Ana SayfaGüncelGerçeğe dokunan distopik bir evren: “Tokyo’nun Son Çocukları”

Gerçeğe dokunan distopik bir evren: “Tokyo’nun Son Çocukları”

HABER MERKEZİ – Yoko Tawada’nın “Tokyo’nun Son Çocukları” romanı Türkçede. Yazarın kurduğu distopik evrende Japonya dış dünya ile tüm bağlarını kesmek zorunda kalırken, yaşlılar sonsuza dek yaşıyor, çocuklar ise büyüyemiyor. Yetişkin ve çocuk kavramlarının yeniden tanımlandığı roman Siren Yayınları etiketi ile raflarda.

Yoko Tawada’nın “Tokyo’nun Son Çocukları” adlı romanı H. Can Erkin çevirisi ile Siren Yayınları’ndan çıktı.

Yazar bu kitabında çağın gerçeklerinden yola çıkarak bir gelecek hayali kuruyor.

Bu gelecekte ağaçlar zehirli meyveler veriyor, “Yaşayalım Yeter Günü” kutlanıyor, Japonya dış dünya ile tüm bağlarını kesmek zorunda kalıyor…

Romanda yaşlıların sonsuza dek yaşadığı, çocukların ise bir türlü büyümediği bir dünya kuran yazar, küçük Mumei ve dedesinin bir felaketin ardından yaşama devam hikâyesi üzerinden yetişkin ve çocuk kavramlarını yeniden tanımlıyor.

Yoko Tawada hakkında

1960 yılında Tokyo’da dünyaya geldi. Rus edebiyatı dalında üniversite eğitimi gören Tawada, seksenli yıllarda Hamburg’a yerleşti ve Alman edebiyatı alanında doktora derecesi aldı.

Yazarlık hayatı, Almanca-Japonca çift dilli bir edisyonla yayımladığı şiirleriyle başladı. Yayımlanan ilk düzyazı metni Kakato o nakushite (Kayıp Topuklar) adlı novelladır.

Tawada, 1991 yılında Gunzo Yeni Yazar Ödülü’ne layık görüldü. Ardından gelen Inu muko iri, Akutagawa Ödülü’nü aldı ve çok sonraları, 2012 yılında İngilizce olarak yayımlandı.

Edebiyata Japonca eserlerle adım atan yazar, 2004 yılında Das nackte Auge (Çıplak Göz) adlı romanını hem Almanca hem Japonca kaleme almıştır.

Tawada, 2005 yılında Alman kültürüne katkılarından ötürü Goethe Madalyası’na layık bulunmuştur.

Paul Celan ve Franz Kafka’dan etkilendiğini belirten Yoko Tawada, çift dilli yazın hayatında dili “yapay ve efsunlu” bir olgu olarak ele alıyor; sıklıkla hayaller ve gerçekler, yerliler ve yabancılar, öncesi ve sonrası arasındaki sınır bölgelerini irdeliyor.

Berlin Hayvanat Bahçesi’nin “meşhur” kutup ayısı sakini Knut’un hikâyesinden ilhamla kaleme aldığı Bir Kutup Ayısının Anıları, Japonya’da Noma ve Yomiuri Ödülleri’ni almış, İngilizce edisyonuyla Warwick Ödülü’ne layık görülmüştür.

Tawada, Almanya’da Erlanger Ödülü, Adelbert von Chamisso Ödülü ve Kleist Ödülü gibi prestijli ödülleri almasının yanı sıra Alman diline katkılarından ötürü Carl Zuckmayer Madalyası’na layık bulunmuştur.

Bir Kutup Ayısının Anıları yenilikçi ve sade dili, türcülüğe zemin tanımayan üslubu ve Avrupa tarihine ait belli kesitleri alışılmadık bir mizah ve keskin bir bakış açısıyla arka plana yerleştirmesiyle son yılların en özgün eserlerinden biri olarak anılmaktadır.

Previous post
Almanya'dan Türkiye'ye yeni silah satışı izni
Next post
İzmir'de işçi servisi ile kamyon çarpıştı: Dört kişi yaşamını yitirdi