ın kardeşi Mehmet Şah Yıldız’ın ölümü yer alıyor.

Esvet Şenyaşar’ın ölümüne ilişkin soruşturmanın sürdüğü belirtiliyor.

13 kişi hakkında ceza talep ediliyor

İddianamede 13 kişi hakkında ceza talep ediliyor. Bu isimler ve yöneltilen suçlamalar şöyle:

  • Fadıl Şenyaşar: “Kasten öldürmeye teşebbüs”, “kasten öldürme”, “ruhsatsız silah taşıma”, “kasten silahla nitelikli yaralama”
  • Enver Yıldız: “Kasten öldürme”, “ruhsatsız silah taşıma”
  • İbrahim Yıldız: “Kasten öldürme”, “ruhsatsız silah taşıma”
  • Ali Yıldız: “Yaralama”
  • Abdurrahman Yıldız: “Kasten yaralamaya teşebbüs”, “yaralama”
  • Mustafa Yıldız: “Silahla basit yaralama”, “silahla kasten yaralama”
  • Süleyman Yıldız: “Basit yaralama”, “silahla nitelikli kasten yaralama”
  • Kenan Yıldız: “Silahla nitelikli kasten yaralama”, “yaralama”
  • Nihat Yıldız: “Yaralama”
  • İbrahim Halil Şimşek: “Silahla nitelikli kasten yaralama”
  • Mehmet Yıldız: “Basit yaralama”, “yaralama”
  • Mehmet Şimşek: “Silahla basit yaralama”
  • Ferit Şenyaşar: “Basit yaralama”

Ne olmuştu?

14 Haziran 2018’de Urfa’nın Suruç ilçesinde, AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın ‘seçim gezisi’ esnafa saldırıya dönüşmüştü.

Yıldız’ın yakınları ile korumalarının işyeri ve akabinde hastanedeki saldırıları neticesinde esnaf Hacı Esvet Şenyaşar, çocukları Adil ve Celal Şenyaşar hayatını kaybetmişti. AKP’li vekilin ağabeyi Mehmet Şah Yıldız da olayda yaşamını yitirmişti.

Yaşanan olayın ardından hakkında yakalama kararı bulunan şüpheli Enver Yıldız, saldırıdan 15 ay sonra tutuklanmıştı. Olayda babası ve kardeşlerini kaybeden, kendisi de yaralanan Fadıl Şenyaşar da hala cezaevinde tutuklu bulunuyor.

Ayrıca Şenyaşar ailesi bu cezasızlıktan kaynaklı Suruç’taki ev ve dükkanlarını boşaltmak zorunda kalmıştı.

Previous post
Rubato’nun solisti Özer Arkun'a kadına şiddet suçlaması
Next post
George Floyd’un son sözleri yayımlandı