Ana SayfaEkolojiMaden ocaklarına karşı zeytinlikler

Maden ocaklarına karşı zeytinlikler

HABER MERKEZİ – Müge İplikçi’nin son kitabı Dondurmam Tılsım çocuklarla buluştu. Dondurmam Tılsım’da bir tarafta bütün kasabayı maden ocaklarıyla donatmayı isteyen sermayedar Hulki Sungu, diğer tarafta zeytinliklerini bu adama karşı korumaya çalışan Zerrin var. Zeytinliklerin, tarlaların, yeşilin “umut” olarak karşımıza çıktığı romanda, maden ocakları ise ölüm demek.

Müge İplikçi çocuklar için kaleme aldığı, toplumsal cinsiyet rollerinden ekolojiye, isçi ölümlerinden eğitim sistemine kadar birçok konuya değindiği Dondurmam Tılsım, gerek içeriğiyle gerekse de üslubunun sadeliği ve dilinin açıklığıyla şimdiden edebiyat dünyasındaki özgün yerini aldı.

On sekiz kısa bölümden oluşan romanda her bölüm başında yer alan yeşil zeytin dalları çocuklarla adeta bağ kurma görevini üstleniyor.

Kitabin başlıca karakterlerinin bulunduğu kapak ise oldukça renkli tasarlanmış ve okuyucuda sıcak duygulara yol açtığı söylenebilir.

Zeytinliği savunmak

Romanın konusu, babasını bir maden kazasında kaybettikten sonra, annesiyle birlikte Zerrin halasının zeytin ağaçları arasındaki büyük konağına yerleşen Seher’in tıpkı “havuz problemleri” gibi oldukça karmaşık hayatı.  Bir yandan babasının ölümü, diğer taraftan Zerrin Hala’nın zeytinliklerini yok edip maden ocakları yapmaya çalışan açgözlü Hulki Sungur ve Seher’in bir türlü çözemediği havuz problemleri…

Kasabada evin cinli, halanın da deli olduğuna dair söylentiler dolaşmaktadır. Zerrin Hala biraz tuhaf biridir fakat babasının ölümünden sonra Seher’e ve annesine sahip çıkan tek insandır. Oysa zeytinlikler yüzünden Seher’in babasıyla da arası bozulmuş ve bir daha hiç konuşmamışlardır. Zeytinlikleri her şeyi olan Zerrin Hala, onları özel bir teknikle zeytinyağı haline getirmektedir.

Kasabada Hulki Sungur’a zeytinliklerini vermeyen tek kişidir ve aralarında ciddi bir mücadele söz konusudur. Keşke hayat Zerrin için havuz problemleri kadar kolay olsaydı!

Kasabada bulunan Aylı Pastanesi ise romanın  başka bir kilit noktasıdır. “Tılsım” dondurmalarının üretilmeye başlandığı Aylı Pastanesi’nin Zerrin’le geçmişteki ilişkisi nedir?

Kasabada, Zerrin Hala’nın haricinde, Hulki Sungur’un yanında olmayan  birileri daha vardır; Aylı kardeşler. Oysa Zerrin Hala, Aylı kardeşlerle de yıllardır tek kelime konuşmamaktadır. Bunun arkasında ise Zerrin Hala’nın hayatını tamimiyle değiştiren, geçmişten gelen tılsımlı bir hikaye vardır.

Maden ocaklarına karşı zeytinlikler

Bir taraftan bütün kasabayı maden ocaklarıyla donatmayı isteyen sermayedar Hulki Sungu; diğer taraftan zeytinliklerini bu adama karşı korumaya çalışan Zerrin.

Zeytinliklerin, tarlaların, yeşilin “umut” olarak karşımıza çıktığı romanda, maden ocakları ise ölüm demektir. Seher’in eve dönerken yaptığı otobüs yolculuğunda bu durum şu şekilde anlatılır:

Genellikle okuldaki öğrencilerin evlerine gitmek için kullandıkları bu otobüste hemen herkes, zeytinliklerin başladığı andan itibaren yorgunluğunu unutur… Sanki dünya yeniden yeşilin içinden doğacaktı; yeni bir dünya, yeni bir umut demekti bu. (s.26)

Dondurmam Tılsım’da, maden ocakları ve zeytinlikler örneğindeki gibi çelişkilerin işlenmesinin çocuklara doğa bilincinin kazandırılmasında önemli bir rol oynadığı söylenebilir.

