Şenyaşarlar katliamında yeni görüntü: Kalaşnikoflu saldırgan dosyada yok

Şenyaşarlar katliamında yeni görüntü: Kalaşnikoflu saldırgan dosyada yok

Şenyaşar ailesinden üç kişinin AKP’li vekil İbrahim Halil Yıldız’ın yakınları tarafından katledildiği saldırıya dair yeni görüntüler ortaya çıktı. Videoda, Şenyaşarların işyerine kalaşnikofla saldıran bir kişinin dosyada olmadığı belirlendi.

Urfa’nın Suruç ilçesinde, AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları, Şenyaşar ailesinin işyerine saldırmıştı.

Saldırıda esnaf Hacı Esvet Şenyaşar, çocukları Adil ve Celal Şenyaşar hayatını kaybetmişti. AKP’li vekilin ağabeyi Mehmet Şah Yıldız da olayda yaşamını yitirmişti.

Saldırı anına dair yeni görüntüler ortaya çıktı. Mezopotamya Ajansı’ndan Emrullah Acar’ın haberine göre Emine Şenyaşar’ın saldırının ilk dakikalarında olay yerine geldiği de görülüyor. Hastanede katledilen eşi Hacı Esvet Şenyaşar’la birlikte olay yerine geldiği görülen Emine Şenyaşar’ın ağıtlar yaktığı kayda yansıyor.

Şenyaşarların iş yerinin komşusuna ait güvenlik kamerası görüntülerinde saldırının başladığı saat 15.55 olarak kayda geçiyor.

Olaydan 22 dakika sonra yani saat 16.17’de esnaf gençlerin babası Hacı Esvet Şenyaşar görüntüye giriyor. İşyerine doğru hızlı adımlarla ilerleyen Şenyaşar’ın, iş yerine girmesi sivil polisler tarafından engelleniyor.

Polislerle tartışırken eliyle başına vurduğu görülen Şenyaşar, polisler tarafından bariyerin dışına çıkarılmak isteniyor. Saat 16.18’de polislerin engellemesine karşı uzaklaşmayan Şenyaşar, yaralanan oğlu Adil Şenyaşar’ın sağlık çalışanları tarafından iş yerinden çıkarılmasıyla peşinden koşuyor.

Bir başka kamera, ambulansa bindirilirken baba Şenyaşar’ın oğlunu görmesinin polisler tarafından engellendiğini kaydediyor. Görüntülerin devamında baba ambulanstan uzaklaştırılırken, Şenyaşar’ın olduğu yöne doğru hareket eden uzun namlulu silah taşıyan (AK-47 – Kalaşnikof) bir kişinin polis amiri tarafından engellendiği görülüyor.

Polislerin silahını elinden aldığı ve sakinleştirmeye çalıştıkları kişinin Yıldız ailesinin akrabalarından, köy korucusu olduğu iddia ediliyor.

Uzun namlulu silahın şarjörünü çıkaran polisler, silaha el koyuyor. İş yerinde yaşanan saldırılara dair tutulan tutanak ve hazırlanan iş yeri olaylarına dair ilk iddianamede bu kişiye dair hiçbir bilgiye yer verilmiyor.

Hastane soruşturmasına gizlilik

Saldırının ardından yapılan soruşturmada dosya iş yeri ve hastane olarak ikiye ayrıldı. İş yerinde yaşananlara dair Malatya’da görülen davada Fadıl Şenyaşar’a 39 yıl, Enver Yıldız’a ise 18 yıl hapis cezası verildi.

Hastanede yaşananlara dair yürütülen soruşturma ise gizlilik kararıyla sürüyor.

Dosyada gizlilik kararı olduğu için hastanede yaşananlar açıklanmıyor. Ancak otopsi raporlarına göre baba Şenyaşar, saldırıdan bir gün sonra saat 17.00 sıralarında Antep 25 Aralık Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybediyor.

Çocukları Adil ve Celal’le birlikte 16 Haziran tarihinde Suruç’ta yan yana gömülen baba Şenyaşar’ın otopsi raporunda, vücudunun 7 hayati bölgesinden kesici aletlerle büyük çapta yaralar oluşturularak yaralandığı ve 7 ciddi yaranın yanı sıra vücutta 23 noktada öldürücü nitelikte olmayan yaranın olduğu tespit edildi.

