Ana SayfaCezaevleri9 günde dördüncü ölüm: Mardin’de de bir tutuklu yaşamını sonlandırdı

9 günde dördüncü ölüm: Mardin’de de bir tutuklu yaşamını sonlandırdı

HABER MERKEZİ – Zülküf Gezen, Ayten Beçet ve Zehra Sağlam’ın ardından bir tutuklu daha yaşamına son verdi. Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Medya Çınar’ın da ‘tecridi protesto etmek’ için yaşamını sonlandırdığı bildirildi. Gezen, Beçet ve Sağlam’ınkine benzer şekilde Çınar’ın cenaze törenine katılım da engellendi, Çınar’ın cenazesi jandarma ablukasında toprağa verildi.

Cezaevlerinden peş peşe gelen ölüm haberlerine bir yenisi eklendi.

Bu kez Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Medya Çınar isimli kadın tutuklu yaşamına son verdi.

Mardin’deki tutuklunun da diğer tutuklular gibi ‘tecridi protesto etmek’ için yaşamını sonlandırdığı bildirildi.

24 yaşındaki Çınar, sokağa çıkma yasakları döneminde tutuklanan ve Nusaybin Davası’nda yargılanan isimlerdendi.

Medya Çınar

Mardin’den gelen bu ölüm haberi ile son 9 günde cezaevlerinde yaşamını sonlandıranların sayısı dörde yükselmiş oldu.

Cenaze jandarma ablukasında defnedildi

Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre Çınar’ın cenazesi Mardin Devlet Hastanesi Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı.

Burada saatlerce bekletilen cenaze, Diyarbakır’dan gelen cenaze aracıyla morgdan alındı, zırhlı araçlar eşliğinde Kızıltepe ilçesinde bulunan Çimenli (Kürtçe adıyla “Margik”) köyüne getirildi.

Bu zaman zarfında cenaze aracına başka araçların eşlik etmesine izin verilmedi.

Cenazenin jandarma ablukasında aile fertlerinin katılımıyla dini vecibeleri yerine getirilerek defnedildiği öğrenildi.

Köye giriş çıkış yasağı getirildi

Çınar’ın cenazesinin defni sırasında Çimenli köyüne giriş çıkışlar askerlerce kapatıldı.

Aralarında HDP milletvekillerinin de bulunduğu yüzlerce kişi köye sokulmadı, girişe izin vermeyen askerler önce “Aile sizi istemiyor” iddiasında bulundu, ardından “Devlet yasak koydu. Biz devletiz” dedi.

Öte yandan cenazenin Mardin Devlet Hastanesi Adlı Tıp Morgu’nda bekletildiği dakikalarda aralarında HDP’li vekillerin de bulunduğu heyete polis müdahale etti, üç kişi darp edilerek gözaltına aldı.

9 günde cezaevlerindeki dördüncü ölüm

Güven’in 138 gün önce başlattığı ve 1 Mart tarihinden itibaren tüm cezaevlerine yayılan açlık grevi eylemleri devam ederken, cezaevlerinde siyasi tutuklular yaşamına son veriyor.

17 Mart’ta Zülküf Gezen Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde, 23 Mart’ta Ayten Beçet Gebze Cezaevi’nde, 24 Mart’ta da Zehra Sağlam Erzurum Oltu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde ‘tecridi protesto etmek için’ yaşamını sonlandırmıştı. Uğur Şakar da yurt dışında bedenini ateşe vererek yaşamına son vermişti.

Yaşamını yitirenlerin cenazeleri alıkonularak polis ve jandarma ablukasında defnedilirken, kitlesel ziyaretler engelleniyor.

Talimat Soylu’dan

İçişler Bakanı Süleyman Soylu kimi cenaze törenlerinin kendi talimatı ile engellendiğini birçok kez dile getirmişti.

Soylu, yaptığı açıklamalardan birinde “Teröristler ölüyor, öldürüyoruz teröristleri. Cenazelerine gitmeye çalışıyor milletvekilleri, hadi gitsinler de görelim bakalım, hadi gitsinler” diyerek HDP’li vekilleri tehdit etmişti.

Açlık grevleri ve ölümler

Güven ile cezaevlerindeki 7 bin tutuklunun açlık grevi eylemi devam ederken, cezaevlerinden peş peşe gelen ölüm haberleri üzerine Güven tutuklulara bir çağrıda bulunmuştu.

Güven, ‘açlık grevinde güç ve morale ihtiyaç olduğunun’ altını çizerek, ‘yaşamına son verenlerin çok değerli olduğunu ancak her eylemin kendisinden bir parça götürdüğünü’ kaydetmişti.

Tutuklulardan yaşamlarına son vermemesini isteyen Güven, “Bu eylemler karşısında saygıyla duruyoruz. Ama şunu söylemek istiyorum; zaten başlatılmış bir eylemimiz var. Biz zaten eylem halindeyiz, sonuç almaya yaklaştık. Açlık grevi eylemcileri etrafında yerlerimizi almalıyız. Yeni eylemlerde bulunmamalıyız” demişti.

Siyasi tutuklular ise bugün yaptıkları açıklama ile cezaevlerinde 7 bin kişinin açlık grevinde olduğunu belirterek, “Eylemimizi kararlıca, taleplerimiz kabul görene kadar sürdürmeye devam edeceğiz” demişti.

Yaşanan ölümlere dikkat çeken tutuklular, “Direnişimizde arkadaşlarımız canlarını verdi. Artık dönüş yok” demişlerdi.


Açlık grevindeki 7 bin tutuklu: Taleplerimiz kabul görene kadar eylemimiz sürecek