Tarım Kredi Kooperatif marketleri gıda fiyatlarındaki pahalılığa çözüm olacak mı?

Tarım Kredi Kooperatif marketleri gıda fiyatlarındaki pahalılığa çözüm olacak mı?

Tarım Kredi Kooperatif marketlerin gıda fiyatlarındaki artışlara çözüm olmayacağını belirten DİSK Gıda-İş Başkanı Seyit Aslan, dışa bağımlılığın ortadan kaldırılarak, yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ekonomist Mustafa Sönmez ise, ” Fiyatların yüksek olmasının temel nedeni tarımın ve hayvancılığın çökertilmiş olmasıdır” dedi.

Haber: Yadigar Aygün

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gıda fiyatlarını düşürmek için Türkiye genelinde, indirimli satış yapılabilen bin adet Tarım Kredi Kooperatifi marketleri açacaklarını duyurdu.

Gündemin temel konusu enflasyon, özellikle gıdada yüksek seyreden fiyat artışları olmaya devam ediyor.

Enflasyondaki artış yetersiz gelir nedeniyle geçim şartlarının giderek ağırlaşmasına neden oluyor.

Yurttaşların kira, fatura ve gelen zamlar ile birlikte gıdaya ayıracak bütçesi kalmıyor.

Ekonomist Mustafa Sönmez, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Seyit Aslan ve yurttaşlar ile açılacak olan Tarım Kredi Kooperatif marketlerinin gıda fiyatlarına yansıması üzerine konuştuk.

‘Fiyatlar hiçbir yerde ucuz değil’

Ekonomist Mustafa Sönmez, açılacak olan bin adet Tarım Kredi Kooperatif marketlerinin gıda fiyatlarını düşürmeyeceğini belirtti.

Sönmez, gıda fiyatlarının Tarım Kredi Kooperatif marketlerinde ve diğer marketlerde gıda fiyatlarının yüksek olma nedeninin gıda enflasyonu olduğunun altını çizerek, şunları söyledi:

Fiyatların 1000 tane market açarak ucuz olması mümkün değil. Erdoğan, ekonomide ki  yanlışlarını örtmek için günah keçisi buluyor ve diğer 5 marketi şeytanlaştırıyor. Bunların arasından birini de melekleştiriyor. Güya onların sayısını artırarak fiyatları düşüreceğini söylüyor. Ne söylediği 5 markette fiyatlar ucuz ne de Tarım Kredi Kooperatif marketlerinde. Fiyatları düşürmek mümkün. Gıda fiyatlarının yüksek olmasının temel nedeni tarımın ve hayvancılığın çökertilmiş olmasıdır. Çiftçi tarıma küstürüldü. Döviz ile yapılan her türlü ithalat fiyatları artırıyor. Buna tarımda kullanılan ürünler dahil. Özellikle gübre fiyatları çok yüksek. Tarımın çökertilmiş olması dövizin sürekli yükselmesi enflasyonun ana nedenleridir.

‘Krizi örtmek mümkün değil’

Ekonomik kriz ve enflasyon karşısında yurttaşların alım gücünün olmadığını belirten Sönmez,  sözlerini şöyle sürdürdü:

Erdoğan ekonomik krizi, enflasyonu kamufle etmek için bir takım marketlere çatarak  insanları şaşırtmaya çalışıyor ama hiç kimsenin buna inanacak durumu yok. Üzeri örtülecek bir mesele değil. Bugün AKP seçmeni bile feryat ediyor çünkü onlarda aynı durumdan dolayı sıkıntı içinde. Gündem değiştirerek ekonomik krizi örtmek mümkün değil. Bu can yakıcı bir meseledir.

Fiyatlar değişmeyecek

DİSK Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Seyit Aslan ise ekonomik krizin giderek derinleştiğini vurgulayarak gıda enflasyonuna dikkat çekti.

