Irak seçimleri sadece Irak’ın seçimleri değildir

Irak seçimleri sadece Irak’ın seçimleri değildir

Ercan Sezgin

 

Irak halkı, Saddam sonrası 5. kez sandık başına gidiyor. Saddam sonrası ilk seçim 30 Ocak 2005’te yapıldı. Seçimden sonra Cumhurbaşkanı Talabanî Nûrî El Maliki’yi Başbakanlık için görevlendirdi. Maliki 2 dönem başbakanlık yaptı. DAİŞ’in başta Musul olmak üzere Irak’ın birçok yerini ele geçirmesinden Maliki’nin ayırımcı politikaları gerekçe gösterildi. DAİŞ’in birçok yeri işgal etmesinden sonra Irak’ta var olan kaos ve kriz daha da derinleşti. Bundan dolayı da 30 Nisan 2014 yılında seçim kararı alındı. Seçimlerden sonra Kürt Cumhurbaşkanı Fuat Masum başbakanlık için Haydar El Abadi’yi görevlendirdi.

Haydar Abadî dönemi ağırlıklı DAİŞ’le mücadele şeklinde geçti. Musul DAİŞ’ten, Kerkük’te Kürtlerden alındı. DAİŞ’in ülkede zayıflamasından sonra, Mayıs 2018’de yeniden seçime gidildi. Seçimlerin ardından uzun süren hükümet kurma arayışlarından sonra Adil Abdulmehdi hükümeti kurmakla görevlendirildi. Ancak Adil Abdulmehdi de ancak bir yıl görevde kalabildi. Ekim 2019’da Irak’ta başlayan gösterilerden sonra istifa etmek zorunda kaldı. Abdulmehdi sonrası Mustafa Kazimi başbakanlığa getirildi.

Mustafa Kazimi ülkeyi seçime götürme kararı aldı. Seçim tarihi 3 defa değiştirildi. En son yapılıp yapılmayacağı son anda kesinleşen seçim tarihi 10 Ekim olarak belirlendi. Irak’ta önce parlamento seçimleri yapılıyor. Meclis halk tarafından seçildikten sonra, seçilen meclis cumhurbaşkanını belirliyor.

Cumhurbaşkanı da başbakanı görevlendiriyor. Irak parlamentosu sayısı 329 milletvekilinden oluşuyor. Parlamenter olmak için 3 bin 249 aday yarışıyor. Bunların 951’i kadındır. Seçimlere 167 siyasi oluşum ve parti katılıyor. Seçimlere 2 gün kala artık herkes seçim sonuçlarına odaklanmış.

Irak anayasasına göre başbakanlık yani hükümeti kurma görevi Şiilere verilmiş. Cumhurbaşkanlığı Kürtlere, meclis başkanlığı da Sünnilere verilmiş. Dolaysıyla Irak seçimleri daha çok Şii gruplar arasında bir çekişmeye dönüşüyor. Şiiler 4 ayrı oluşumla seçimlere katılıyor. İran’a yakın Hadi El Amiri Fetih koalisyonu ile seçime katılırken, ülkenin en büyük Şii grubu olan Sadr hareketi Sadr blokunu kurarak seçime katılıyor. Ayrıca eski başbakanlardan Nûrî El Maliki ve Haydar Abadi ayrı koalisyonlarla seçimlere katılıyor. Hükümet ve başbakanlık bu Şii gruplarının seçimdeki başarılarına göre belirlenecek.

Kürtler de iki ayrı blok şeklinde seçimlere katılıyor. YNK ve Goran, Kurdistani ittifak şeklinde katılırken KDP tek başına seçimlere katılıyor. Sünni gruplar da ikiye ayrılmış bir şekilde seçime katılıyor. Meclis Başkanı Mûhammed Halbusi Takaddun, Namis Hancer ise, Azim koalisyonu ile seçime katılıyor.

Irak kurulduğu günden bu yana istikrarsızlığın kaos ve krizin merkezi olmuştur. Savaş kaos ve kriz bu ülkede eksik olmamıştır. Irak jeopolitik konumu etnik ve dinsel yapısı ile çatışma ve çelişkilerin yumağı haline dönüşmüştür. Bu nedenlerden dolayı da küresel ve bölgesel güçlerin üzerinde tepindiği bir coğrafyaya dönüşmüştür. Dolaysıyla Irak sadece Irak değildir. Aynı zamanda Tüm Ortadoğu’dur. Irak seçimleri de sadece Irak’ı ilgilendirmiyor. Tüm bölgeyi ve birçok küresel güç odağını ilgilendiriyor.

Seçim sonrası başbakanlık Şiiler arasında cumhurbaşkanlığı Kürtler arasında meclis başkanlığı Sünniler arasında sorun olacaktır. Şiiler Kürtler ve Sünniler de kendi arasında 2’ye hatta 3’e bölünmüş durumdadır. Küresel ve bölgesel güçlerin hegemonik savaş verdiği, siyasi ve toplumsal parçalanmışlığın zirve yaptığı yerde, bir seçim etkili olup sorunları çözer mi ? Çok zor. Zaten halk da seçime inanmadığı için seçimlere pek ilgi göstermiyor. Geçen seçimlerde seçime katılım oranı yüzde 50’nin altında idi. Bu sefer bu oranın daha düşük olacağı görülüyor. Bunun için de tüm dini ve siyasi liderler, halkın seçimlere katılması için çağrılar yapıyorlar ama nafile.