Raporda baba Şenyaşar’ın ölüm sebebi şöyle kaydedildi: “Genel beden travmasına bağlı oluşan ekstermite, sternum, sol parietooksipitalde dış tabula, kot kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama ve pnömotoraks sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatindeyiz.”

‘Çocuklarını öldürdüler, seni de öldürürler’

İş yeri önünde fenalık geçiren Emine Şenyaşar, hastanede yaşananların tanığı olarak, eşinin kırılan serum şişeleri ve oksijen tüpüyle linç edildiğini anlatmıştı.

Daha olay yerine varmadan kadınlar ‘gitme çocuklarını öldürdüler. Seni de öldürürler’ dediler. Gitmeme izin vermediler. Dönerken yolda eşimi gördüm. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Bana ‘ne oldu dedi’ ben de söyledim. Sonra birlikte dükkâna doğru gittik, polis izin vermedi. Sonra ambulans geldi. Dükkândan birini çıkarıp, ambulansa bindirip götürdüler. Sonra biri geldi pikabıyla bizi hastaneye götürdü.

‘Linç ettiler, sonra da kafasına kurşun sıktılar’

Eşiyle birlikte hastaneye girer girmez AKP’li vekil Yıldız’ın yakınlarının kendilerine saldırdığını hatırlatan anne Şenyaşar, hastanede eşinin linç edilmesini ise şu sözlerle anlattı:

Hastanenin içine girer girmez 20 erkek etrafını sardı. Serum şişesinin asıldığı demirlerle kafasına vurdular. Vuruyorlardı. Kanlar içinde kaldı. Ellerinden almaya çalıştım. Sağa gittim, sola gittim boş. Hiçbir şey yapamadım, alamadım. Polis oradan uzaklaştı. Hastanenin dışına gitti. Sadece bir polis orada bekliyordu. Ben gittim o polisin yakasına yapıştım. Ona ‘Siz nasıl bir hükümetsiniz, öldürdüler. Adamı öldürdüler gel kurtar’ dedim, yerinden kıpırdamadı. Yerinden sarstım ‘Nasıl bir devletsiniz, öldürdüler’ dedim.

Polis ne yerinden kıpırdadı, ne de konuştu. Linç ettiler, sonra da kafasına kurşun sıktılar. Kafasına kurşun sıkanı görsem, tanırım. Sonrasında kendimi kayıp etmiştim, çocuklarımın arkadaşlarından biri geldi beni oradan götürdü. Oradan nasıl gittiğimi hatırlamıyorum. Nasıl linç edildiğini, nasıl öldürüldüğünü gördüm. Sonrasını hatırlamıyorum. Biri vardı ‘İllaki seni öldüreceğim’ diyordu, bırakmadı. Bu kişinin saçları kısaydı. Yüzü dolgundu, top yüzlü biriydi. Resmini dahi görsem tanırım.

‘Kameralar tahrip edildi, saldırı planlı’

Olay sırasında dışarıda dönemin valisi, kaymakamı, emniyet müdürü, AKP’li bakan ve milletvekilleri dururken hastanede kameralar tahrip edildi, kana bulanan duvarlar apar topar boyandı.

Saldırının yaşandığı dönemde Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı olan ve şimdi Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı olan Şebnem Korur Fincancı, sosyal medya hesabından tahrip edilmiş bir kamera fotoğrafını “Suruç’ta hastanede kameralar tahrip edilmiş, saldırı planlı görünüyor!” notuyla paylaştı.

Fincancı bir diğer mesajında ise “DBP’lilerden birinin oksijen tüpü ile kafası kırılmış, birine tabanca ile ateş etmişler, diğerini bıçaklayıp boğazını kesmişler” diye yazdı.

Saldırıdan iki gün sonra yazılı açıklama yayımlayan TTB de “Ölümlerden ikisinin hastanede gerçekleşmiş olduğu bilgisi, hastanede ciddi bir güvenlik açığı olduğunu ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.