Ana SayfaGüncelKürtçe ninni söyleyen yarışmacı konuştu

Kürtçe ninni söyleyen yarışmacı konuştu

HABER MERKEZİ – “O Ses Türkiye” isimli yarışmada Kürtçe şarkı söylemek için izin istemesi ile eleştirilen Hayri Kasaç, olan biteni öncesi ve sonrasıyla anlattı. Mezopotamya Ajansı’ndan Arjin Dilek Öncel’e konuşan Kasaç, Kürtçeye yönelik tahammülsüzlüğün olduğunu söylediği katıldığı tarzdaki programlar için “Ya Kürtlüğünüzden arınıp gideceksiniz ya da gırtlağınızdaki K harfinden dolayı kazanamayacaksınız” diyerek, özeleştiri verdi.

“O Ses Türkiye” adlı ses yarışması programına katılan yarışmacılardan Hayri Kasaç, Kürtçe şarkı okumak için izin istemesiyle tartışmaların odağına oturmuştu.

Yarışmada elenmesinin ardından veda ederken, program yapımcısı ve sunucusu Acun Ilıcalı’dan izinle Kürtçe bir ninni okumuştu.

Kasaç bu nedenle özellikle sosyal medyada birçok sanatçı, yazar ve aydın tarafından eleştirilmişti.

Yöneltilen bu eleştirilerin ardından ilk kez konuşan Kasaç, yarışmaya katılma amacını ve yaşananları Mezopotamya Ajansı’ndan Arjin Dilek Öncel’e anlattı.

Fotoğraf: MA

Programa katıldığı ilk günden beri müzik koçlarına Kürtçe şarkı okumak istediğini söylediğini dile getiren Kasaç, ancak bu isteğinin gerekçesiz bir şekilde sürekli ret edildiğini ifade etti.

Kasaç, imzaladıkları sözleşme gereği programdan çekilemediği için de Kürtçe okumak için son günkü canlı yayını beklediğini belirtti.

Kasaç, programa katılma amacını ise şöyle açıkladı:

“Ben de daha önce programa katılan Kürt arkadaşlarıma Kürtçe okuma konusunda ısrarcı yaklaşmalarını söylüyordum. Onlar da kendilerine göre gerekçelerini açıklıyorlardı. Ancak bu gerekçeler beni tatmin etmedi, gidip yerinde görmek istedim.
“Programa katılma nedenlerimin ilki buydu. Bir başka nedeni de, ben müziğe ve sanata karşı duygularımı duruşumu, düşüncelerimi o televizyon kanalında, tüm Türkiye halklarına göstermek istedim.”

Programda sık sık “Neden Kürtçeye izin vermiyorsunuz?” diye sorduğunu, ancak sorularına yanıt alamadığını söyleyen Kasaç, “Yasak olduğunu söylüyorlardı. Ancak neden yasak olduğunu söylemiyorlardı” dedi.

Kürtlerdeki gırtlak yapısının çocukluktan geldiğini belirten Kasaç, “Söylediğim Türkçe şarkılarda bile ‘K’ harfinde zorlanıyordum, ‘K’ gırtlaktan geliyordu. Prodüksiyon tarafından K’leri söyleyemediğim için eleştiriliyordum. Oysa bu benim gerçekliğimdi” diye belirtti.

Final günü dışında çekilen tüm programların paket program olduğunu ve videoların birçok yerinin programcının istediğine göre kesildiğini kaydeden Kasaç, şunları kaydetti:

“Birçok şeyi kendilerine göre kesiyor, o hali ile paylaşıyorlardı. Bu durum içimde bir yara oldu. Onlarla bir sözleşme yaparak programa katılıyorsun. O sözleşmeden kaynaklı programdan çekilemiyorsun. Asıl amacımı yani eylemimi gerçekleştirmek için canlı yayının olacağı finali bekledim.”

