Ana SayfaGüncelBoğaziçi direnişi: ‘Gençler ülkenin üzerindeki ölü toprağı kaldırıyor’

Boğaziçi direnişi: ‘Gençler ülkenin üzerindeki ölü toprağı kaldırıyor’

HABER MERKEZİ – Boğaziçi direnişi baskılara ve tüm engellemelere rağmen devam ediyor. Eylemler sadece İstanbul’la da sınırılı değil. Prof. Dr. Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasının ardından başlayan protestolarda gözaltına alınanların sayısı 500’ü geçerken, öğrencilerden 10’u tutuklandı, 24’ü de ev hapsine alındı. Direnişe destek veren milletvekili Ahmet Şık’a göre “Gençler, ülkenin üstüne serilmiş ölü toprağı kaldırmakta önemli rol oynuyor.” Günün gelişmeleri sayfamızda.

 


Tutuklanan Buldağ: Karar siyasi, mücadelemiz de siyasi olacak

‘Boğaziçi’ soruşturması kapsamında dün (7 Şubat) tutuklanan Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü öğrencisi Beyza Buldağ, tutulduğu Bakırköy Cezaevi’nden avukatları aracılığıyla mesaj gönderdi.

Buldağ gönderdiği mesajında, şunları kaydetti:

“Herkese gösterdiği dayanışma için teşekkür ediyorum. Mücadelemiz sayesinde ben, benim gibi tutuklu bulunan tüm arkadaşlarımın serbest bırakılacağından hiç şüphem yok. Bu siyasi bir karar. Bu nedenle de mücadelemiz de siyasi olacaktır. Üzülmek, sıkılmak, sinmek, korkmak yok. Anıl ve diğer arkadaşlarımızın da dediği gibi hem içeride hem dışarıda mücadeleye devam!”

İzmir’in Buca ilçesinde 7 Şubat’ta evine yapılan baskında gözaltına alınan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencisi Beyza Buldağ, İzmir’den İstanbul’da bulunan Çağlayan Adliyesi’ne getirilmişti.

“Halkı kin nefret düşmanlığa tahrik ve suç işlemeye tahrik” iddiasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Buldağ aynı gün tutuklanmıştı.

Sosyalist Devrimci Gençlik üyesi Buldağ’ın “Boğaziçi dayanışma gruplarını yönettiği” iddiasıyla gözaltına alındığı aktarılmıştı.

Boğaziçi protestolarında şu ana kadar on kişi tutuklandı.


Foto muhabiri Ozan Acıdere gözaltına alındı

Boğaziçi eylemlerini takip eden foto muhabiri Ozan Acıdere, gözaltına alındı.

Acıdere’nin Güney Kampüs girişinde gözaltına alındığı bildirildi.

Artı Gerçek’in haberine göre, avukatları Acıdere’nin Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Emniyet’e götürüldüğünü, yarın da savcılığa çıkartılmasının beklendiğini aktardı.


Boğaziçi öğrencileri: Eşitçe yaşamadan geri adım atmak yok

Fotoğraf: MA

Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasının ardından üniversite öğrencileri ve akademisyenlerin başlattığı eyler sürüyor.

Öğrenciler, rektörlük binasının da bulunduğu Güney Meydanı’nda bir araya gelerek protestolarda tutuklanan 10 arkadaşına dikkat çekmek ve taleplerini yinelemek üzere basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamada, “Aşağı bakmıyoruz, kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz” pankartı açılırken sık sık, “Homofobik rektör istemiyoruz” ve “Melih Bulu rektörümüz olamaz sloganları atıldı.

Açıklamada şunlar belirtildi:

“Bugün 10 arkadaşımız tutuklu ve direnişin başından beri yüzlercemiz gözaltı ile bastırılmaya çalışıldı. Üniversite öğrencilerine ‘kaçma şüphesi var’ denilerek şafak baskınları  yapıldı, kapılarımızı kırıldı, ailelerimize silah doğrultuldu. Bazı arkadaşlarımız ev hapsinde, elektronik kelepçelerle dört duvar arasına kapatıldı.

“Doğu, Selo, Şilan, Anıl, Ömer, Necmettin, Akın, Murat Can, Beyza, Muhammed. 10 öğrenci tutukluysa, binlercesi bugün burada, Kadıköy’de, Ankara’da, İzmir’de, tüm illerde direniyor. Sürekli el yükselterek şiddetini arttıran iktidarın bu yöntemle tek yaptığı bizleri güçlendirmektir.

“LGBTİ+’ları tüm Türkiye’de nefret objesi haline getirmek isteyenler en sonunda Boğaziçi’ne de el attılar. Biz biliyoruz ki Melih Bulu’nun kendi iradesi yoktur, her hareketi gibi kulübün kapatılması da doğrudan iktidarın emridir. Ancak biz LGBTİ+’lar, bir kulüple var olmadık. Böyle de yok olmayacağız.

