Ana SayfaGüncelAralarında İdil Eser’in de bulunduğu 6 hak savunucusu tutuklandı

Aralarında İdil Eser’in de bulunduğu 6 hak savunucusu tutuklandı

HABER MERKEZİ – Büyükada’da 14 gün önce gözaltına alınan ve tamamı tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen 10 hak savunucusundan aralarında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nden İdil Eser’in de olduğu 6 kişi tutuklandı. 6 hak savunucusunun tutuklanmasına dair açıklama yapan Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Salil Shetty, “İnsan haklarını savunmak artık Türkiye’de bir suç kabul ediliyor” dedi.

İstanbul Büyükada’da düzenledikleri toplantıya yapılan baskınla “Eller yukarı” diyen sivil giyimli polislerce 5 Temmuz’da gözaltına alınan insan hakları savunucuları, 13 gün boyunca gözaltında tutulmuştu.

Gözaltına alınan Helsinki Yurttaşlar Derneği’nden Nalan Erkem, Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser, İnsan Hakları Gündemi Derneği’nden Veli Acu ve Günal Kurşun, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nden Nejat Taştan, Helsinki Yurttaşlar Derneği’nden Özlem Dalkıran, HAK İnsiyatifi’nden Şeyhmus Özbekli, İnsan Hakları Eğitmeni Ali Ghavari ve Peter Steudtner’in emniyetteki ifade işlemleri ise ancak Pazar günü tamamlandı.

Emniyetteki ifade işlemleri tamamlanan hak savunucularının tamamı, dün Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. İstanbul Adliyesi’ne getirilen 10 kişi, öğleden sonra ancak savcılığa çıkarıldı.

İfadelerinin tamamlanmasının ardından kararını açıklayan savcılık, 10 insan hakları savunucusunu da tutuklanmaları talebi ile İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti.

6 hak savuncusu tutuklandı

Dün gece yarısı tutuklama talebiyle 10 insan hakkı savunucusunun sevk edildiği mahkemedeki ifadeler sabaha kadar devam etti.

İfadelerin ardından insan hakları savunucuları İdil Eser, Ali Ghavari, Peter Steudtner, Veli Acu, Günal Kurşun ve Özlem Dalkıran tutuklandı.

Tutuklanma gerekçeleri ise “örgüte yardım etmek” oldu.

İnsan hakları savunucularından Nalan Erkem, Şeyhmus Özbekli, Nejat Taştan, İlknur Üstün “adli kontrol” şartı ile serbest bırakıldı.

4 kişi yurt dışı yasağı konularak ve haftada 3 gün imza şartı ile bırakıldı.

‘İnsan haklarını savunmak artık Türkiye’de bir suç kabul ediliyor’

Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Salil Shetty, aralarında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser’in de bulunduğu 6 hak savunucusunun tutuklanmasına dair açıklamayı yaptı.

Shetty, şunları ifade etti:

Bugün verilen tutuklama kararı ortaya koydu ki hakikat ve adalet kavramları Türkiye’ye tamamen yabancı hale gelmiştir. İnsan haklarını savunmak artık Türkiye’de bir suç kabul ediliyor. Dünya liderleri artık köşeye çekilip her şey olması gerektiği gibiymiş gibi davranmayı bırakmalı.

Af Örgütü Türkiye uzmanlarından Andrew Gardner da tutuklamaların siyasi olduğunu söyleyerek, “Türkiyede insan haklarını savunmanın suç haline geldiği artık açıkça ortadadır. İnsan hakları için çalışanlar bu ülkede artık güvende değil” dedi.

‘Türkiye kırmızı çizgiyi aştı’

Uluslararası Af Örgütü’nün Londra’daki merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuşan Uluslararası Af Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktörü John Dalhuisen ise tutuklamaların “Türkiye’de insan hakları ve adaletin durumunu gösterdiğini” söyledi.

BBC Türkçe’de yar alan habere göre tutuklamalarla Türkiye’nin “kırmızı çizgiyi aştığını” belirten Dalhuisen şunları söyledi:

Bu yalnızca Türkiye’deki muhaliflere değil Türkiye’nin kendisine de bir saldırıdır. Muhalifler halk düşmanı olarak gösteriliyor.

Türkiye’nin otoriterleştiğini herkes biliyor ama kimse bir adım atmıyor.

Türkiye’de çıkarı olan çok ülke var, özellikle de göç, IŞİD’le mücadele, Suriye gibi konularda. Bunlar büyük çıkarlar. Ama bunlar Türkiye’nin saygın olduğu varsayımına dayanıyordu. Artık Türkiye saygın bir ülke değil. Bu rejim saygın değil. Bölgede bir istikrar kaynağı değil. Artık dünyada herkes Türkiye’ye kırmızı çizgileri aştığını göstermeli.

Savcılıkta İdil Eser’e ‘Gülmen ve Özakça’ sorusu

Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat’ın haberine göre savcılık sorgusunda, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nden İdil Eser’e KHK ile ihraç edilmiş olan ve dört ayı aşkın süredir açlık grevlerini sürdüren akademisyen Nuriye Gülmen ile öğretmen Semih Özakça’ya dair AF Örgütü’nün gerçekleştirdiği imza kampanyası soruldu.

Eser’e suçlama ile ilgili el konulan telefonundaki 23 Mayıs 2017 tarihli “Yarın acil eylem çıkacak Nuriye ve Semih için” mesajı gösterildi.

