Ana SayfaGüncelSuruç Katliamı’nın 5’inci yılında ‘adalet’ kampanyası

Suruç Katliamı’nın 5’inci yılında ‘adalet’ kampanyası

HABER MERKEZİ – Suruç Katliamı’nda yaşamını yitirenleri “adalet haftası” olarak belirledikleri 10-20 Temmuz tarihleri arasında kimi etkinliklerle anacaklarını paylaşan SGDF Eş Genel Başkanı Alev Özkiraz, “Hep birlikte sokaklarda mücadele ederek adaleti getirelim” dedi.

Kobanili çocuklara oyuncak götürmek amacıyla 20 Temmuz 2015 tarihinde Urfa’nın Suruç ilçesindeki Amara Kültür Merkezi’nde bir araya gelen Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) öncülüğündeki gençlere yönelik IŞİD’in canlı bomba saldırısında 33 kişi yaşamını yitirmiş, 100’ü aşkın kişi yaralanmıştı.

SGDF’nin öncülüğünü yaptığı 24 gençlik örgütü, katliamın 5’inci yılında 10-20 Temmuz tarihleri arasını “adalet haftası” olarak belirledi.

Gençlik örgütleri, katliamda yaşamını yitiren 33 genç için 10 Temmuz’dan itibaren “adalet yürüyüşü”, “adalet zinciri” ve “adalet kürsüsü” başlığı altında startını vereceği kampanya kapsamında kimi eylem ve etkinlikler gerçekleştirecek.

Kampanya kapsamında yapılacak eylemlerde, “Suruç için adalet, herkes için adalet” diyeceklerinin bilgisini veren SGDF Eş Genel Başkanı Alev Özkiraz, yürüyüşler kapsamında Berkin Elvan için Okmeydanı’nda, Hrank Dink için Şişli’de, Covid-19 sürecinde yaşamını yitiren Hasan Oğuz için İkitelli’de ve Hande Kader için de Beyoğlu’nda ‘adalet’ taleplerini dile getireceklerini paylaştı.

Mezopotamya Ajansı’na konuşan Özkiraz, kadın cinayetleri ve erkek şiddetine dikkat çekmek için Kadıköy’de “Adalet Zinciri” ve akademisyenler, avukatlar ve öğrenciler için de “Adalet Kürsüsü” etkinliği düzenleyeceklerini paylaştı.

Alev Özkiraz, Suruç için yapılacak ‘adalet’ eylemleri ile her kesimi bütünleştirmeyi, mücadelelerini sürdürmeyi hedeflediklerini kaydetti.

HDP ile baroların yürüyüşlerini hatırlatan Özkiraz, “Bizler de bu kampanyanın içeriğini oluştururken bu bağlamda adım atık. Toplumun adalet talebine ses olmak için böyle bir süreci başlattık” şeklinde konuştu.

“Tek vücut olmayı hedeflediklerini” söyleyen Özkiraz, “Suruç ve herkes için adalet salt mahkeme aracılığı ile gelebilecek bir şey değil. Onun için sokakta bu adalet mücadelesini örmek istiyoruz. Ayrıca adaletin sokaklardan doğacağını da biliyoruz” diye belirtti.

Adaletsizliğe uğrayan herkesi sokaklarda omuz omuza mücadele etmeye çağıran Özkiraz, “Hep birlikte sokaklarda mücadele ederek adaleti getirelim” dedi.

Suruç Katliamı’nda hayatını kaybedenlerin isimleri: Koray Çapoğlu, Cebrail Günebakan, Hatice Ezgi Sadet, Uğur Özkan, Nartan Kılıç, Veysel Özdemir, Nazegül Boyraz, Kasım Deprem, Alper Sapan, Cemil Yıldız, Okan Pirinç, Ferdane Kılıç, Yunus Emre Şen, Çağdaş Aydın, Alican Vural, Osman Çiçek, Mücahit Erol, Medali Barutçu, Aydan Ezgi Salcı, Nazlı Akyürek, Serhat Devrim, Ece Dinç, Emrullah Akhamur, Murat Yurtgül, Erdal Bozkurt, İsmet Şeker, Süleyman Aksu, Büşra Mete, Duygu Tuna, Polen Ünlü, Nuray Koçan, Vatan Budak, Mert Cömert.