Hulki Sungur’a karşı Zerrin

Romanın bir diğer kadın karakteri Yeliz öğretmen. Seher’le gerçekleştirdiği uzun sohbet esnasında söylediği “Güçlü olmayı öğrendim” cümlesi Seher’e oldukça ilginç gelir. Çünkü güç ve güçlü dendiğine aklına yalnızca Hulki Sungur gelmektedir.

Güçlü olanın erkek ve sermaye sahibi olarak algılandığı dünyamızda , kadının güçlü olması mümkün müdür? Gerçekten de açgözlü bir sermayedar olan Hulki Sungur müdür güçlü olan yoksa bütün kasabaya ve Hulki’ye rağmen ne pahasına olursa olsun zeytinliklerini satmak istemeyen, zeytinle bütünleşen Zerrin mi?

Toplumsal cinsiyet rollerine de değinen yazar bu konuya çeşitli göndermeler yaparak çocukları soru sormaya teşvik etmektedir. Örneğin, “Aa oflayıp puflayıp durmayın, kız kısmi  bu kadar oflamaz” der Seher’in arkadaşı Saniye’nin annesi. (s.19) Çocuk yaşta evlendirilen çocuklar, “kızların okumaması için aranan bahaneler” değinilen diğer konulardır.

Umut, mücadele ve değişim

Zeytinliklerin, tarlaların, tılsım dondurmalarının umut vadettiği romanda, mücadele sonucu değişen olaylara tanıklık ederiz. Maden ocaklarının tılsım diye adlandırıldığı kasabada nasıl olur da zeytinden yapılan dondurma tılsım diye adlandırılmaya başlar? Nitekim hayal gücü ve umut varsa her şey yeniden yaratılabilir değil mi?

Zeytin ve dondurma tadında bir kitap Dondurmam Tılsım. Bolca umudun, mücadelenin, hayal gücünün olduğu eserinde Müge İplikçi, satır arkalarından  çocuklara adeta umudu, mücadeleyi ve hayal etmeyi fısıldıyor.

Müge İplikçi

Müge İplikçi’nin özellikle çocuklar ve gençler için kaleme aldığı, toplumsal konuları çeşitli şekillerde işleyen birçok eseri bulunuyor.

müge iplikçiDaha çok roman ve öykü türünde eser veren İplikçi, ilk çocuk kitabı olan Uçan Salı’yı 2010 yılında yayımladı.

Yine aynı yıl, kaleme aldığı ilk gençlik romanı “Yalancı Şahit” ile Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği (ÇGYD) tarafından verilen Yılın En İyi Gençlik Romanı Jüri Özel Ödülü’nü kazandı.

Gezi direnişçisi gençlerle söyleşilerini derlediği Biz Orada Mutluyduk (2013) ve göçmenliğe çocuk gözünden selam yolladığı Kömür Karası Çocuk (2014) diğer önemli yapıtları arasındadır. Bunun dışında, Acayip Bir Deniz Yolculuğu, Babamın Ardından, Saklambaç, Tezcanlı Hayalet Avcıları adlı eserleri de bulunmaktadır.

Eserlerinde, toplumsal konulara oldukça fazla yer veren Müge İplikçi,  çocuklar için kaleme aldığı kitaplarda da bu yaklaşımını sürdürüyor. Örneğin, 2016’da yayımlanan çocuk romanı türündeki kitabı Dondurmam Tılsım’da çeşitli toplumsal sorunları çocukların kavrayacağı şekilde oldukça yalın bir dille anlatıyor.

Kitabın künyesi

Dondurmam Tılsım

Müge İplikçi

Editör: Müren Beykan

Günışığı Kitaplığı

Previous post
Hem gözleri hem arkadaşı olan köpeği Doddi'yi zehirlediler
Next post
Annesi, Poyraz Ali için açlık grevinde