Ana SayfaDünyaFehim Taştekin değerlendirdi: ABD’nin Kudüs kararının olası sonuçları ne olabilir?

Fehim Taştekin değerlendirdi: ABD’nin Kudüs kararının olası sonuçları ne olabilir?

HABER MERKEZİ – Gazeteci Fehim Taştekin, ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in resmi başkenti olarak tanımasına ilişkin kararını BBC Türkçe’ye değerlendirdi. Taştekin’e göre bu karar geniş coğrafyalarda şiddetin kışkırtılması gibi yakıcı ve yıkıcı sonuçlara neden olabilir.

ABD Başkanı Donald Trump, dün gece yaptığı açıklama ile Kudüs’ü İsrail’in resmi başkenti olarak tanımıştı.

Trump, Tel Aviv’deki ABD Büyükelçiliği’nin de Kudüs’e taşınacağını açıklamıştı.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu kararı “tarihi” olarak nitelendirirken, Filistin, Türkiye ve Fransa ile Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa Birliği ülkesi kararı eleştirmiş, barış sürecini olumsuz etkileyeceğini belirtmişti.

Kararın ardından Filistinliler genel grev çağrısı yaparken, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi kararı “Filistin halkına ve haklarına karşı savaş ilanı” olarak tanımlamış ve mücadele çağrısı yapmıştı. Hamas lideri İsmail Haniye ise “yeni intifada” çağrısı yapmıştı.


FHKC’den Kudüs açıklaması


Bu gelişmelerin akabinde ise Gazeteci – yazar Fehim Taştekin de ABD’nin kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

BBC Türkçe’de konuya dair bir yazı kaleme alan Taştekin, kararın olası sonuçlarına ilişkin şunları öngörüyor:

Trump’ın ziyadesiyle kışkırtıcı olan böyle bir adımı atmasında elbette “Önce Amerika” sloganıyla ABD’nin klasik dış ilişkilerdeki yerini umursamayan ‘sıra dışı liderlik’ anlayışının payı var. Fakat kendi Dışişleri ve Savunma Bakanlarının da karşı çıktığı bu adımın sıra dışı liderliğin ötesinde ‘delilik’ ya da ‘çılgınlığa’ tekabül eden tarafları var. İsrail’e Doğu Kudüs dahil 1967’de işgal ettiği topraklardan çekilmesi çağrısı yapan Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararlarını hiçe sayan bu adım kuşkusuz BM dahil uluslararası aktörler nezdinde bir dirençle karşılaşacaktır.

Bunun yanı sıra bu adımın BM’nin desteklediği iki devletli çözüm planının öldürülmesi, pek çok ülkeye yayılmış Filistinli mültecilerin dönüş umudunun hepten son bulması, olası çözümde Filistin’e başkent olarak kurgulanan Doğu Kudüs’teki Filistinlilerin yok edilmesi, burada yaşayan ve vatandaşlığı bulunmayan 300 bin Filistinlinin kaderinin belirsizliğe bırakılması, Batı Şeria’nın neredeyse yüzde 60’ını teşkil eden yasadışı kolonilerin meşrulaştırılması, güvenlik duvarlarıyla Filistinlilere dayatılan ‘apartheid’ rejiminin sürmesi, bu tür bir umutsuzluk ve çaresizlik ortamında (Hamas’ın ifadesiyle) ‘cehennemin kapılarının açılması’, Filistin lideri Mahmud Abbas’ın dediği gibi ‘radikal örgütlere zemin sunulması’ ve geniş coğrafyalarda şiddetin kışkırtılması gibi yakıcı ve yıkıcı sonuçları olabilir.

Filistin’de yeni bir intifada gerçekleşir mi?

Fehim Taştekin, yazısının devamında “Filistin tarafında Trump’ın bu kararından sonra ABD’nin arabuluculuk rolünü yitirdiğini düşünenler de var” diyor ve yeni bir intifadanın başlayıp başlamayacağına ilişkin şunları söylüyor:

Fakat yaşamak için yardımlara bağımlı hale gelen ve Ramallah’tan çıkmaları bile İsrailli bir çavuşun iznine bağlı olan Filistinli liderler kendilerini o denli çaresiz duruma soktu ki; birkaç ay sonra ABD’nin rolünü sorgulayacak durumda bile olamayabilirler.

Ayrıca bu yorumlar, İsrailli liderlerin gerçek bir barışı düşünmekten alıkoyan keyfiliklerini, her koşulda İsrail’i koruma ve kollama taahhüdüne bağlı olan Amerikan başkanlarına borçlu olduğu gerçeğini de görmezden geliyor.

Bu öfkeden yeni bir intifada çıkar mı çıkmaz mı, şimdiden kestirmek zor.

Ama bildiğimiz şey şu: Bu adım İslam ülkelerinin birbirine girdiği, mezhep gerilimlerinin tırmandırıldığı, Filistinli direniş unsurlarının zayıfladığı, Gazze’yi tekeline alan Hamas ile Batı Şeria’ya hükmeden El Fetih arasında gerçekleşen zoraki barışa rağmen Filistin Yönetimi’nin kadük olmaktan kurtulamadığı ve İsrail’in Arap dünyasından müttefikler bulduğu bir süreçte geldi.


Taştekin’in yazısının tamamına BURADAN ulaşabilirsiniz.