Ana SayfaKitapHarvey’den Holloway’e yazar ve düşünürler tartışıyor: Kapitalist Moderniteye Meydan Okumak

Harvey’den Holloway’e yazar ve düşünürler tartışıyor: Kapitalist Moderniteye Meydan Okumak

HABER MERKEZİ – Hamburg’taki konferanslardan kitaplaştırılan ‘Kapitalist Moderniteye Meydan Okumak’ dizisinin ikincisi olan “Kapitalist Moderniteyi Teşrih Etmek – Demokratik Konfederalizmi İnşa Etmek”, Amara Yayıncılık’tan çıktı.

2015’te Hamburg Üniversitesinde yapılan “Kapitalist Moderniteye Meydan Okumak II: Kapitalist Moderniteyi Teşrih Etmek – Demokratik Konfederalizmi İnşa Etmek” konferansının metin ve konuşmalarının ikincisi de kitaplaştırıldı.

Amara Yayıncılık’tan çıkan kitapta konferansın tüm konuşma ve mesajları yer alıyor.

Hamburg’taki konferansta katılımcılar sosyal bilimler, endüstriyalizm, kapitalizm, kadın özgürlüğü, ekonomi, komünalizm, demokratik konfederalizm gibi konuları tartışmıştı.

Reimar Heider ve Havin Güneşer’in derlediği Amara Yayıncılık’tan çıkan kitabın ikinci dizisinde de David Harvey’den John Holloway’e, Abdullah Öcalan’dan Asya Abdullah’a, David Graeber’den Janet Biehl’e dek bir çok yazar, düşünür ve siyasetçinin konuşma metinleri yer alıyor.

Kitabın başında yer alan Prof. Norman Paech’in açılış konuşmasından bir kısım şöyle:

Daha 2004’de, -Afrika Ekonomik Kalkınma ve Planlama Enstitütüsü’nün uzun süre direktörlüğünü yapan ve Afrika’nın en etkili Marxist bilim insanlarından biri olan- Samir Amin, Liberal Virüs: Sürekli Savaş ve Dünyanın Amerikanlaştırılması adlı kitabında şunları yazdı:

Ben sadece kapitalizmin bozulma, bunama safhasına girdiği sonucuna varabilirim. Bu sistemi yöneten mantık, artık insanlığın yarısından fazlasının geçimini sağlayamamaktadır. Kapitalizm barbar bir hale geldi ve doğrudan bir soykırım çağrısıdır artık. Onu, şimdi her zamankinden daha fazla, üstün rasyonalitenin alternatif kalkınma teorileri ile değiştirmenin zamanıdır.

On yıl sonra Demokrasi Şimdi’de gerçekleştirdiği bir röpörtajda da söylediklerini teyit etti ve şunları ekledi:

Ben, tabii ki Liberal Virüs başlığı altında yazdıklarıma katılmaya devam ediyorum. Çünkü ne yazık ki birçok insan bu virüs tarafından kirletildi ve sadece siyasi sistemin liderleri değil; ama aynı zamanda büyük bir ölçekte, halk ve halkın kendisi de. Her neyse, bugün ihtiyaç duyulan şey, tam da ulusların egemenlik projeleri dediğimiz şeyleri inşa etmektir çünkü uluslarla başlıyoruz. Dünya, hiç bir zaman küresel düzeni tepeden değiştirerek değişmedi. En alttan değişiyor, bu da uluslar demektir; değiştikçe güç dengesini de değiştirmeye başlıyorlar. Ve bu da neticede küresel düzenin tek kutuplu tahakkümcü sisteminden, müzakerede bulunulan -herhangi bir müzakere- çok kutuplu küreselleşmenin koşullarını yaratmaktadır.

Kapitalizmin derin krizi, uzun bir zaman önce teşhis edilmişti. Yeni bir dünya düzeni, Ortadoğu ve Afrika’daki kaynakların sabitleştirilmesi için verilen barbarca savaşlar ve Yunan toplumunun boğulmasının günlük haberciliği göz önüne alındığında, bu en son şüpheciler için bile her şeyi netleştirmiş olmalıydı. Beraberinde iki yanıtlanmamış soru hala varlığını korumakta: “Hangi alternatif üstün rasyonalite mantığı, bu harap olmuş kapitalizmin yerini alacak? Bu yeni mantık sistemini uygulamak için kimde kabiliyet var ve kim uygulayacak?” “Yoksa bu sistemin kendi çelişkileri üzerinden çökmesini beklemeye mahkûm muyuz?”

Toplumsal değişim, akademik konferanslarda ortaya çıkmaz; halkın mücadelesinin sonuçlarıdır ve burada örnekleri bulunmaktadır. Latin Amerika, Küba ve Venezüella’ya, Afrika’daki sömürgelerin bağımsızlığa kavuşmasına ve Kürt halkının bağımsızlık ve demokrasi için savaşına bakabiliriz. Umutlu bir şekilde silaha sarılmayı gerektirmeyecek yeni bir demokratik toplum vizyonunu gerçekleştirebilecek Rojava halkına bakabiliriz.


Künye

Kapitalist Moderniteye Meydan Okumak II

Derleyenler: Reimar Heider ve Havin Güneşer

Amara Yayıncılık