Eser de,  savunmasında ‘Acil eylem ibaresi Uluslararası Af Örgütü’nün imza kampanyası yürütme şeklinden biridir. Söz konusu mesaj da bu amaçla atılmıştır. Kendilerinin kamuoyunca takip edilen durumlarıyla alakalı kampanya başlatılması için yaptığımız çalışmalarla ilgilidir’ dedi.

Polat’ın aktardığına göre hak savunucularının gözaltına alınmasının ardından iktidara yakın gazetelerde yer alan ‘Yeni bir Gezi hazırlığı’ iddiaları savcılık sorgusunda yöneltilen sorular arasında yer almadı.

Avukatların savcılık ifadeleri sırasında dosyadaki kısıtlılık kararının kaldırılmasını da istedikleri ve bunun savcı tarafından kabul edilmediği belirtildi.

Tutuklanan altı insan hakları savunucusu kimdir?*

İdil Eser:

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü, insan hakları savunucusu. İdil Eser, İstanbul Üniversitesi’nden sonra ABD’de Columbia Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler yüksek lisansını ve Marmara Üniversitesi AB Yüksek Lisans Programı’nı tamamladı. Chicago Üniversitesi’nde Rus Tarihi doktorası yaparken annesinin rahatsızlanması üzerine Türkiye’ye döndü ve sivil toplum kuruluşlarında çalışmaya başladı. TEMA Vakfı, Tarih Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin de aralarında bulunduğu kuruluşlarda insan haklarına dair rapor yazan ve projeler yürüten İdil Eser, 2 Mayıs 2016 tarihinde Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye Direktörü oldu.

Özlem Dalkıran:

Yurttaşlık Derneği (Eski adıyla Helsinki Yurttaşlar Derneği) üyesi, insan hakları savunucusu. Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye biriminin kuruluşunda görev aldı ve kuruluşun basın sözcülüğünü yaptı. Açık Toplum Enstitüsü Türkiye Danışmanlık Kurulu üyeliği de yapıyor. Güneydoğu’da kadın hakları ve Türkiye’de insan hakları üzerine çok sayıda araştırması var. “Sinema ve İnsan Hakları” adlı bir çalışma yürüttü. Helsinki Yurttaşlar Derneği Mülteci Destek Programı koordinatörlüğü yaptı.

Günal Kurşun:

İnsan Hakları Gündemi Derneği Yönetim Kurulu üyesi. Derneğin eskiden başkanlığını da yaptı. Aynı zamanda Uluslararası Af Örgütü aktivisti. Ceza hukukçusu Yrd. Doç Dr. Kurşun, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden sonra yüksek lisans ve doktorasını yine aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku’nda tamamladı. Akademisyen Kurşun’un ceza hukukunda dair kitabı, makaleleri ve kitap bölümleri yayımlandı. Kurşun’un, insan hakları, azınlık hakları, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar ile Uluslararası Ceza Mahkemesi konularında çalışmaları var.

Veli Acu:

İnsan Hakları Gündemi Derneği’nde sayman ve insan hakları aktivisti. Gazi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi lisans bölümünü tamamladı, Gaziantep Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde öğrenimine devam ediyor.

Ali Gharavi:

İsveç vatandaşı bilgi güvenliği danışmanı, insan hakları savunucusu. Eğitim için Türkiye’de bulunuyordu.

Peter Steudtner:

Alman vatandaşı, bilgi güvenliği danışmanı, belgesel yapımcısı ve insan hakları aktivisti. Dijital güvenlik konusunda uzmanlaşan Steudtner, eğitim için Türkiye’de bulunuyordu.


  Asılsız 'gizli toplantı' iddialarına karşı: Büyükada'daki toplantıya dair 'her şey'

Ne olmuştu?

Çeşitli insan hakları kuruluşlarından temsilciler, insan hakları savunuculuğu çalışmalarını daha güvenilir, sağlıklı, güvenli ve etkin hale getirmek için bilgi ve tecrübe alışverişinde bulunmak üzere 2 Temmuz 2017 Pazar günü beş günlük bir çalışma için İstanbul Büyükada’da bir araya gelmişti.

5 Temmuz Çarşamba günü, sabah saat 10 sularında bir ihbar olduğu iddiasıyla hak savunucularının toplantısına polis tarafından baskın yapılmış ve çalışmaya katılan insan hakları savunucuları Veli Acu, Özlem Dalkıran, Nalan Erkem, İdil Eser, Ali Gharavi, Günal Kurşun, Şeyhmus Özbekli, Peter Steudtner, Nejat Taştan, İlknur Üstün gözaltına alınmıştı.

Hak savunucuları hala gözaltında tutulurken, soruşturma dosyasının üzerinde gizlilik (kısıtlılık) kararı bulunuyor.

Bu nedenle insan hakları savunucularının, gözaltına alınmalarına gerekçe olacak hangi kanıtlarla, ne tür bir suç isnadıyla gözaltına alındıkları henüz belli değil.

Ancak dosyadaki gizlilik kararına rağmen, hükümete yakınlığıyla bilinen medya organları hak savunucularını ‘gizli toplantı yapmak’ ve ‘casusluk’ ile hedef almıştı.


*Tutuklanan 6 hak savunucusuna ait ‘kimdir’ bölümü BBC Türkçe’den alınmıştır.