Ana SayfaGüncelPanzerle öldürülen çocukların babası: Katilin aramızda dolaşmasını hangi vicdan kabul edebilir?

Panzerle öldürülen çocukların babası: Katilin aramızda dolaşmasını hangi vicdan kabul edebilir?

HABER MERKEZİ – Silopi’de panzerin evlerine girmesi sonucu hayatlarını kaybeden Yıldırım kardeşlerin ölümüne sebep olan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşması yarın görülecek. Bir önceki duruşmada sanık polisin tahliye edilmesine tepki gösteren baba Mesut Yıldırım, “Katilin aramızda dolaşmasını hangi vicdan kabul edebilir?” dedi.

Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde 3 Mayıs gecesi uykudaki 7 yaşındaki Muhammed ile 6 yaşındaki kardeşi Furkan Yıldırım’ın ölümüne neden olan zırhlı aracın sürücüsü tutuklu polis Ömer Yeğit ve onu görevlendiren amiri Murat Maden hakkında açılan davanın ilk duruşması 17 Ekim’de Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüş ve sanık Yeğit tahliye edilmişti.

Davanın ikinci duruşması yarın (19 Nisan) görülecek.

Duruşma öncesi adalet çağrısı yapan yaşamını yitiren iki çocuğun babası Mesut Yıldırım, “Katilin aramızda dolaşmasını hangi vicdan kabul edebilir?” dedi.

“Polisin ilk duruşmada tahliye edilmesi, başımıza gelen olay kadar bizi yaraladı” diyen Yıldırım dava için duyarlılık çağrısında bulundu.

MA’ya konuşan baba Yıldırım, şunları söyledi:

“Acaba ‘elimizden geleni tam olarak yapamadık mı, avukatlar yetersiz mi kaldı, olay yeterince kamuoyuna yansıtılmadı mı’ diye düşündük. Ama sonradan anladık ki; Bu yaşadığımız ülke gerçekten de adalet ülkesi değil. Biz bunu fark ettik.

Panzeri süren polis bir eve çarpacak, 2 masum çocuğun yaşamına son verecek ve savunmasında ‘direksiyonum kitlende’ diyecek. Ve o katil aramızda dolaşacak. Bunu hangi vicdan kabul edebilir?” diye sordu. Geçtiğimiz günlerde kente bağlı Yenişehir Mahallesi’nde, Nesrin Kılıç ve 4 yaşındaki Suavi isimli çocuğunun zırhlı araç çarpması sonucu yaralanmasından dolayı eşinin ve annesinin saatlerce gözyaşı döktüğünü aktaran Yıldırım, “Zaten tahliye kararını bir türlü anneme anlatamadık. Suçluların ceza alması kişisel olarak bize bir şey kazandırmaz. Ama en azından, toplum olarak adaletin var olduğu kanısına varacağız.”

Previous post
1915'ten bugüne uzanan hikayeler: "Ermeni Portreleri" kitaplaştırıldı
Next post
2. Yeldeğirmeni Caz Baharı 29 Nisan'da