Suruç Katliamı Davası

Katliama ilişkin soruşturma dosyasına saldırıdan üç gün sonra “dosya içindeki belgelerin incelenmesinin soruşturmanın amacını tehlikeye düşüreceği” gerekçesiyle gizlilik kararı getirildi, iddianame de ancak 18 ay geçtikten sonra hazırlandı.

Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 213 sayfalık iddianamede, biri tutuklu üç sanık hakkında “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürme” suçlarından 34’er kez, “tasarlayarak ve yangın, su baskını, tahrip, batırma, bombalama ya da nükleer, biyolojik, kimyasal silah kullanarak öldürmeye teşebbüs etme” suçlarından da 70’er kez olmak üzere TCK’nin ilgili maddeleri gereğince toplam 104’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edildi.

İddianamede katliamın failleri olarak canlı bomba Şeyh Abdurrahman Alagöz, 10 Ekim Katliamı’nı organize eden ancak Antep’teki bir hücre evi baskınında kendilerini patlattıkları iddia edilen Yunus Durmaz ve Halil İbrahim Durgun, 10 Ekim Katliamı Davası’nın sanıklarından Yakup Şahin, firari olduğu belirtilen IŞİD’in Türkiye-Suriye Sınır Sorumlusu Deniz Büyükçelebi ve IŞİD Emiri İlhami Mali gösterildi.

Büyükçelebi ve Ballı ise iddianameye göre, Suriye’de bulunuyor. Bu yüzden davanın tek sanığı Yakub Şahin olarak görülüyor. Hazırlanan iddianamede, devlet yetkililerinin sorumluluğuna ise hiç yer verilmedi.

Bu arada katliamının faili Abdurrahman Alagöz hakkındaki ‘terör nitelikli aranan şahıs’ kaydının, saldırıdan bir ay kadar önce, 16 Haziran’da Suruç Emniyet Müdürlüğü’ne ulaştığı ortaya çıktı.

Buna ilişkin açılan davada dönemin ilçe Emniyet Müdürü Mehmet Yapalıal ‘görevi ihmal’ suçundan yargılandı. 9 Ocak 2017’de görülen davanın üçüncü duruşmasında mahkeme Yapalıal hakkında, ‘görevi ihmal ve kötü kullanma’ suçundan 12 taksitte ödenmek üzere 7 bin 500 lira para cezası verdi.

Katliamda sorumluluğu olduğu gerekçesiyle “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargılanan iki polisten biri olan Ahmet Oğuz Davarcı, 14 Şubat 2018’de ifade verdi. İfadesinde daha çok Mehmet Yapalıal suçlayan Duvar, şöyle diyordu:

“Bu şahsı deşifre edemeyen sorumlular İstihbarat Daire Başkanlığı, Adıyaman İstihbarat Şube Müdürlüğü, Antep İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Urfa İstihbarat Şube Müdürlüğü’dür. MİT’i söylemiyorum bile. Söyleyince ‘MİT’ten sana ne’ diyorlar.”

Davanın ilk duruşması olaydan 21 ay sonra 4 Mayıs 2017’te Hilvan Adliyesi Urfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Davanın tek tutuklu sanığı Yakup Şahin, yargılandığı ve aynı gün görülen 10 Ekim Katliamı Davası’na katıldığı için Suruç davası sanıksız başladı.

14 Temmuz 2017’de görülen ikinci duruşmada ise Yakup Şahin’in duruşmaya bizzat getirilmesine oy çokluğu ile karar verildi.

Fakat davanın tek tutuklu sanığı Yakup Şahin, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldığı duruşmada, ‘adalete güvenmediğini’ belirterek susma hakkını kullandı.

Yine yargılamanın başladığı evrede dahi dosyadaki “kısıtlılık kararı” hiç kaldırılmadı, avukatlar dosyanın detaylarına ulaşamadı. Bütün duruşmalarda avukatların dosyanın 10 Ekim Katliamı’yla birleştirilme talebi ise her seferinde reddedildi.

Davanın 14’üncü duruşması 18 Ağustos’ta yapılacak.


Suruç Aileleri İnisiyatifi’nden mülteci çocuklar için oyuncak kampanyası

Previous post
ABD, Güney Kıbrıs'la ilk kez askeri eğitim programı başlatacak
Next post
Silopi'de kadınlar için 'Alo Şiddet Hattı'