Ana SayfaGüncel“OHAL kalkmıyor, yasalar aracılığıyla sürekli hale getiriliyor”

“OHAL kalkmıyor, yasalar aracılığıyla sürekli hale getiriliyor”

HABER MERKEZİ – OHAL, iki yılın ardından bugün kalkıyor ancak AKP’nin Meclis’e sunduğu kanun teklifiyle örtülü bir şekilde devam edecek. Valilere geniş yasak yetkileri getiren, gözaltı süresini uzatan, ihraçları yasalaştıran bu teklife tepki gösteren muhalefet ve insan hakları savunucuları, “OHAL’i yasalaştırıyorlar” diyor. HDP Sözcüsü Oluç, “Valiler ve yasalar aracılığıyla OHAL’i sürekli hale getirmiş oluyorlar” derken, İHD’den Keskin, “Şu an getirilen tasarı OHAL kavramının bile az kaldığı bir ağırlık taşıyor” diye belirtiyor. ÖHP Eş Sözcüsü avukat Özdemir ise 3 yıldır Türkiye’de yaratılan mağduriyetlere yasal kılıf bulma çabası içinde olunduğunu söylüyor.


Haber: Çağdaş Kaplan


Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) milletvekilleri tarafından hazırlanan ve muhalefet tarafından “Olağanüstü Hal’i (OHAL) kalıcılaştırma planı” olarak yorumlanan kanun teklifi, Meclis Başkan Vekilliği’ne sunuldu.

Yasa teklifiyle bugün yani 18 Temmuz’da kaldırılacağı duyurulan OHAL uygulamaları kalkmak bir yana, geniş yasaklarla birlikte yasalaşmış olacak.

24 Haziran seçimleri sonrası Meclis’e sunulan ilk yasa teklifi olan teklif 27 maddeden oluşuyor.

TSK İç Hizmet Yasası, İl İdaresi Yasası, Sahil Güvenlik Komutanlığı Yasası, Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Yasası, Türk Ceza Kanunu gibi yasaların bazı maddelerinde 3 yıl geçerli olmak üzere değişiklik öngören tasarıdaki düzenlemeler şöyle:

Valilere yasak yetkisi

Valilere geniş yasak yetkilerinin tanınmasını öngören teklife göre valiler “kamu düzenini veya güvenliğini bozacağını düşündüğü” kişiler hakkında 15 günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere giriş ve çıkışı sınırlandırabilecek.

Tasarıda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda yapılacak değişiklikle saat 24.00’a kadar yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerine “Vatandaşların günlük yaşamını aşırı ve katlanılmaz derecede zorlaştırmayacak” ibaresi ekleniyor.

‘Üst araması’ düzenlemesi

Teklifin kabul edilmesi durumunda Sulh Ceza Hâkimi’nin kararı veya askeri komutanın emri üzerine kişilerin üstü, araçları, özel eşyaları ve özel kâğıtları, “suç delilleri koruma altına alınacak” şekilde aranabilecek. “Suçlu görülen” kişiler ile ilgili de Ceza Muhakemesi Yasası’nın ilgili hükümleri uygulanacak.

Bir şüpheliyi yeniden ifade almaya cumhuriyet savcısının emri ile kolluk çağrılacak. Tutukluluğa itiraz ve tahliye talepleri de dosya üzerinden karara bağlanabilecek. Tahliye talepleri en geç 30 gün üzerinden karara bağlanacak.

Daha önce hâkim kararıyla aranan şüpheliye ait bilgisayar araması da savcı kararıyla yapılabilecek.

Gözaltı süresi

Teklifte gözaltı süresine dair de düzenleme var. Yasa teklifi ile toplu olarak işlenen suçlarda anayasadaki günlük gözaltı süresi 4 güne çıkarıldı. Ancak sanığın “hâkim tarafından dinlenmesi koşulu” ile 4 günlük gözaltı süresinin 2 kez daha uzatılması ile 12 günlük gözaltı süresinin önü açılacak. Anayasaya göre toplu olarak işlenen suçlarda 48 saatle sınırlanan gözaltı süresi OHAL döneminde önce 30 güne çıkarılmış daha sonra da 14 güne indirilmişti.

Pasaport iptalleri

OHAL dönemindeki pasaportlara sınırlama koyma yetkisi getiren düzenleme teklifle birlikte 3 yıl boyunca devam edecek.

3 yıl boyunca sadece Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olan İçişleri Bakanı’nın onayı ile ihraç edilen kamu personelinin kendisi ve eşinin pasaportuna İçişleri Bakanı’nın onayı ile iptal kararı verilebilecek.

İhraç yetkisi

Teklifte kamu görevinde ihraçlara ilişkin de düzenlemeler yer alıyor. Buna göre 3 yıl boyunca Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hakimler Savcılar Kurulu (HSK) Sayıştay, Milli Savunma Bakanlığında oluşturulan komisyonlar tarafından kurumlar kamu çalışanlarının görevine son verebilecek.

Tasarıyla Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nun 30. maddesine “MİT’in tarafı olduğu hukuk uyuşmazlıklarında, dava şartı olarak öngörülen ara buluculuk dahil, ara buluculuk usulü uygulanmaz”, “MİT, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışındadır” ibareleri ekleniyor.

