Ana SayfaEkonomiUfukta toparlanma gözükmüyor: ‘Dış borç stokunun milli gelire oranı yüzde 60’ı bulabilir’

Ufukta toparlanma gözükmüyor: ‘Dış borç stokunun milli gelire oranı yüzde 60’ı bulabilir’

HABER MERKEZİ – Siyasal iktisatçı Güngen’e göre dış borç sorunu çözülmeden ekonomide toparlanma söz konusu değil. Dış borç stokunun milli gelire oranının yüzde 60’a dayanmasının beklenildiğini söyleyen Güngen, ”Bunun anlamı alarm zillerinin çalması demek” diyor.

Açıklanan son verilere göre Türkiye’deki dış borç stoku 450 milyar dolara dayandı.

Öyle ki geçtiğimiz Ekim ayı itibarıyla kamu ve özel sektörün dış borcunda büyük bir değişim olmadığını kaydeden iktisatçılar, Aralık’a kadar söz konusu rakamın değişmemesi durumunda Türkiye’deki reel dış borç stokunun 30 yılın zirvesine çıkmasını bekliyor.

Ayrıca iktisatçılara göre dış borcun milli gelire oranının yüzde 60’a dayanmış olması da endişe verici bir diğer faktör.

Bu gidişatta rol oynayan en önemli etkenin yerli kaynağın yetersizliği, dolayısıyla yatırımlarda aradaki farkın yabancı kaynaklardan sağlanması olduğu bildiriliyor.

Siyasal iktisatçı Ali Rıza Güngen de, bu duruma dikkat çekerek, Türkiye’nin sürekli olarak finansman arayışında olacağını dile getiriyor.

‘Alarm zilleri çalıyor’

Mezopotamya Ajansı’ndan Selman Güzelyüz’e konuşan Güngen, 2018 yılında ekonomi alanında yaşanan gelişmeler nedeniyle ülkeye giren sıcak paranın hızla azaldığını vurguluyor.

Güngen, ‘en ufak bir rüzgar’ ile etkilenebileceğini kaydettiği Türkiye ekonomisi için “Bu borç sorunu çözülmeden yeninden küresel aktörler yani hem kredi bulabilir hem de kredi verebilir hale gelmeden bir ekonomik toparlanmanın söz konusu olmayacağı görülüyor” diyor.

Son olarak Güngen, “Türkiye’nin 2018 dış borç stokunun gelire oranının yüzde 40’lardan yüzde 60 oranına çıkması bekleniyor. Bu da alarm zillerinin çalması demek” diye konuşuyor ve sözlerine şunu ekliyor:

“Biliyorsunuz ağır kriz dönemlerin toplumsal yansıması da ağır oluyor. İşsizlik krizi artıyor. İşsizlik krizi arttığı için ailelerin refah düzeyi de hızlıca düşüyor. Bu da toplumsal gerilimlerin artmasına yol açıyor.”