Ana SayfaKadın‘Kimyasal hadım tecavüzü normalleştirip meşrulaştırmaktır’

‘Kimyasal hadım tecavüzü normalleştirip meşrulaştırmaktır’

HABER MERKEZİ – Hükümetin cinsel istismarlara karşı önerdiği ‘kimyasal hadım’a tepki gösteren avukat Ceren Şimşek, bu uygulamanın tecavüzü normalleştirip meşrulaştırmak anlamına geldiğini söyledi. Sorunun zihniyetten kaynaklandığına vurgu yapan Şimşek, “Çocuğu istismar eden sanığa ‘Rızası vardı, bağırmamış’ diye ceza vermeyen hakimle nasıl mücadele edilecek?” dedi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cinsel istismar ve zinanın aynı kapsamda değerlendirilmesine dair açıklamalarıyla geçen sene Danıştay kararıyla yürütmesi durdurulan ve bugünlerde yeniden gündeme getirilen kimyasal hadım yeniden tartışılmaya başlandı.

Erdoğan’ın zina ve istismarı aynı kefeye koyan tutumunu eleştiren Ceren Şimşek, bu yönlü açıklamaların hem toplumsal hem de hukuki yönlü bir baskıya neden olacağını söyledi.

MA’dan Diren Yurtsever’e konuşan Şimşek, zinanın ceza hukukunu ilgilendiren bir konu olmadığını çünkü iki yetişkinin rızalarına dayalı olarak geliştirdikleri bir ilişki olduğunu ve devletin buna karışamayacağını ifade etti.

‘Zina ile istismarın beraber gündeme gelmesi ciddi bir problem’

“Bu, ancak boşanma nedeni olabilir” diyen Şimşek, şöyle devam etti:

“Zina, 2004 yılındaki TCK değişikliğine kadar vardı ve kadın-erkek eşitliğini zedeliyordu. Bu maddenin ortadan kaldırılması için çok mücadele verildi ve kaldırıldı. Zinanın çocuk istismarıyla beraber yeniden gündeme gelmesi ciddi bir problem.

Şimşek, kimyasal hadımın taciz ve tecavüzleri normalleştirdiğini, bu yöntemle de toplumsal cinsiyetin yeniden üretildiğini vurguladı.

‘İstismar ataerkil bir toplum meselesi’

“Tecavüzü bireye indirgeyen, salt cinsel dürtülerden kaynaklanan hastalık haline getiren bu uygulama, tecavüzü de meşrulaştırmaktadır” diyen Şimşek, ortada sistemsel bir sorun olduğuna dikkat çekti:

“Bu bir zihniyet meselesidir. Bu bir ataerkil toplum meselesidir. Bu suçu bir kişi işliyor; ancak şikayet için gittiğiniz karakol, savcılar, mahkemede karşısına çıktığınız hakim tüm bunların tutumları bu zihniyeti besleyen unsurlar. Ne yapacağız? Çocuğu istismar eden sanığa ‘Rızası vardı, bağırmamış’ diye ceza vermeyen hakimle nasıl mücadele edilecek? Tecavüz ve tacizin bir diğer parçaları da bunlar çünkü.”

‘Kadın ve çocuğa karşı suçlarda caydırıcı cezalar verilmeli’

Türkiye’nin de tarafı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nin ‘önleme, koruma, kovuşturma, politika geliştirme’ ilkelerinin uygulanması gerektiğini belirten Şimşek, AKP’nin istismarı önleme konusunda samimi olmadığını dile getirdi.

Ne kimyasal hadımın ne de gündeme getirilmeye çalışılan idamın çözüm olmadığını ifade eden Ceren Şimşek, “Kadına ve çocuğa karşı işlenen suçlarda öncelikle kısa vadede cezasızlık kültürünü ortadan kaldırmak gerekmektedir. Adil yargılama sonucunda caydırıcı olacak cezalar verilmelidir” dedi.