Ana SayfaKadınHalk üzerindeki baskıya karşı sokakları çırılçıplak arşınlayan bir lady: Godiva

Halk üzerindeki baskıya karşı sokakları çırılçıplak arşınlayan bir lady: Godiva

HABER MERKEZİ – Godiva adı şimdilerde sanatçıların eserlerinde, festivallerde ve hatta bir göktaşında yaşıyor. Lakin onu unutulmaz kılan, vakti zamanında lord olan eşine başkaldırıp halkı üzerindeki vergi yükünün azaltılması için çırılçıplak kentin sokaklarında dolaşmış olması. Bu hafta Tarihten Kadın Portreleri’nde alışılmışın dışında, biraz masalsı, hakkında az bilgi bulunan unutulmaz bir kadın olan Lady Godiva ile buluşuyoruz.

İsmi ‘Tanrı’nın armağanı’ anlamına gelen Lady Godiva (eski haliyle Godgyfu), 11. yüzyılda net olarak bilinmeyen bir tarihte Britanya’da dünyaya gelir.

Anglo-Sakson olan Godiva’nın toplumdaki yeri, gerçekleştireceği başkaldırıya dek 17 yaşında evlendiği Mercia Dükü olan Lord Leofric’in eşi olmaktan ibarettir.

Coventry’yi yöneten lord, halkı ‘Heregeld’ adı verilen oldukça yüksek olan vergilere tabi kılar.

Halkın vergi isyanına, lordun en yakınındaki isim olan Godiva’dan da tepki gelir. Godiva, lordu vergileri düşürmesi için ikna etmeye çalışır.

Bu fikre yanaşmayan lord, Godiva’ya bir teklifte bulunur. Eğer kentin sokaklarını boydan boya çıplak bir şekilde atın üzerinde geçerse vergileri azaltacağını söyler. Hatta rivayete göre lord der ki: “Çırılçıplak yürü ve tanrının mucizesini herkese göster.”

Lord, eşinin bunu yapamayacağını düşünerek sadece onu susturmak amaçlı söylemiştir aslında. Lakin hiç de düşündüğü gibi olmaz. Ve Godiva, halk üzerindeki baskının azalması için teklifi kabul eder.

Ve Godiva 1057’de Ağustos ayının sonlarında bir Salı günü, elbiselerini üzerinden çıkarıp, çırılçıplak biner atın üzerine ve şehrin sokaklarını dolaşmaya başlar. Öncesinde halka haber salınır ve kimse evinden çıkmaz, camdan dışarı da bakmaz. Bir kişi hariç. Tom adlı bir erkek, Godiva’ya bakmak ister ve yine rivayet odur ki tam o anda gözleri kör olur.

Bazı kaynaklar Godiva’nın o anda tamamen çıplak olduğunu savunurken bazıları upuzun saçlarının vücudunun önemli bir kısmını örttüğünü söyler. Yani o ana ilişkin farklı dönemlerde farklı tarihçilerin yeni baştan yazdığı senaryolar mevcut.

Hayalsi bir öykü

Masalla gerçeğin harmanlanışı elbet Lady Godiva’nın yaşam öyküsü biraz da. Kendisi ve bu olay kesin olarak var olmuş olmakla birlikte o gün yaşananların tüm ayrıntısını bugüne taşımak elbette mümkün olmaz.

Peki Godiva’nın halk için yaptığı bu cesur hamlenin ardından vergiler gerçekten de düşürülür mü?

Evet. Lord sözünü tutar ve vergileri düşürür. Lord bu olaydan kısa süre sonra 1057’de yaşamını yitirir.

Bu olay Latince olarak ilk kez, Hertfordshire’daki St. Albans Manastırı’ndaki iki keşiş tarafından yazılır ve bugüne dek gelir.

Godiva, 10 Eylül 1067’de yaşamını yitirir.

Ve söz dinlemeyen Tom’a gelirsek; o aslında sadece bir metafor. Çıplıklığın ayıp ve günah kabul edildiği dinlerde, bu hikayede var olan – ya da sonradan eklenilen Tom- bir ‘ibret’ öyküsü. Ya da anıldığı gibi bir ‘röntgenci’, tacizci.

Çeşitli aktarımlara göre değişebilir ama temel olarak Godiva’nın davranışını ya da zorunda bırakılışını nasıl okumak gerektiği şüphesiz düşünülmesi gereken ayrı bir konu. Bir kadının bedeni hakkında hele ki bundan yüzyıllar önceki bir dönemde söz sahibi olması ne kadar mümkündü? Lord aslında sunduğu bu teklifle Godiva’yı –kendi ahlakı doğrultusunda- aşağılamak mı istedi? Aslında bunların hepsi bu yaşamın belirli yerlerine sinmiş durumda. Gerçek ise Godiva’nın yapılmaya cesaret edilemeyecek –bilhassa o günlerde– bir davranışı gerçekleştirmesi.

Godiva ressamlar, heykeller, yazar ve şairler başta olmak üzere pek çok sanatçıya ilham oldu.

Sylvia Plath, ‘Ariel’ şiirinde seslendi Godiva’ya.

Godiva’nın hayatı da yönetmen Arthur Lubin tarafından 1955 yılında ‘Lady Godiva of Coventry’ beyazperdeye aktarıldı.

Filmden bir kare.

1678’de Coventry’de Godiva’nın hatırasına bir gösteri yürüyüşü başlar ve yakın zamana dek bu yürüyüş aynı tarihlerde düzenlenmeye devam eder.

Godiva’nın yeryüzündeki namı gökyüzüne de ilham olur ve adı 1982’de adı bir göktaşına verilir.

Sanatçılar ve kadınların dimağındadır hep o.

Tarihten gelen bu etkileyici kadın, zorbalığa başkaldırmanın anahtarını fısıldıyor belki kulaklarımıza.