Ana SayfaEkonomiEkonomistler: Piyasalar doğalgaz ‘müjdesine’ sevinmedi, dövizin ateşi kesilmedi

Ekonomistler: Piyasalar doğalgaz ‘müjdesine’ sevinmedi, dövizin ateşi kesilmedi

HABER MERKEZİ – Erdoğan’ın ‘müjde’ diyerek duyurduğu ‘Karadeniz’de 20 milyar metreküp doğalgaz bulundu’ açıklamasını değerlendiren ekonomistler, piyasaların bu ‘müjdeye’ sevinmediğini söyledi. Prof. Dr. Mustafa Durmuş, “Bütün parasal sıkılaştırmaya rağmen bu ‘müjde’ de dövizin ateşini kesmeye yetmedi” dedi.

AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki gün önce ‘müjdeli bir haberimiz olacak’ sözleriyle dile getirdiği gelişmeyi dün duyurmuştu.

“Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğalgaz bulundu” diyen Erdoğan, “Hedefimiz 2023’te Karadeniz gazını milletimizin kullanımına sunmaktır” ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan’ın açıklamalarını ve bunun ekonomi üzerindeki etkisini değerlendiren ekonomi-politikçi Prof. Dr. Mustafa Durmuş, piyasaların Erdoğan tarafından verilen ‘müjde’yi beğenmediğini söyledi.

Erdoğan’ın konuşması sırasında gözünün sürekli döviz kurunda olduğunu belirten Durmuş, “Açıklama başladığında dolar kuru 7.22 seviyesindeydi. Kur 7.33’ü gördü. Yaklaşık 10 kuruş arttı” dedi.

Borsada da bir düşüş var. Dolayısıyla piyasalar bu müjdeyi pek sevmedi. En azından ilk tepkileri bu. Ya da çok yeterli bir müjde olarak görülmedi. Üstelik dün de zorunlu karşılık oranlarında bir yükseltme söz konusu oldu. Bütün parasal sıkılaştırmaya rağmen bu ‘müjde’ de dövizin ateşini kesmeye yetmedi.

‘Politik bir söylem olabilir’

Mezopotamya Ajansı’ndan Selman Güzelyüz’e konuşan Durmuş, Erdoğan’ın, açıklamalarında rezervlerin nasıl kullanılacağı sorusuna değinmediğini belirterek, bu ‘müjde’nin politik bir amacı olabileceğini dile getirdi.

2023 yılında doğal gazın sunulacağını açıkladı Cumhurbaşkanı. Fakat 2023 yılı biliyorsunuz takıntılı bir yıl. Uzmanlar 7-10 yıl arası bir zaman alacağını söylüyor. Böyle bir teknolojiye sahip miyiz bilmiyorum. O nedenle bu politik bir söylem olabilir. Kitleleri biraz yukarıda tutmak… ‘Biz bunları yapıyorsak siz de bize desteğinizi sürdürün ve 2023 yılında iktidarda olalım, kaynakları en iyi şekilde kullanalım’ mesajı çıkıyor.

İşin şöyle tartışmalı bir boyutu var. Var sayalım ki bu kaynak bulundu, işletildi, ekonomi de büyüdü. Bütün toplumsal sınıflara eşit derecede faydası olacak mı? Yoksa bundan birileri nemalanacak mı? Böyle bir gelişim bütün toplumun yararına işletilebilir mi? Yoksa fiilen bir grubun yararına mı işleyecek? Bunları sormak lazım. Türkiye bunu kendisi işletecekse ayrı bir konu.

‘Albayrak’ı korumaya yönelik bir çaba’

En erken 10 yıl sonra konuşulacak bir konunun şimdiden ekonomiye etkisini konuşmanın çok anlamsız olduğunu belirten Durmuş, Erdoğan’ın konuşmaları sırasında Berat Albayrak’a iki kez üst üste teşekkür etmesinin tesadüf olmadığını ifade etti.

Durmuş, iktidarın uzun bir süredir özellikle ekonomideki krizi yönetememek ve pandemi nedeniyle eleştirildiğini ve söz konusu eleştirilerin odağında ise siyasal iktidarı temsilen Bakan Albayrak’ın olduğunu hatırlattı.

Durmuş, “Cumhurbaşkanı iki kez bakana teşekkür etti. ‘2017 yılında Enerji Bakanıydı onun sayesinde çalışmalar başlamıştı’ sözleriyle eleştiriler karşısında onu korumaya dönük çaba gibi kendisini gösterdi” diye konuştu.

‘Bulunan doğalgaz, bugün Ayşe teyzenin faturasına yansımayacak’

Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Ekonomist Prof. Dr. Ahmet Şahinöz ise bu haberin ekonomi üzerinde radikal bir değişiklik yaratmayacağını söyledi.

Uzmanlar bulunan doğalgazın, çıkarılması, üretilmesi ve işlenmesi sürecinin en az 5 yıl da olacağını söylüyor. Yani bugün bulanan doğalgaz; hemen bugün Ayşe teyzenin faturasına yansımayacaktır. Söylemek istediğim, beş yıl sonra enerjide kısmi bir rahatlatma olabilir. Ama ne yazık ki başka alanlar üzerinde olumlu bir etki yapacağını söyleyemiyorum.

Şahinöz, Hazine Bakanı Allbayrak’ın ileri sürdüğü “Cari açık konusu gündemimizden çıkacak” söyleminin gerçekle uyuşmadığını da sözlerine ekledi.

“Türkiye’nin cari açık sorunu sadece enerjiyle alakalı değildir” diyen Şahinöz, “Ne yaparlarsa yapsınlar, Türkiye’de cari açık sorunu hep olacaktır” dedi.

Previous post
Microsoft artık Kürtçe çeviri de yapacak
Next post
Figen Yüksekdağ'ın kitabı 1 Eylül'de raflarda: 'Yıkılacak Duvarlar'