Sanatçılardan Yalçın’a destek: Linç kültürü devam ediyor

Sanatçılardan Yalçın’a destek: Linç kültürü devam ediyor

Ödül töreninde Nihal Yalçın’a karşı gösterdiği tutum ve ardından yaptığı milliyetçi açıklamalar nedeniyle Tamer Karadağlı’ya tepki gösteren sanatçılar linç kültürünün devam ettiğini belirtti.

Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü alan Nihal Yalçın’a destek açıklamaları gelmeye devam ediyor.

Yalçın’ın konuşması sırasında ödülü vermek için arkasında duran Tamer Karadağlı’nın mimikleri, sürekli saatine bakarak sıkıldığını belli eden tavırları ve Yalçın’ın konuşmasını keserek ödülünü vermesi tepkiyle karşılandı.

Mezopotamya Ajansı’ndan Esra Solin Dal’a konuşan sanatçılar Yalçın’a destek açıklamaları yaparken Karadağlı’nın tavırlarını ise kınadı.

Julide Kural: Kimliğe saldırı

Sanatçı Jülide Kural, Yalçın’ın Karadağlı tarafından etnik ve kadın kimliği üzerinden hedef gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Kural, Karadağlı’nın tavırlarını, “Patriarkanın klasik refleksi” olarak nitelendirdi.

Karadağlı’nın bir erkek sanatçının karşısında aynı tavrı sergileyemeyeceğinin altını çizen Kural, “Bir kadın sanatçının ödül almasından dolayı rahatsız olan erkekliğin dışa vurumu” dedi.

Yıllardır erkek egemen anlayışın kadın üzerindeki etkilerinin o gece sahnede Karadağlı’ın tavır ve mimiklerinde kendini net bir şekilde ortaya koyduğunu aktaran Kural, şunları dile getirdi:

O gün Karadağlı’nın sergilediği tavır, milliyetçilik üzerinden başta kadın kimliği, siyasi ve Kürt kimliğine de bir saldırıdır. Bunu da en bilinen ‘Vatan-Millet-Sakarya’ söylemi üzerinden oraya koydu. Toplumun büyük bir çoğunluğu bu öğrenilmiş erkekliği ve o zavallılığı gördü diye düşünüyorum

Buradaki amaç magazin ve gazeteler üzerinden genel bir tepki oluşturmak. Ben de başka biçimlerde bu yaklaşımlara maruz kalıyorum. Bunu değiştirmek mümkün. Biz farklı düşünen sanatçılar olarak farklılıkları ötekileştiren kişilere karşı mücadelemizi birlikte verebiliriz.

Berna Laçin: Kutuplaşma yaratılıyor

Sanatçı Berna Laçin ise Yalçın’ın “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” söyleminin politik bir mecraya çekilmesine anlam veremediğini belirterek, “Yalçın, sadece kadın meselesine ilişkin bir cümle kurdu. Bu mevzunun nasıl oralara geldiğini anlamadım doğrusu. Burada asıl sormamız gereken neden gündem özellikle başka noktalara çekiliyor ve çekilmek isteniyor? Israrla belli kutuplaşmalar yaratacak şekilde söylemler geliştiriliyor” ifadesine bulundu. Laçin, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

Toplumun içinde de, sosyal medyada da linç kültürü yürütülüyor. Bu bir derin devlet mevzusuna çevrildi. Yani içinde bulunduğumuz durum ya bir A takımı işi yada ciddi bir şizofreni hali. Yani ödül töreninde bir kadın ödül alıyor, bir erkek buna tahammül etmiyor.

Sahnede hiç konuşulmayan politik bir şeyin gündeme getirilmesi ve oradan milliyetçiliğe bağlanması anlaşılır bir durum değil. Yani hem kadın kimliği hedef, hem de benimsediği bir düşünceyi savunması hedef.

Suavi: Erk gücün yansıması

Sanatçı Suavi, Karadağlı’nın tavrını ve açıklamalarını eleştirerek, “Tamer ne tektir ne de tek kalacaktır. Bu mantığın yıkıldığı andan itibaren kadın ve çocuklarla birlikte toplum da özgürleşeceklerdir. Tamer sadece bu sistematik kurgulanmış erk ve erkek egemen gücün bir yansıması. Bu zihniyete karşı mücadele etmenin yolu birleşmek, ortak ve topyekûn durmaktır” şeklinde konuştu.

 

HABER MERKEZİ