Canlı performansın ilk etabından geçtiğini ve Acun Ilıcalı’dan konuşmak için zaman istediğini, ancak reklam arasına gidileceğinden kendisine zaman verilmediğini dile getiren Kasaç, kendisine ikinci etapta konuşması için zaman tanınacağı sözü verildiğini söyledi.

“Kürtçe ninni moral bozdu”

Bu nedenle Kürtçe şarkı söyleme isteğinin programın ikinci etabına kaldığını belirten Kasaç, devamla olup biteni şöyle anlattı:

“İkinci etabı geçemedim. Orada tek yarışmacı ben değildim. İnsana ve insan haklarına yaklaşımımdan kaynaklı onların hakkını gasp etmemek adına, onlardan 20 saniye istedim.
“Başta onlara annem için Kürtçe ninni söyleyeceğimi belirtmedim. Acun, Kürtçe söyleyeceğimi bilmeden ‘tamam’ dedi. Annem için bir şey söyleyeceğimi selam göndereceğimi sandılar. Sonra Kürtçe bir şarkı söyleyeceğimi belirttim.
“Prodüksiyonun morali bozuldu. Sözlerinden dönemediler de. Çünkü canlı yayındalardı.”

Kürtçe ninni okuduktan sonra ise, jüri üyesi ile bir daha karşılaşmadığını anlatan Kasaç, programa yarışmacı olarak katılanların, araçlarla kaldıkları otellere bırakıldıklarını, ancak kendisinin o akşam otele bırakılmadığını söyledi.

Kasaç, “Buna tepki mi denir, korku mu denir bilemiyorum, neden sahiplenmediler bilemiyorum. Normal şartlarda hepimizi birlikte otele götürürlerdi. O akşam arkadaşlarım beni götürdü” dedi.

Programda sarf ettiği “Türkiye halklarına selam yolluyorum” sözünden sonra sosyal medyadan tehdit mesajları aldığını ve hakkında linç kampanyası başlatıldığını söyleyen Kasaç, “Bir grup faşist tarafından tehdit edildim. Türkiye’de sadece Türklerin yaşadığına dair mesajlar aldım. Bana yönelik bir linç kampanyası başlatıldı” diyerek, Kürtlerin de haksız eleştirilerine maruz kaldığını kaydetti.

Programda Kürtçe ısrarından dolayı gözden çıkarıldığını iddia eden Kasaç, şöyle devam etti:

“Ben orada saniye dilenmedim. Onlara defalarca neden Almanca, İngilizce var, ancak Kürtçe yasak diye sordum. Sorumu yanıtsız bıraktılar. Kürtçe ısrarımdan kaynaklı zaten gözden çıkarmışlardı. Yine de son günü bekledim. Kazanmayacağımı biliyordum. Bu benim özeleştirim olsun, ben gidip bizzat gördüm. Tavsiye etmiyorum. Ya yüzde 100 Kürtlüğünüzden arınıp gideceksiniz ya da gırtlağınızdaki K harfinden dolayı kazanamayacaksınız.”

Taybet Ana’nın videosunu neden sildi?

Kasaç, yine Şırnak’ın Silopi ilçesinde sokağa çıkma yasakları döneminde öldürülen ve cenazesi 7 gün boyunca sokakta bekletilen Taybet İnan için bestelediği şarkıyı Youtube kanalından silmesine ilişkin gelen eleştirilere de yanıt verdi.

“Ben Taybet ana için bir şarkı yazmıştım. Bir yıl önce avukat bir arkadaşımın ‘şarkının sözleri seni 10 yıl içeride yatırır’ uyarısına dikkate alarak kaldırdım. Çünkü şarkının sözlerinde Taybet ananın ölümünden direk devleti sorumlu tutuyordum. O nedenle o videoyu kaldırdım” diye konuştu.

Previous post
Mahmud Derviş'in sorusuna cevap arayan bir film: 'Burası Cennet Olmalı'
Next post
"Vahit Bıçak savunmanın sınırlarını aştı, şikayet olursa dosyası gelir"