Ana SayfaGüncelKoruköy’e giden heyet yine engellendi: ‘Kim öldü, kim kaldı haberimiz yok’

Koruköy’e giden heyet yine engellendi: ‘Kim öldü, kim kaldı haberimiz yok’

HABER MERKEZİ – Nusaybin Koruköy’e gitmek isteyen heyet üçüncü kez engellendi. Heyetteki isimlerden DTK Eş Başkanı Leyla Güven, köydeki abluka kalkıncaya dek nöbet tutulacağını açıkladı. HDP Milletvekili Erol Dora ise yetkililerden yanıt alamadıklarını ifade etti.

Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Koruköy’de ilan edilen ve daha sonra kaldırılan yasağın ardından abluka sürüyor.

Köyden son olarak üç kişinin cenazesi Mardin’e getirildi.

Sağlıklı iletişimin kurulamadığı köyden bilgi almak ve incelemelerde bulunmak üzere köye gitmek isteyen heyet ise üçüncü kez engellendi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Barış Anneleri’nden oluşan heyet, köye 15 kilometre kala askerler tarafından durduruldu.

DTK Eş Başkanı Leyla Güven, DBP Eş Genel Başkanvekili Gülcihan Şimşek, DBP Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Arslan, HDP’li vekiller Ayşe Acar Başaran ve Erol Dora’nın da aralarında bulunduğu heyet askerler ile görüşse de askerler heyettekilere Valilikten kendilerine hiçbir sivilin giriş-çıkışına izin verilmemesi yönünde emir geldiğini ifade etti.

Heyetin beklediği sırada ise bir köy yoluna içinde askerlerin olduğu bir ambulans ve arkasından bir kepçenin geçtiği görüldü.

Dora: Yanıt alamıyoruz

Diyaloglara rağmen geçişe izin verilmemesi üzerine heyet bir açıklama yaptı.

HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, köyden 10 gündür sağlıklı bilgi alınamadığını ifade etti.

Dora, köydeki duruma ilişkin görüştükleri yetkililerden de yanıt alamadıklarını söyledi.

Güven: Kim öldü, kim kaldı haberimiz yok

Ardından konuşan DTK Eş Başkanı Leyla Güven de yetkililerin açıklamalarına dikkat çekerek “Şu kadar kişi öldürdük diyorlar. Ama o köyde yüzlerce insan var” dedi, şunları söyledi:

Köye girme girişimlerimiz üçüncü defa engelleniyor. Cizre, Sur, Nusaybin için yaptığımız çağrılar sonuçsuz kaldı. Bugün yine aynı şekilde annelerimiz bizi arıyor, zor durumda olduklarını söylüyor. Şu anda bile önümüzden ambulans köye gidiyor. Ama kim öldü, kim kaldı haberimiz yok.

Köyde evlerin yakıldığı iddialarına dikkat çeken Güven, abluka altındaki Koruköy’de 1990’larda yaşananları hatırlattı:

Bu köyün hangi köy olduğuna dikkat çekmek istiyoruz. 1995’te bu köyde yine yasak ilan edildi. Halkın evleri yakıldı. Senelerce köylerine dönemediler. Biliyoruz ki Süleyman Soylu, Mehmet Ağar’ın öğrencisi. Ağar talimat veriyor Soylu da uyguluyor.

Ancak yurttaşların geçmişte olduğu gibi bugün de ‘boyun eğmeyeceğini’ söyleyen Güven, engellenmelerinin köyde yapılanları gizlemeye yönelik olduğunu kaydetti:

Madem gizli bir şey yok neden geçişimize izin vermiyorsunuz? Demek ki orada bir katliam yapıyorsunuz.

Güven, köydeki abluka kalkıncaya kadar nöbet tutacaklarını açıkladı.

  Koruköy'den tanıklar anlatıyor: 'Evler yakılıyor, hayvanlar öldürülüyor, ne suyumuz ne de yemeğimiz var'

Koruköy’de ne oluyor?

Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Koruköy’de 11 Şubat Cumartesi günü sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti.

Valilik tarafından yapılan açıklamada yasağın operasyon yürütüleceği gerekçesiyle ilan edildiği belirtilmişti.

Ancak yasak kaldırılsa da köydeki abluka günlerdir sürüyor.

İşkence ve ölüm iddiaları ile gündemde olan köyde 3 kişinin öldürüldüğü, 39 kişinin gözaltına alındığı, gözaltına alınanlara işkence yapıldığı iddia ediliyor. Ayrıca iki kişiden de günlerdir haber alınamadığı belirtiliyor.

Köyden getirilen son cenazeler ölüm iddialarını, haber alınamayan iki kişinin yokluğu kayıp iddialarını, tanık anlatımları ise işkence iddialarını doğruluyor.

Yaşananlara ilişkin Mardin Valiliği’nin açıklaması ise Nusaybin, Ömerli ve Artuklu ilçelerine bağlı köylerde operasyonların sürdüğü yönünde. Valilik, bu operasyonlarda 2 üst düzey PKK’linin ‘ölü olarak ele geçirildiğini’ söylüyor.

HDP Merkez Yürütme Kurulu ise Koruköy’de yaşananlarla ilgili ‘acil inceleme’ çağrısında bulunuyor.

Partinin yazılı açıklamasında köyle iletişim kurulamadığı belirtiliyor ve şu ifadeler yer alıyor:

Sosyal medyaya ‘askerlerin çektiği görüntüler’ adı altında yansıyan fotoğraf ve videolar ile dile getirilen iddialar son derece vahimdir. Abluka altında bulunan köyde yaşayanların telefonlarının toplanıp, hepsinin bir evde tutulduğu, köylülere toplu şekilde baskı ve işkence yapıldığı ve bazılarının işkenceyle infaz edildiğine dair iddialar bulunmaktadır.


Köyde yaşananlara ilişkin tanık anlatımlarına buradan ve daha ayrıntılı bir habere de buradan bakabilirsiniz.

Previous post
63. Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı'na başvurular başladı
Next post
Erdoğan'a suikast girişimi davasında yargılanan askerden 'darbe' itirafı