Ana SayfaKitapOtonom’dan: Franco “Bifo” Berardi’nin “Kahramanlık Patolojisi” Türkçede

Otonom’dan: Franco “Bifo” Berardi’nin “Kahramanlık Patolojisi” Türkçede

HABER MERKEZİ – Otonom Yayıncılık, Franco “Bifo” Berardi’nin “Kahramanlık Patolojisi: Toplu Katliam ve İntihar” çalışmasını Nalan Kurunç çevirisi ile okurla buluşturdu. Bu kitapta yazar, intihar ya da toplu katliam biçiminde vuku bulan ve ‘kahramanlık’ adına yapılan ölüm gösterilerinin “fanatizm, saldırganlık ve savaş pratiklerinin ürettiği birer trajedi” haline geldiğini belirtiyor.

İtalyan otonomcu gelenek içinden gelen Marksist kuramcı Franco “Bifo” Berardi’nin “Kahramanlık Patolojisi: Toplu Katliam ve İntihar” çalışması Otonom Yayıncılık’tan çıktı.

Nalan Kurunç’un Türkçeleştirdiği kitap, okuru, kahramanlık fikri ve bunun günümüzdeki tezahürleri üzerine düşünmeye davet ediyor.

Antik ve modern çağlardaki kahramanlıkla “finans kapitalizm çağındaki” kahramanlık arasındaki ayrımı yakalamanın önemine vurgu yapan yazar, bu ayrım ile kahramanlığın günümüzde nasıl bir patolojiye dönüştüğünü görebileceğimize dikkat çekiyor.

“Kapitalizmin ‘nihilizm krallığı’nda yeşeren günümüz kahramanlığı, gösteri ve gerçeklik arasındaki ayrımı ortadan kaldırarak bir patolojiye dönüşür” diyen yazar, intihar ya da toplu katliam biçiminde vuku bulan ve ‘kahramanlık’ adına yapılan ölüm gösterilerinin “fanatizm, saldırganlık ve savaş pratiklerinin ürettiği birer trajedi” haline geldiğini belirtiyor ve ekliyor: “Şimdi ve buraya, tam da yaşamın gerçekliğine yerleşen kahramanlığın yerini, simülasyon makineleriyle sonsuzca çoğaltılabilen kahramanlık imgeleri alır.”

Kitaba önsöz yerine dört not düşen “Bifo” Berardi’nin notlarından birini paylaşıyoruz:

Bu kitabın konusu yalnızca suç ve intihar değil, aynı zamanda daha geniş ölçekte kurulan bir nihilizm krallığı ve panik, saldırganlık ve buna bağlı bir şiddet fenomelojisiyle birlikte çağdaş kültüre nüfuz eden intihar eğilimi. Toplu katliamlara bakarken ve özellikle bu öldürme eylemlerinin olağanüstü etkilerine ve intihar boyutuna odaklanırken bu bakış açısından yola çıkıyorum.

Geleneksel seri katiller ya da başkalarının acısını çekici bulan ve insanların öldüğünü görmekten zevk alan gizli sadist psikopatlar umurumda değil. Asıl tek başına acı çeken ve ardından suç işleyen insanlarla ilgileniyorum, zira bu yüzden suç işlemek, onların, hem psikopat şöhret duygularını tatmin etmenin hem de içinde bulundukları cehennemden intihar ederek kurtulmanın bir yolu. Seung-Hui Cho, Eric Harris, Dylan Klebold ve Pekka-Erik Auvinen gibi masum insanların hayatlarını sona erdirerek dünyanın dikkatini çekmeye çalıştıktan sonra kendilerini öldüren genç insanlar hakkında yazdım. Kendini öldürmeden bir takım sembolik intihar eylemlerinde bulunan James Holmes’tan bahsettim.

Ölümü gösteriye dönüştüren intiharlar hakkında da yazdım, çünkü bu katiller çağımızın temel eğilimlerinden birinin en aşırı tezahürü olarak karşımıza çıkıyor. Onları nihilizm ve gösteri budalalığı çağının kahramanları olarak görüyorum: finans kapitalizm çağı.