Türkiye’de geçim sıkıntısının giderek arttığını dile getiren Aslan, açılacak olan Tarım Kredi Kooperatif marketleri ile fiyatların düşmeyeceğinin altını çizerek, şunları belirtti:

Resmi enflasyon bile yüzde 19.58 olarak açıklandı (ki gerçek enflasyon bunun çok üzerinde) Türkiye yüksek enflasyonda dünyada 198 ülke içinde 12. sıraya yükselmiş durumda. Bu veriler bile yurttaşların alım gücünün ne durumda olduğunu göstermeye yeterli.  Ayrıca ülkenin çalışan büyük nüfusunun asgari ücretle geçinmeye çalışmasının yanı sıra büyük oranda da işsizlik, geçim sıkıntısını artık dayanılmaz boyutlara vardırdı. Bu yüksek enflasyon ve dar gelire gıda fiyatlarındaki artış da eklenince ülkenin emekçileri için yaşam gerçekten zorlaştı. Marketlerdeki fiyatların yüksekliği neden değil sonuçtur. Her şeyden önce ülkede uygulanmakta olan tarım ve gıda politikalarının yanlışlığıdır. Bin tane yerine 10 bin tane tarım kredi kooperatif marketi de açılsa o marketlerdeki fiyatlar yine değişmeyecek. Kaldı ki uygun dediği marketteki ürün fiyatları genel ortalamanın da üstünde rakamlar.

‘Çiftçiler ve işçiler desteklenmelidir’

Gıda fiyatlarının düşürülmesi gerektiğini ifade eden Aslan, çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:

Çaydan fındığa, tütünden şeker pancarı pamuğa kadar tüm üretim alanlarında dışa bağımlılık üreticiyi bitirme noktasına getirmiştir. Öncelikle bunun son bulması gerekmektedir. Gıda sektörünün bir diğer tarafında gıda üretim ve işleme sektöründe ücretli olarak çalışan işçilerin çalışma koşulları ve ücretleri oldukça geriye düşmüş durumdadır. Şirketlerin zenginlerin değil üretici çiftçi ve işçilerin gözetilmesi desteklenmesi gerekiyor. Yerli üreticiler desteklenmelidir.

‘Marketten elim boş dönüyorum’

Emekli maaşının başta gıda olmak üzere, temel ihtiyaçlarına dahi yetmediğini belirten ismini vermek istemeyen 59 yaşındaki yurttaş, bin 600 lira kira ödediğini dile getirerek, şunları söyledi:

200 TL elektrik, 30 TL su, doğalgaz 250- 300 TL ödüyorum.  Emekli maaşımdan bana kalan aylık  500-600 TL kalıyor. Hesaplasınlar 500 – 600 TL ile bir insan geçinebilir mi? Markete, pazara  gidip elim boş geri dönüyorum. Temel gıdalarımın çoğunu alamıyorum. Dün pazara gittim sadece ıspanak, taze soğan ve tere alabildim.  10 TL’den aşağı meyve yok. Peynir alsam yumurta alamıyorum. Sebze alsam meyve alamıyorum. Geçinmekte zorlanıyorum.  Bu ekonomik krizde emekli maaşımla geçinmek çok zor.

‘En ucuz gıdayı alıyoruz’

Zeynep isimli yurttaş ise, kira ve faturalardan dolayı gıdaya parasının yetmediğini söyleyerek artan fiyatlardan şu şekilde yakındı:

Kira 2.210 TL kira ödüyorum.  Faturalar 1.000 TL’yi geçiyor. Gıdaya çok fazla bir limit ayırmıyoruz. Gıda harcamamız aylık 2.000 TL’yi  buluyor. Hangi gıda indirimliyse o giriyor mutfağımıza. En çok yağ konusunda çok zorlanıyorum. Yağ fiyatlarına bakıp bakıp  eve geri gelip indirime girer mi deyip indirime girince  aldım. Meyve çok önemli değil deyip önemli olan tencereye koyacağımız ana malzemeleri alıyoruz.

TÜRK-İŞ Araştırmasının Eylül 2021 ayı sonucuna göre;

  • Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 3.049 TL
  • Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 9.931,59 TL,
  • Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3.709,23 TL oldu.
  • Asgari ücret ise 2 bin 825 lira 90 kuruş
  • Dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı), yürürlükteki asgari ücretin üstündedir.