Ana SayfaGüncelİstanbul Modern’den hikayesi Çin’de geçen filmler

İstanbul Modern’den hikayesi Çin’de geçen filmler

HABER MERKEZİ – İstanbul Modern, 17-27 Eylül tarihleri arasında “Hikâye Çin’de Geçiyor” adlı programında Çin sinemasının 2019 yılı içerisinde ürettiği ödüllü filmleri izleyici ile buluşturacak. Seçkide, “Güney İstasyonunda Randevu”, “Elveda Oğlum” ve “Tehlikeli Oyun” gibi filmler var.

İstanbul Modern Sinema, Çin sinemasından ödüllü filmleri izleyici ile buluşturacak.

17-27 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek “Hikâye Çin’de Geçiyor” adlı program seçkisinde Çin toplumunun içinden geçtiği güncel sosyo-ekonomik dönüşümü farklı konu ve karakterler yoluyla işlerken, bir yandan dünya sinemasında yerini gittikçe büyüten Çin sinemasının yeni türlerdeki açılımlarını da yansıtıyor.

Programda yer alan filmler şöyle:

Güney İstasyonunda Randevu

‘Güney İstasyonunda Randevu’

Yi’nan Diao’nun Güney İstasyonunda Randevu (Nan fang che zhan de ju hui) filmi, gerçek olaylarından esinlenerek çekildi.

Film, Wuhan’da hem rakip çeteler hem de polisten kaçan bir gangsterin hikâyesini kara film kodlarıyla anlatıyor.

Film, geçtiğimiz yıl Cannes’da Altın Palmiye için yarıştı.

Tehlikeli Oyun

‘Tehlikeli Oyun’

Lou Ye imzalı Tehlikeli Oyun (Lan hin da ju yuan), yönetmenin kendi çocukluk anılarından esinlendiği, siyah-beyaz çekimleriyle bir casus-gerilim filmi.

Film, 2. Dünya Savaşı sırasında Japonya işgali altındaki Şanghay’da geçiyor.

Jean Yu, Japon işgali altındaki Şangay’a döner. Amacı eski âşığının sahneye koyduğu bir oyunda rol almak gibi görünse de aslında Müttefikler’e bilgi sızdıran bir çifte ajandır.

Film, Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarıştı.

Elveda Oğlum

‘Elveda Oğlum’

Pekin Bisikleti’yle (Shiqi sui de dan che) 2001’de Berlin Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü kazanan Wang Xiaoshuai’nin filmi Elveda Oğlum (Di Jiu Tian Chang) “epik bir melodram” olarak nitelendiriliyor.

30 yıllık bir süreci anlatan film, Çin’in tek çocuk politikasının yıkıcı etkilerini derinden yaşayan bir çifti izliyor.

Ülkenin ekonomik büyümesinin ardından gelen toplumsal dönüşümünü de gözlemleyen film sevgi, arkadaşlık, çocuk sahibi olmak, keder, affetme gibi kavramlara da değiniyor.

Filmin başrolündeki Yong Mei ve Wang Jingchun’a Berlinale’de En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazanmıştı.

Elveda

‘Elveda’

Lulu Wang’in kendi büyükannesinin hastalığından esinlenerek çektiği Elveda (The Farewell) komedi türünde film.

Film, Çinli geniş bir ailenin, fazla bir ömrü kalmayan ailenin büyükannesine veda etmek için yeniden bir araya gelmesini konu ediniyor.

İlk gösterimini 2019 Sundance Film Festivali’nde yapan film, Londra İzleyici Ödülü’ne değer görülmüştü.

Filmin başrol oyuncusu Awkwafina da Altın Küre Ödülleri‘nde Müzikal/Komedi dalında En İyi Kadın Oyuncu ödülü almıştı.

Changsha Yazı

‘Changsha Yazı’

Zu Feng imzalı Changsha Yazı (Liu Yu Tian), bir polisiye drama filmi.

Film, emekliye ayrılmak üzere olan bir polis dedektifine odaklanıyor.

Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilen film, polisiyenin içine sarmalanmış bir aşk hikâyesi.

Şarkılarla Yaşamak 

‘Şarkılarla Yaşamak’

Yönetmen Johnny Ma, Şarkılarla Yaşamak (Huo zhe chang zhe) filminde Siçuan Opera Topluluğu’nun zorlu sanat yaşamını anlatıyor.

Film, Zhao Li liderliğindeki Siçuan Opera Topluluğu’nun seyircisi her geçen gün azalan operayı ayakta tutmak için verdikleri mücadeleye odaklanıyor.

Yönetmen, Siçuan Operası üzerine bir belgesel izledikten sonra grubun zorlu sanat yaşamını perdeye taşımaya karar vermiş.

Fuchun Dağları’nda Bir Yıl 

‘Fuchun Dağları’nda Bir Yıl’

Xiaogang Gu, ilk uzun metrajı olan Fuchun Dağları’nda Bir Yıl (Chun Jiang Shui Nuan) 14. yüzyılda yapılmış Huang Gongwang imzalı ünlü bir manzara resminden esinleniyor.

Yapıtla aynı adı taşıyan film, Yu ailesinin Fuyang’da geçirdiği bir yılı perdeye taşırken yedi metrelik bu Çin parşömenindeki resmin görsel estetiğini de hikâyesine yansıtıyor.

Bir üçlemenin ilk filmi olarak tasarlanmış bu film, Cannes’da Eleştirmenlerin Haftası’nda Büyük Ödül’e aday oldu.

Balon

‘Balon’

Tibetli yönetmen Pema Tseden’in Balon (Qi qiu) filmi, yayla köyünde yaşayan bir aileyi anlatıyor.

Evde buldukları prezervatifi balon zannederek ellerinde gezdiren iki çocukla başlayan öykünün merkezinde, Çin hükümetinin doğum kontrol programı sayesinde üç çocukla yetinmek isteyen Drolkar ile hayatta Budist rahibesi olmayı seçen kız kardeşi var.

İkisi de farklı yollardan ait oldukları reenkarnasyonun, ruh dünyasının yoğun yaşandığı dindar toplumun içinde bağımsızlıklarını korumaya çalışırlar.

Balon, kader ile özgür idare, eski ile yeni arasında mücadele eden karakterlerine çeviriyor kamerasını.


Programla ilgili ayrıntılı bilgiye BURADAN ulaşabilirsiniz.
Previous post
Covid-19 salgını: Küresel günlük vaka sayısında rekor artış
Next post
Sosyal medya ırkçılığı durdurur mu? - Cuma Daş