“Bu okuldaki özgür düşünceyi ve insan haklarını savunan her klüp, desteklerini açıkça ilan etmişlerdir. Direnişimizle özgürlük ortamını sağladıktan sonra kulübümüzü yeniden açacağız. Fobiniz varsa korkun, çünkü yalnızca Boğaziçi’nde değil tüm Türkiye’de eşitçe yaşamadan geri adım atmak yok.”

Talepler

Öğrenciler taleplerini ise şöyle sıraladı:

  • Başta Melih Bulu olmak üzere tüm kayyumlar derhal istifa etsin.
  • Gözaltında, ev hapsinde, tutuklu olan bütün arkadaşlarımız serbest bırakılsın.
  • Bir darbe kurumu olan Yüksek öğretim kurumu kapatılsın.
  • Kampüslerimizi abluka altına alan polis okulu terk etsin.
  • LGBTİ+ öğrenciler ve tüm LGBTİ+ların temel insan hakları ve tüm anayasal hakları tanınsın.

Boğaziçi Üniversitesi’nde yeni rektör yardımcıları belli oldu

Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanması ardından başalayan protestolar ve itirazlar devam ederken, üniversitenin üst yönetim kadrosu şekillenmeye başlandı.

Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre rektör yardımcılığı görevine Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu ve Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Naci İnci getirildi.


Akademisyenler bir kez daha rektörlüğe sırt çevirdi

Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrencilerin direnişine destek veren akademisyenler, bir kez daha rektörlüğe sırtlarını dönerek “özerk üniversite” taleplerini yineledi.

Güney Kampüs’te bulunan rektörlük binası önünde bir araya gelen akademisyenler, Melih Bulu’nun yerine, üniversitenin iradesi ile rektör seçilmesi gerektiğini ifade ederek, Bulu’yu istifaya çağırdı.

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinin açıklaması şöyle:

“1 Ocak 2021 gece yarısı duyurulan rektör atama kararından sonra, 6 Şubat tarihinde, yine bir gece yarısı Cumhurbaşkanlığı kararıyla üniversitemize iki yeni fakülte açılacağını öğrenmiş bulunuyoruz. 12 Eylül Askeri Rejimi’nden sonra ilk defa Boğaziçi Üniversitesi’ne dayatılan bu karar ile üniversitenin iradesi hiçe sayılmıştır. Bu anti-demokratik karar, üniversite akademik kurullarının bu yönde bir talep ve hazırlığı olmadan ve üniversite senatosunun onayı alınmadan verilmiştir. Hukuk ve iletişim fakültelerinin açılma kararı kurumumuzun kamuya ilan etmiş olduğu uzun vadeli stratejik planları arasında yer almamaktadır. Dahası yeni fakülte kurmak için YÖK ile üniversitemiz arasında gerçekleşmesi gereken müzakere ve planlama süreçleri de yürütülmemiştir. Bu adımla anayasamız tarafından akademik özerklik ilkesi bir kez daha açık şekilde ihlal edilmiştir. Kabul etmiyoruz.

“Üniversitelerde yeni bir bölümün ya da yeni bir programın açılması dahi şeffaf müzakereleri ve hesap verilebilirlik ilkesini temel alan karar alma süreçlerini gerekli kılar. Süreçler ancak bu şekilde yürütüldüğünde evrensel kriterlere uygun bir öğrenim ve bilimsel araştırma ortamı yaratılır, sadakate değil, liyakate dayalı bir akademik kadro oluşturulabilir ve kamusal kaynakların etkin kullanılması sağlanabilir. Bu süreçlerin sağlıklı olarak işleyebilmesinin en önemli teminatı özerklik ilkesinin kurumsallaşmasıdır. Tam da bu nedenle, beş haftadır akademik özerkliği savunuyor ve demokratik bir üniversite talep ediyoruz. Vazgeçmiyoruz!

“Biz bugün burada yeni fakültelerle ilgili kararın iptalini ve bir kez daha atanmış rektörün istifasını talep ediyoruz. Üniversitemizdeki polis ablukasının kalkmasını, tutuklu ve ev hapsindeki öğrencilerin özgür bırakılmasını istiyoruz. Ülkemizdeki tüm üniversiteleri kapsayacak bir demokratik reform süreci çağrısını da kamuoyu önünde yineliyoruz.

“Ayrıca hocamız ve meslektaşımız Prof. Ayşe Buğra’ya yönelik yapılan saldırıyı esefle karşılıyor, kınıyoruz.”


