Ana SayfaÇalışma YaşamıGeçinemeyen fındık üreticisi: Devletin tarım politikası yok, çözüm kooperatifleşmek

Geçinemeyen fındık üreticisi: Devletin tarım politikası yok, çözüm kooperatifleşmek

HABER MERKEZİ – Karadeniz’deki fındık üreticileri, hükümetin açıkladığı taban fiyatların giderlerini dahi karşılamadığını belirtiyor. Üreticinin desteklenmediğini söyleyen fındık yetiştiricisi Hulusi Bilgin, FİSKOBİRLİK’in işlevini yerine getirmediğini kaydedip, ekliyor: “Bunun altından çıkmamızın tek yolu fındık üreticilerinin bağımsız olarak yeniden kooperatifleşmesidir. Eğer fındık üreticisi örgütlenip, birliğini kuramazsa 3 yıl sonra fındık üreticisi de bitecek.”

Karadeniz halkının başlıca geçim kaynaklarından olan fındık yetiştiriciliğinde, üreticiler ciddi sorunlarla karşı karşıya.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz haftalarda fındığın taban fiyatını 22 buçuk lira olarak açıklamasından sonra yetiştiriciler bu fiyatın yetersiz olduğunu, giderleri karşılamaya bile yetmeyeceğini ifade ediyor.

Ayrıca Toprak Mahsulleri Ofisi, fındık kotası koyduğu için üreticiler fındığı çoğunlukla özel işletmelere satmak durumunda kalıyor.

Bu alanda tekelleşen firmalar ise üreticinin ekonomik sıkıntısından yararlanarak fiyat düşürmeye çalışıyor.

Mezopotamya Ajansı’ndan Tolga Güney’e konuşan Espiyeli fındık yetiştiricisi Hulusi Bilgin, devletin çay ve diğer ürünlerde olduğu gibi fındıkta da tarım politikası olmadığını dile getiriyor.

Marketlerden aldığımız ürünlere baktığımız zaman hepsinin ithal olduğunu görebiliriz. Bu da yerli üretimin bittiğini gösteriyor. İktidar halkı yoksullaştırıp, fon yardımları ile beraber kendisine bağlamış durumda. Uygulanan bu kirli tarım politikası ülkenin hem iklimini hem de yapısal üretim biçimini değiştiriyor. Bu değişim ile beraber üretici desteklenmediği gibi elindeki toprakları da tefecilere vermek zorunda kalıyor.

‘Kendi toprağımızda tüccarların marabası olduk’

Bilgin, “Bu bahçenin otlarını ben temizledim, gübresini ben attım ama fındığın taban fiyatı belirlenirken, bana kimse sormadı” diyor ve fındık yetiştiricilerinin kendi kaderine bırakıldığını söylüyor.

Biz köle olarak anılmak istemiyoruz. Şuandaki durumumuz ise kölelik. Kendi toprağımızda tüccarların marabası olduk. Fındığın maliyetini neye göre hesapladılar, bana göre en düşük 27 lira olmalıydı. Dolar almış başını gidiyor. Üreticinin tükettiği ürünlerin maliyeti yükselmiş. Bu insanın 1 ton fındığı olsa 25 liradan satsa bu üretici 25 bin lira ile bahçesine bakabilir mi? 4 kişilik bir aile olduğunu düşünsek kendi hayatını idame ettirebilir mi?

Çözüm, bağımsız bir kooperatif

Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’nin (FİSKOBİRLİK) işlevini yerine getirmediğini belirten Bilgin, çözümün bağımsız bir kooperatif kurulmasında olduğuna işaret ediyor.

Bunun altından çıkmamızın tek yolu fındık üreticilerinin bağımsız olarak yeniden kooperatifleşmesidir. Eğer fındık üreticisi örgütlenip, birliğini kuramazsa 3 yıl sonra fındık üreticisi de bitecek. Ondan sonra bu bahçeler kurumaya başlar, üretici fındığın yüzüne bakmaz, toplamaya gelmez. Pandemiyle birlikte insanlar şehirlerden köylerine kaçtı. Bahçelere geri dönüş yaşandı. Bu aslında bir şans devletin bu şansı değerlendirmesi lazım.

‘Fındık üreticisi geçinemiyor’

Mesleği aslında bankacılık olan fakat uzun zamandır işsiz olduğu için umudunu fındığa bağladığını kaydeden Giresunlu fındık üreticisi Onur İnç de, Tarım Bakanlığı yetkililerinin köylüleri bilgilendirmediğini, sorunlarını dikkate almadığını söylüyor.

İnç, fındık üretiminden 8 milyon kişinin geçinmeye çalıştığını belirterek şunları söylüyor:

Fındık tarladaki üreticiden yanında çalışan işçisine, tüccardan kamyoncusuna, fındık işlemesinden çalışan işçiler, nakliyeciler gibi çok çeşitli sektörlere geçim kaynağı olarak hitap ediyor. Ama fındık üreticisi geçinmiyor. Bu kaynak bir yerde toplanıyor, büyük üreticide, tüccarda toplanıyor pastayı onlar alıyor. Biz sadece kendi toprağımızda işçi oluyoruz. Ücretimizi kendi ürettiğimiz fındık ile alıyoruz. Bu köylere kışın gelsek, 100 haneden 10 hane vardır. Eğer insanlar geçinebilseydi 100 hanede burada olurdu.

‘Seçim ne kadar yakınsa fındık fiyatı o kadar artıyor’

Fındık fiyatlarının seçim zamanına göre belirlendiğini savunan İnç, “Seçim ne kadar yakınsa fındık fiyatı o kadar artıyor, ama seçim geçerse 1-2 lira oynuyor. Açıklanan en düşük enflasyon oranıyla belirleniyor bu fiyat. Ama kurlardaki diğer oynamalar hesaplanmadığı için biz cebimizden harcıyoruz” diyor.

Bulancaklı fındık üreticisi Murat Telli ise devlet eliyle tüccara mahkum bırakıldıklarını belirtiyor:

Bu sene zaten fındık yok, bizi tüccarın kucağına atmasınlar. Üreticiye sahip çıksınlar. Tarım yapamazsak aç kalırız, önce tarım sonra gelişim. Tarıma destek çıkan yok, bizde saman yetişirken Avrupa’dan niye saman alıyoruz. Gübreler giderler çok pahalı, üretici bunun altından çıkamaz.

Telli sözlerini, “Tarım kredilerinde faiz indirimi, erteleme yok, üretici sürekli devlete çalışıyor. Vatandaşa bir şey yok, vatandaş aç” sözleriyle sonlandırıyor.

Previous post
Gazprom, Rojava yönetimi ile görüşmelere başladı
Next post
Fatsa'da Soner Durgun, Merve Yeşiltaş'ı öldürdü