HDP Sözcüsü Oluç: Kalkmıyor, yasalaşıyor

HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, AKP’nin ‘OHAL kalkacak’ söyleminin tamamen sözde bir laf olduğunun bir kez daha bu teklifle anlaşıldığını söylüyor.

Oluç, “OHAL’i kaldırıyor görünüyorlar ama OHAL’deki bütün yasakları yasal değişiklikle sürdürebilir hale getirmeye çalışıyorlar” diyor.

Yasa teklifiyle valilere getirilen olağanüstü yetkilere dikkat çeken Oluç, “81 ilin valisi 1 kişi ile beraber ülkenin yönetimini sağlayacak. Valilere verilen bu olağanüstü yetkiler gerçekten son derecek sıkıntılı maddeler içeriyor. Valiler ve yasalar aracılığıyla OHAL’i sürekli hale getirmiş oluyorlar” değerlendirmesinde bulunuyor.

Teklifin bir diğer önemli maddesinin ise kamudan ihraçlara ilişkin olduğunu kaydeden Oluç, OHAL döneminde hiçbir mahkeme kararı olmaksızın kapılan ihraçların teklifle devam ettirilmeye çalışıldığını belirtiyor:

“Şu ana kadar yaklaşık 150 bin kişi herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın kamu görevinden uzaklaştırıldı. Şimdi bu teklifle ihraçları 3 yıl boyunca herhangi bir hüküm ve mahkeme kararı olmadan yapabilecekler.”

Eren Keskin: OHAL kavramı bile az kalıyor

İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı Eren Keskin ise yeni rejimin ve beraberinde getirilen düzenlemelerin OHAL kavramını bile geride bıraktığını söylüyor.

Keskin, “Parlamentonun etkisinin adeta hiçe sayıldığı bir ortamdayız. Bizlerin de bilmediği yeni bir süreç yaşayacağız. Çünkü hayatımız artık bir tek kişinin dudağının ucunda. OHAL kavramı bile bana göre az kalıyor artık bu durumda. Bir kişinin isteğiyle bir günde birçok şey değiştirilebilecek. Şu an getirilen tasarı OHAL kavramının bile az kaldığı bir ağırlık taşıyor” diyor.

Tasarıda gözaltı süresinin uzatılmasını öngören maddeye dikkat çeken Keskin, “Gözaltı süresinin uzatılması işkenceli sorgu yöntemlerinin devreye sokulması demektir. 1990’lı yılları hatırlatıyor” diye belirtiyor.

ÖHP: Varlık gerekçesine bile aykırı

Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP) Eş Sözcüsü avukat Fatma Özdemir ise yasa tasarısı ile “olağan bir yargı düzeninde ve hukuk devleti çerçevesinde, OHAL kalktığında KHK’lerin de yürürlükten kalkması gerekirken tam aksine AKP hükümeti tarafından OHAL’in örtülü bir şekilde yaşatılmasının amaçlandığını” söylüyor.

Özdemir, “Bu durumun yasalaştırılması, OHAL’in bile varlık gerekçesine aykırı ve kabul edilmesi mümkün değildir” diyor.

AKP’nin bu tasarı ile “3 yıldır Türkiye’de yarattığı tüm mağduriyetlere yasal kılıf bulma çabası içinde” olduğunu belirten Özdemir, şöyle devam ediyor:

“OHAL sürecinde çıkan birçok KHK’yı yasalaştıran hükümetin bugün bu yasayı çıkarmasının en temel sebebi; özellikle ‘terörle mücadele’ adı altında valiliklere verilen yetki, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine getirilen kısıtlamalar ile başta Kürtler olmak üzere toplumun tüm muhalif, demokrat, sosyalist kesimini susturma ve hak arayışına engel olma çabasıdır. 2 yıldır süren OHAL’de ne oldu? KHK’ler ile on binlerce insan kamudaki görevlerinden ihraç edildi, birçok kurum ve kuruluş kapatıldı, üniversitelere, şirketlere el konuldu. Bunların yanında ihraçlarla birlikte insanlar ömür boyu kamuda çalışma yasağı, pasaporta el koyma, yurt dışına çıkış yasağı vb. gibi sebeplerle mağdur edildi. Sokağa çıkma yasağı adı altında Kürt kentlerinin bir çok il ve ilçesinde yerleşim yerlerinden edildi, yaşam hakları başta olmak üzere tüm temel hakları anayasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırı bir şekilde ihlal edildi. Bugün bu yasayla uygulamaya sokulmak istenen de devletin sistematik inkâr ve imha politikalarına devam etmek istemesidir.”

Özdemir, ÖHP olarak yasa teklifinin geri çekilmesi için gerekli hukuki başvurularda bulunacaklarını belirtiyor.


OHAL’in 730 günlük bilançosu

2 yıl süren OHAL’de 35 KHK çıkartıldı.

129 bin 410 kişi kamudaki görevlerinden ihraç edildi.

Birçok kentte toplantı ve gösteri yürüyüşleri 3’er aylığına yasaklandı.

70 gazete, 25 radyo, 20 dergi ve 18 televizyon kanalı kapatıldı.

Bin 431 derneğin kapısına mühür vuruldu.

7 grev yasaklandı.