Edebiyatçılardan Boğaziçi direnişine destek mesajı


Alaattin Çakıcı, Melih Bulu’ya arka çıktı: Sakın istifa etmeyin

Organize suç örgütü liderliğinden hüküm giymiş olan Alaattin Çakıcı, Twitter hesabından Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Melih Bulu’ya istifa etmemesi yönünde çağrı yaptı.

Çakıcı mektubunda, “Lütfen! Sakın istifa etmeyiniz. İstifa ederseniz bu terörist eylemcilerin önünü açarsınız. Bu kutlu ittifakta gedik açmaya hakkınız yok” dedi.

Alaattin Çakıcı, Twitter üzerinden paylaştığı iki sayfalık bir mektubunda “Muhalefet, HDP, PKK ve DHKP-C sempatizanlarının, devletin kurumları ve Cumhur İttifakı’na zarar vermek için Bulu’ya istifa etmesi yönünde çağrı yaptığını” da öne sürdü.

Mektupta ayırca, “Arkanızda Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve aziz milletimizin olduğunu unutmayınız. Devletine, aziz milletine gönül vermiş tüm duyarlı Türk vatandaşları, devletinin ve Cumhur İttifakı’nın yanında olmalıdır” ifadeleri yer aldı.


Ahmet Şık: Gençler ülkenin üstüne serilmiş ölü toprağı kaldırıyor

Fotoğraf: Bülent Kılıç/AFP

Bir ayı aşkındır devam eden protestolara destek veren Bağımsız İstanbul Milletvekili Ahmet Şık hakkında, “Suç işlemek için alenen tahrik” suçundan soruşturma başlatılmıştı.

HDP’li belediyelere kayyum atanmasıyla Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasının paralelliğine işaret eden Şık, ‘kayyum rejimi’nin halkın iradesini yok saydığını söyledi.

Mezopotamya Ajansı’na değerlendirmelerde bulunan Şık, “İşinize gelmiyorsa belediyeleri gasp edersiniz, sivil toplum örgütleri kuruluşlarının yönetimini ele geçirirsiniz, burada da üniversitelere rektör atarsınız. Bu mücadele bana moral veriyor. Umudumu dinç tutan genç arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Onlar iyi ki varlar. Bu ülkenin üstüne serilmiş ölü toprağı kaldırmakta önemli rol oynuyorlar. Bunun için çok minnettarım kendilerine” dedi.

Öğrencilerin mücadelesinin toplumsal meşrutiyet oluşturduğunu dile getiren Şık, iktidarın bu direnişi baskıyla, zulüm ve şiddetle susturmaya çalıştığını da belirtti.

Şık, direnişin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğinin altını çizerek, “Direniş bize bir şey anlatmaya çalışıyor, hak verilmez alınır. Böyle bir faşizmle mücadele etmeniz için cesaretli olmanız gerekir diyorlar ve hiçbir şekilde vazgeçmeyin diyorlar. Bize düşen de cesaretle sözümüzü söylemeye devam etmek. Zorbaları en çok korkutan şey cesaret o da bizde var” diye konuştu.

Hakkında açılan soruşturmaya dair de konuşan Şık, “Türkiye siyasi parti kılığına girmiş bir mafyanın elinde. Mafya ile mafyanın tetikçisi olmayı kabul etmiş bir yargıyla mücadele edemezsiniz. Temel hak ve özgürlükleri referans alan evrensel hak normlarını referans alan evrensel bir yargıyla mücadele edebilirsiniz. Bu soruşturmanın kendisi, söylediklerimin sağlaması oldu. Bundan yılacağımızı sanıyorlarsa, kendilerini avutsunlar” ifadelerini kullandı.

Ahmet Şık, gençliğin yükselttiği direnişi sonuna dek desteklediğini de sözlerine ekledi.


Öğrencilerden eylem çağrısı

Boğaziçili öğrenciler, bugün yapacakları eylem programını sosyal medyadan paylaştı:

Üniversite öğrencilerinin talepleri şöyle:

  • Gözaltına alınan, tutuklanan veya ev hapsinde tutulan tüm öğrencilerin derhal serbest bırakılması
  • Boğaziçi Üniversitesi’ni abluka altına alan polislerin geri çekilmesi
  • Başta Melih Bulu olmak üzere tüm ‘kayyum rektörler’ün derhal istifa etmesi
  • Rektörlük seçimlerinin, üniversitelerin tüm bileşenlerinin katılımıyla yapılması

PAYLAŞ:
    WhatsApp'da Paylaş!   Telegram'da Paylaş!     Yazdır   E-Posta Gönder

Önceki Haber
İstanbul’da iki ilçede 12 saatlik su kesintisi
Sonraki Haber
‘Ebu Hanzala’ya 12 yıl altı ay hapis cezası