Ana SayfaGüncelGözaltına alınan Osman Şiban serbest

Gözaltına alınan Osman Şiban serbest

HABER MERKEZİ – Van’ın Çatak ilçesinde operasyona çıkan askerler tarafından gözaltına alınıp, işkence edilmesi sonucu ağır yaralanan Osman Şiban, sabah saatlerinde Mersin’de bulunan evine yapılan baskınla gözaltına alındı. Şiban, yapılan sağlık kontrolünün ardından ifade verecek durumda olmaması nedeniyle serbest bırakıldı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında bu sabah polis, Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Güneş Mahallesi’nde ikamet eden Osman Şiban’ın evine baskın düzenledi.

Baskın sonrası Şiban gözaltına alınarak, sağlık kontrolünden geçirilmek üzere hastaneye götürüldü.

Şiban’ın, buradaki işlemler sonrası soruşturmanın yürütüldüğü Van’a götürüleceği belirtilmişti.

Ancak, sağlık kontrolü için Toros Devlet Hastanesi’ne götürülen Şiban, yapılan tetkikler sonrası fiziki ve psikolojik olarak ifade verecek durumda olmaması nedeniyle serbest bırakıldı.

Şiban maruz kaldığı işkenceden dolayı aylardır evinde tedavi görüyordu.

HDP’li Kurtulan: Bu durum kabul edilemez

HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan, serbest bırakılması sonrası Osman Şiban’ı evinde ziyaret etti.

HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan, gözaltına alınıp serbest bırakılan Osman Şaban’ı ziyaret etti (Fotoğraf: MA)

Şiban’ın sağlık durumu ve yaşanan gözaltı süreci hakkında bilgi alan Kurtulan, çıkışta kısa bir açıklama yaptı.

Osman Şiban’ın henüz toparlanmadığını belirten Kurtulan, şöyle konuştu:

Osman Şiban böylesi bir durumda iken apar topar gözaltına alınması kabul edilebilecek bir durum değil. Bütün dünyanın bildiği helikopterden atılma olayı, linç edilme ve Servet Turgut’un ölümüne neden olmuşlar ve Osman Şiban’ı bu hale getirmişler. Bunun telafisi için uğraşmaları gerekirken, yatakta olan ve kendisini toparlayamamış bir insanı gözaltına alıyorlar. Bu durum kabul edilemez. Osman Şiban henüz toparlanabilmiş değil, kaldı ki toparlansa bile bu olay ile ilgili iktidarın özür dilemesi ve telafi etmek için bir şeyler yapması gerekiyor.

Osman Şiban ve Servet Turgut’a işkence edenlerin yargılanması gerektiğini dile getiren Kurtulan, “Bir adalet kırıntısı bile varsa bunların yargı karşısına çıkması gerekiyor. Osman Şiban ile uğraşmasınlar. Onun yakasını bıraksınlar” diye ekledi.

Ne olmuştu?

Van’ın Çatak kırsalında operasyona çıkan askerler tarafından 11 Eylül’de gözaltına alındıktan iki gün sonra yoğun bakım ünitesinde oldukları ortaya çıkan iki yurttaştan Servet Turgut gördüğü ağır işkence nedeniyle yaşamını yitirmiş, ağır yaralanan Osman Şiban ise günler sonra taburcu edilmişti.

Osman Şiban (solda), Servet Turgut.

Bağımsız İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Turgut ve Şiban’ın durumuna ilişkin hem olay yerine gidip yaptığı incelemeleri hem de görgü tanıklarının anlatımlarını raporlaştırmıştı.

2 Kasım’da Meclis’te düzenlediği basın toplantısıyla raporu açıklayan Ahmet Şık, tedavisine Mersin’de devam edilen Osman Şiban’ın anlatımlarına da raporunda yer vermişti.

Anlatımlarına yer verilen Osman Şiban, helikopterde dövülmeye başlandıklarını, indikleri askeri kışlada helikopterden itildiklerini ve burada toplanan 100’den fazla asker tarafından linç edildiklerini söylemişti.

Ahmet Şık da raporun sonuç kısmında şunları kaydetmişti:

Yani faillerin yalanı, müdafilerin gerçeğine dönüşmüş, olayın aslını oluşturan kitlesel bir dayak ve linç işkencesi gölgede kalmış demek yanlış olmayacaktır. Halen tedavisine devam edilen Osman Şiban’ın yere inen helikopterden askerler tarafından arkadan itilerek beton zemine düşürülmesini ‘Atıldık’ diyerek ifade etmesi, ‘Helikopterden atıldılar’ iddiasının yaygınlaşmasında rol oynadı. Osman Şiban’ın anlattıklarından yola çıkılarak, Servet Turgut’un ölümüne, kendisinin de ağır yaralanmasına neden olan olayın sebebinin helikopterden atılma değil, kitlesel dayak olduğu anlaşılmaktadır.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise Şiban’ın ağır yaralı kurtulduğu, Turgut’un ise yaşamını yitirdiği işkence vakasıyla ilgili, helikoptere bindirilmelerinden sonrasına değinmeden yaptığı açıklamada, her iki yurttaşı da ‘milis’ ilan etmişti. “Hüküm vermiyorum” diyen Soylu, hem idari hem de adli soruşturmanın sürdüğünü söylemişti.

Diğer yandan Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’ye yazdığı mektupla, iki yurttaşa yapılan işkenceden sorumlu olanlar hakkında açılan soruşturmanın hangi aşamada olduğunu sormuştu. Mektupta, olayı açığa çıkaran gazetecilerin serbest bırakılması da istenmişti.

Yaşananları haberleştirip ülke gündemine sokan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Adnan Bilen ve Cemil Uğur ile JinNews muhabiri Şehriban Abi’nin yanı sıra gazeteci Nazan Sala, geçtiğimiz Ekim ayında yapılan ev baskınlarında gözaltına alınıp, “Devlet aleyhine toplumsal olayları haber yapmak” iddiasıyla tutuklanmışlardı.


Karınca, Mezopotamya Ajansı

PAYLAŞ:
    WhatsApp'da Paylaş!   Telegram'da Paylaş!     Yazdır   E-Posta Gönder

Önceki Haber
Basınç artıyor: İstanbul'da yaşayanların yarısı geçinemiyor
Sonraki Haber
Öğretmenevi müdürü odalara gizli kamera yerleştirmiş